Sonu AVRAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "avran" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu avran ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında avran olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde avran olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

GARSAVRAN

8 harfli kelimeler

AKSAVRAN, PADAVRAN

6 harfli kelimeler

HAVRAN, DAVRAN, GAVRAN, KAVRAN, SAVRAN

5 harfli kelimeler

AVRAN

Bazı kelimelerin anlamları

AVRAN

Obur.

PADAVRAN

Sokak kapısı.

KAVRAN

Boş arı peteği. Boş arı kovanı. Ağaçtan oyulmuş kapaklı kavanoz. İçi boş ağaç fıçı. Kervan, yolcu topluluğu. Bir kaç yıl önce kesilerek içi çürümüş, boşalmış ağaç. Arı kovanı. İçi boş, içi çürüyüp boşalmış (ağaç), bk. kavrah. Silindir biçiminde içi boş ağaç kap. (Kuzköy Akkuş Ordu).

AKSAVRAN

Bir çeşit tohumluk buğday.

GAVRAN

Un konulan tahta kutu. içi çürümüş olan ağaçlardan yapılmış fıçı. Arı kovanı. Leş kargası. Ağaçtan oyulmuş uzun kap.

GARSAVRAN

İnsana yük olan, tembel (kimse için).

HAVRAN

Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.

DAVRAN

". "Hazır ol, hazırlan" anlamında kullanılan bir isim. "İşe giriş, el at, başla" anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık.".

SAVRAN

Deveci. Altın benzeyen şey. Merdiven. Deveci, devecibaşı. Altın benzeri. Yük taşıtan. Beceriksiz, dağınık, savruk. Adıyaman ili, Gölbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Denizli ili, Çivril ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Muğla şehrinde, Milâs ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında AVRAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AVRAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

AHLAKLI

Ahlak kurallarına bağlı, bunlara uygun davranan (kimse).

AHLAKSIZ

Ahlak kurallarına uymayan. Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz.

AKILLANMAK

Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AHVAL

Durumlar, hâller, vaziyetler. Olaylar. Davranışlar.

AHLAK

Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.

AÇIKGÖZLÜLÜK

Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.

ABLALIK

Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.

AĞIRCANLILIK

Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

AKILLI

Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.

AĞIRSAMAK

Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

ACEMİLİK

Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.

AHLAKLILIK

Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

AĞIRBAŞLI

Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.

AHLAKSIZLIK

Ahlaksız olma durumu. Ahlak kurallarına uymama, ahlaksızca davranış.