Kelimeler arşivinde; içinde "aracı" olan, toplam 50 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aracı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu aracı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aracı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HUMBARACIBAŞI
ARACILIĞIYLA, ORTAKDARACIK, FARFARACILIK, YAYGARACILIK
SİGARACILIK, DUBARACILIK, KAVARACILIK, NUMARACILIK
DAPDARACIK, DASDARACIK, MARMARACIK, GASAVARACI
YAYGARACI, VARVARACI, ANAPARACI, ÇALPARACI, ÇIVGARACI, LAVGARACI, MAĞARACIK, SALGARACI, PARACILIK, FARFARACI, HUMBARACI, KARACILIK, KUMBARACI
GAVARACI, MAKARACI, SİGARACI, MATARACI, DUBARACI, KANARACI, KAMARACI, KABARACI, AFFARACI, KAVARACI, DIBARACI, ARACILIK, NUMARACI, CIBARACI, ŞİKARACI
AVARACI, DARACIK, AFARACI, KARACIK
KARACI, GARACI, PARACI, ARACIK
ARACI
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
HUMBARACIBAŞI
Humbara kullanan askerlerin başı, yöneticisi.
YAYGARACILIK
Yaygaracı olma durumu, şirretlik.
KAVARACILIK
Gürültücülük.
ARACILIĞIYLA
-le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla, vasıtasıyla, eliyle, yoluyla, marifetiyle, tarafından.
DAPDARACIK
Çok dar.
MARMARACIK
Bursa şehrinde, Yenişehir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Manisa ilinde, Demirci ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Tekirdağ kenti, Çorlu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GASAVARACI
Yalancı, herhangi bir olayı abartarak anlatan.
VARVARACI
Abartıcı, gürültücü.
DUBARACILIK
Dubaracının yaptığı iş, hilekârlık.
FARFARACILIK
Farfaracı olma durumu.
SİGARACILIK
Sigaracı olma durumu.
ORTAKDARACIK
Sivas kenti, Karacaören nahiyesine bağlı bir bölge.
DASDARACIK
Çok dar.
NUMARACILIK
Numaracının işi.
YAYGARACI
Gerekli gereksiz çok bağırıp çağıran.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARACI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞVURMAK
Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek. İsteği, dileği belirtmek için herhangi bir işlem başlatmak. Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak. Bir işe girmek, bir sınava katılmak vb. konularda müracaatta bulunmak.
BARUT
Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde.
BİLVASITA
Birinin aracılığıyla, doğrudan doğruya olmayarak, dolaylı olarak.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
BİLAVASITA
Araçsız. Birinin aracılığı olmadan, doğrudan doğruya, aracısız.
ARACILIK
Aracının yaptığı iş, tavassut. Aracı olma durumu, vasıta, vasıtalık.
BİDE
Bedenin belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan tuvalet aracı.
BEŞLİ
Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya taş. Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası. Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume, muhammes. Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri, kentet, kuintet. Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume.
AVADANLIK
Bir işi yapmak, bir aracı onarmak için kullanılan alet takımı.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
BEL
İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.
BARFİKS
Çeşitli beden hareketleri yapmaya elverişli 1-1,5 metre yüksekliğinde, kendi ağırlığınızı yukarı çekmenizi sağlayan, iki ayak üzerine tutturulmuş çubuklu jimnastik aracı.
BARPARALEL
Düşey direkler üzerine paralel olarak tutturulmuş iki tahta çubuktan oluşmuş jimnastik aracı.
BİSİKLET
Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı, çiftteker, derrace, velespit. Bu araçla yapılmış olan bir spor türü.
BİZZAT
Aracısız, kendisi olarak.
BAĞLAMAK
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.
AVİZE
Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.
BİTKİ
Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
BAĞIRTMAK
Bağırmasına yol açmak. Bir haberi, bir isteği, birinin aracılığıyla duyurmak.
BİLİŞİM
İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.