Kelimeler arşivinde; içinde "aynı" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aynı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu aynı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aynı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YAYNIKTIRMAK
MAYMAYNIMAK
AYNILAŞMAK
YAYNITMAK, YAYNIKMAK, YAYNIHMAH, AYNILAŞMA
AYNISEFA, AYNIDANE, BAYNIMAK, AYNITMAK, AYNIŞSIZ, AYNISINI
AYNILIK, AYNIŞLI, AYNIMAK, AYNIMAH, AYNIFER, AYNIYLA
AYNISI, YAYNIK
AYNIN, HAYNI, AYNIK
AYNI
AYNI
Benzer. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan. Başkası değil, yine o.
AYNIŞLI
Akıllı, algılı.
AYNISINI
Başkasını, diğerini, sairini.
YAYNITMAK
Ürkütmek.
AYNILAŞMAK
Aynı, benzer duruma gelmek.
AYNITMAK
Geliştirmek, büyütmek.
AYNIDANE
Renkli baş örtüsü.
AYNILIK
Aynı olma durumu, özdeşlik, ayniyet.
MAYMAYNIMAK
Alıklaşmak.
YAYNIHMAH
Yerinden atılmak.
AYNILAŞMA
Aynılaşmak durumu.
BAYNIMAK
Büyümek, gelişmek, serpilmek, şişmanlamak. Saadete ermek, arzularına kavuşmak.
AYNISEFA
Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi (Calendula arvensis).
AYNIŞSIZ
Algısız, akılsız.
YAYNIKTIRMAK
Tedirgin etmek, yıldırmak, soğutmak, yerinden uzaklaştırmak. Birinin dikkatini dağıtmak, ilgisini başka yere çekmek. Genişletmek, ferahlatmak: Canım pek sıkıldı, varayım göynümü yaynıktırayım.
YAYNIKMAK
Dikkat dağılmak. Genişlemek, ferahlamak. Yerinden, yuvasından uzaklaşmak, soğumak, tedirgin olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYNI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARASTA
Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm.
ALIŞKANLIK
Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.
ANINDA
Çabucak. Aynı anda, o anda yapılan, simultane.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ALİTERASYON
Şiir ve nesirde uyum sağlamak için söz başlarında ve ortalarında aynı ünsüzün veya aynı hecelerin tekrarlanması.
AYNEN
Olduğu gibi, hiçbir değişiklik olmadan, aynıyla.
ASONANS
Aynı aksanı veren ünlüyü ondan sonra veya önce gelen ünsüzü dikkate almadan her dizenin sonunda tekrarlama biçiminde yapılmış olan uyak.
AMİRAL
Rütbesi general ile aynı olan deniz subayı.
ADAŞLIK
Adaş olma, aynı adı taşıma durumu.
AYKIRI
Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.
ASETİK
Sirkeyle ilgili, sirkeyle aynı özellikleri taşıyan.
ADAŞ
Adları aynı olanlardan her biri.
AYIRTI
Aynı cinsten olan şeyler arasındaki ince fark, çalar, nüans.
AKRABA
Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.
ARPACIK
Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban, it dirseği. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı.
ALTIK
Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: "Kimi insanlar fânidir" önermesi "Bütün insanlar fânidir" önermesinin altığı olur.
ARMONİ
İki veya daha çok sesin aynı anda kulağa hoş gelecek bir biçimdeki uyumu, harmoni.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AY
Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz. Dünya'nın uydusu olan gök cismi, kamer, mah, meh. Yılın on iki bölümünden her biri. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.