Kelimeler arşivinde; içinde "avran" olan, toplam 44 tane kelime bulunuyor. İçerisinde avran bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu avran ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında avran olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DAVRANILABİLMEK
DAVRANILABİLME
KARŞIDAVRANIŞ, DAVRANIŞÇILIK, DAVRANIMCILIK, DAVRANABİLMEK
DAVRANDIRMAK, GAVRANDIRMAK, DAVRANABİLME, AÇIKDAVRANIŞ
DAVRANILMAK, DAVRANDIRMA, KAVRANILMAZ, KAVRANILMAK
İÇDAVRANIŞ, SAVRANDERE, SAVRANBAŞI, DAVRANUHLU, KÖZKAVRANI, DAVRANILMA, KAVRANILMA, DAVRANIMCI
GAVRANMAK, GARSAVRAN, DAVRANMAH, KAVRANGOZ, DAVRANMAK, KAVRANMAK
DAVRANIM, PADAVRAN, AKSAVRAN, SAVRANLI, DAVRANIŞ, DAVRANTI, DAVRANMA, KAVRANMA
DAVRANI
GAVRAN, KAVRAN, HAVRAN, SAVRAN, DAVRAN, AVRANA
AVRAN
AVRAN
Obur.
DAVRANABİLMEK
Davranma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAVRANILMAK
Kavranmak.
DAVRANDIRMAK
Birinin davranmasını sağlamak.
DAVRANIMCILIK
Ruhbilimin görevini, bilinçlilik durumunu araştırmak yerine, davranımları incelemek biçiminde düşünen, öğrenmenin ve alışkanlıkların yalnızca koşullu uyarımlar olduğunu ileri süren ve yalnız nesnel, deneysel ya da gözleme dayalı yöntemlere değer veren kuramsal görüş.
GAVRANDIRMAK
Kıvrandırmak.
DAVRANILABİLME
Davranılabilmek işi.
DAVRANILMAK
Davranma işi yapılmak.
DAVRANABİLME
Davranabilmek işi.
AÇIKDAVRANIŞ
Bir gözlem durumunda gözlenen kişinin söz, yazı ya da eylemlerle açıkça göz önüne serdiği davranış.
KARŞIDAVRANIŞ
Bir uyarana karşı verilen etkin yanıt ya da gösterilen tepki.
DAVRANILABİLMEK
Davranılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DAVRANIŞÇILIK
Psikolojinin inceleme konusunun davranış olduğuna inanan, bilincin psikolojinin araştırma alanına girdiğini inkâr eden görüş. İnsan davranışlarını dışsal uyarılar çerçevesinde inceleyen ve sistematik olarak ilk kez 1913 yılında Watson tarafından ortaya atılan psikoloji yaklaşımı. Ruhbilimin inceleme konusunun davranış olduğuna inanan, bilincin ruhbilimin araştırma alanına girdiğini yadsıyan görüş. Ruhsal olayları ergenlerin tepkimelerine indirgeyen, bilincin temel öğesinin uyarı ve tepkime arasındaki ilişki olduğunu, bilinç ile davranışın özdeşliğini savlıyan düşünce akımı. Toplumsal olayları bireylerin dışlaşan davranışlarına bakarak açıklamak isteyen toplumbilim okulu.
DAVRANDIRMA
Davrandırmak işi.
KAVRANILMAZ
Zihinde oluşturulamayan veya oluşturulabildiği hâlde gerçekten böyle bir şeyin var olması akla sığmayan.
İÇDAVRANIŞ
Canlı varlıkların salgı bezleri, solunum ve kan dolaşımı örgenlerinin işleyişinden başka, konuşma alışkanlıkları, tasarım ve düşünmeyi de kapsayan davranışlar.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVRAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKILLANMAK
Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.
AHLAK
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.
AHLAKSIZ
Ahlak kurallarına uymayan. Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
AHVAL
Durumlar, hâller, vaziyetler. Olaylar. Davranışlar.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
AHLAKSIZLIK
Ahlaksız olma durumu. Ahlak kurallarına uymama, ahlaksızca davranış.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AHLAKLI
Ahlak kurallarına bağlı, bunlara uygun davranan (kimse).
AKILLI
Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.
ACEMİLİK
Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AHLAKLILIK
Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.
ABLALIK
Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
AĞIRCANLILIK
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.
AÇIKGÖZLÜLÜK
Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).