BADAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "badan" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. badan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu badan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde badan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

BADANALANMAK, BADANALATMAK, BADANASIZLIK

11 harfli kelimeler

BADANACILIK, BADANALAMAK, BADANALANMA, BADANALATMA, BADANBAYRAK

10 harfli kelimeler

BADANALAMA

9 harfli kelimeler

BADANASIZ

8 harfli kelimeler

BADANACI, BADANALI

7 harfli kelimeler

BADANAK, BADANAZ

6 harfli kelimeler

BADANA

5 harfli kelimeler

BADAN

Bazı kelimelerin anlamları

BADAN

Kale, sur.

BADANALAMAK

Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.

BADANASIZ

Badana edilmemiş. Badanası bozulmuş.

BADANALI

Badana edilmiş olan. Yüzüne çok pudra ve boya sürmüş olan (kadın).

BADANA

Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.

BADANBAYRAK

Darmadağın, karma karışık.

BADANACILIK

Badanacının yaptığı iş.

BADANAZ

Yaşlanmış, çürümüş bağ kütüğü.

BADANASIZLIK

Badanasız olma durumu.

BADANALAMA

Badanalamak işi.

BADANACI

Geçimini badana yapmakla kazanan kimse.

BADANALANMA

Badanalanmak işi.

BADANALATMAK

Badanalama işini yaptırmak.

BADANAK

Husye, erkeklik bezi. Semizotuna benzer bir çeşit ot.

BADANALANMAK

Badana yapılmak.

BADANALATMA

Badanalatmak işi.

  -   -   -  

Anlamında BADAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BADAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇEKMEK

Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.

BEDAVADAN

Bedava olarak, cabadan, bedava, bedavasına, bedavaya.

KARDEŞ

Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı. Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü. Yaşça küçük olan çocuk. Aralarında değer verilen ortak bir bağ bulunanlardan her biri.

PANTUFLA

Abadan yapılmış terlik.

KİREÇSÜTÜ

Badana için hazırlanmış sulu kireç.

KALÇIN

Üstüne başka bir şey giyilmek için abadan veya meşinden yapılmış olan çizme biçiminde ayak giysisi.

OCAKLIK

Bir aileye, babadan oğula geçmesi için verilen mülk. Baca. Mutfak. Bir yapının temelini veya çatısını oluşturan büyük kereste, temel direği. Ateş yakılan yer, ocak.

ANAKIZ

Babadan çok anneyi seven, anneye düşkün olan çocuk. Evlenmemiş, yaşlanmış kız. Sevimli cana yakın küçük kız çocuğu. Öksüz. Anne ve kız.

KALITIMSAL

Soydan geçme, soydan kalma, kalıtımla ilgili, kalıtsal, irsî. Ana babadan çocuklara genler aracılığıyla geçen (özellik, hastalık vb.).

ANDROGENEZ

Dişi gametin çekirdeğinin döllenmeye katılmaması ile sadece babadan gelen kromozomları taşıyan embriyonun gelişmesi; erkek gametin gelişmesi.

AÇIĞIRAK

Açıkça renkli: Badana açığırak olmuş.

ABACI

Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.

HELALZADE

Nikâhlı bir ana ve babadan doğmuş kimse. Doğruluktan ayrılmayan, helal süt emmiş kimse.

TOMBALA

Torbadan numaralı taşlar çekilerek üzerinde numara yazılı kâğıtlarla oynanan bir talih oyunu. Bu oyunda kartın tamamı doldurulduğunda kazandığını bildiren ve açıkça söylenen söz.

MELEZ

Değişik türden hayvan veya bitkiden üremiş (hayvan veya bitki), kırma, azma, hibrit, metis. Katışık, karışık. Değişik ırkta ana babadan doğmuş olan (kimse).

MAHREM

Yakın akrabadan olduğu için nikâh düşmeyen (kimse). Sırdaş. Başkalarına söylenmeyen, gizli.

LORT

İngiltere'de babadan oğula veya ailenin ilk erkek kişisine geçen veya kral tarafından bağışlanan soyluluk unvanı. Çok zengin kimse. Lortlar Kamarası üyesi. Sükseli, kalantor, gösterişli kimse.

DEDE

Torunu olan erkek, büyükbaba, büyükpeder. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan. Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

İNTİKAL

Bir yerden başka bir yere geçme, geçiş. Miras olarak babadan çocuğuna kalma. Anlama, kavrama. Öteleme. Geçişim.

ABE

Seslenmek ve dikkati çekmek için özellikle Rumeli'de kullanılan bir söz. Teklifsiz konuşmada seslenme ve dikkati çekme ünlemi. Abadan yapılmış ceket. Şaşma ve korku ünlemi. Ağabey, abi, büyük kardeş, kayınbirader.