Kelimeler arşivinde; içinde "alata" olan, toplam 34 tane kelime bulunuyor. İçerisinde alata bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu alata ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında alata olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BOMBALATABİLMEK
İMZALATABİLMEK, BOMBALATABİLME, BOCALATABİLMEK, YAKALATABİLMEK
İMZALATABİLME, BOCALATABİLME, MUGALATACILIK, YAKALATABİLME
YALATABİLMEK
YALATABİLME
MUGALATACI
ALATATAVU, SALATALIK
ALATAVLI, ALATAVUK, ALATARLA, ALATARAS, ALATAKAÇ, ABDALATA, ÇUKALATA, GAVALATA, MUGALATA
ZALATA, MALATA, ALATAV, HALATA, GALATA, ALATAY, ALATAŞ, ALATAN, SALATA, BALATA
ALATA
ALATA
Karışık, toplama. Karışık maddelerle yapılan bir çeşit ekmek. Uçurum: Alatadan aşağı yuvarlandı. Yüksek: Arabaya alata yük vurmuş. Sürüye katılmayan zayıf, hasta hayvan. Nekahat devresindeki iştahlılık.
YALATABİLME
Yalatabilmek işi.
İMZALATABİLMEK
İmzalatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOCALATABİLME
Bocalatabilmek işi.
MUGALATACI
Mugalata yapan kimse.
MUGALATACILIK
Mugalatacı olma durumu.
SALATALIK
Hıyar. Salata yapmak için kullanılan.
ALATAVLI
Yarı yaş, yarı kuru toprak, az tavlı yer. İyice pişmemiş yemek.
İMZALATABİLME
İmzalatabilmek işi.
YALATABİLMEK
Yalatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOMBALATABİLME
Bombalatabilmek işi.
ALATATAVU
İyice pişmemiş yemek.
BOMBALATABİLMEK
Bombalatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOCALATABİLMEK
Bocalatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAKALATABİLME
Yakalatabilmek işi.
YAKALATABİLMEK
Yakalatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALATA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇINIK
Kapantı veya fazla daraltı yapmaksızın dudakların ve ağız içinde dilin aldığı çeşitli durumlarda açık ağızla soluğun dışarıya verilmesinden meydana gelen seslere denir. Açınıklar sürelerine göre UZUN (Longue) ve KISA (Brève), dil ile damak arasındaki yolun genişliğine göre GENİŞ (Large: a, e, o, ö) ve DAR (Etroite: ı, i, u, ü), dudakların düz veya yuvarlak bir şekil aldıklarına göre DÜZ (Non - arrondi: a, e, ı, i,) ve YUVARLAK (Arrondie: o, ö, u, ü), ağzın arkasından veya biraz daha önden çıktıklarına göre de KALIN, ART veya ARTDAMAKSIL (Postérieure ou Vélaire: a, ı, o, u) ve İNCE, ÖN veya DAMAKSIL (Antérieure ou Palatale: e, i, ö, ü) diye ayrılır. Bundan başka acıraklar bazı dillerde YÜKSEK (Haute), ORTA (Moyenne), ALÇAK (Basse), AÇIK (Ouverte), KAPALI (Fermée), GERGİN (Tendue), SALKIN (Re-laehée), DÜZGÜLÜ (Normale), DÜZGÜSÜZ (Anormale), KESKİN (Aigue), AĞIR (Grave), DURU (Claire), PARLAK (Eclatante), KOYU (Sombre) ve DONUK (Terne) diye ele alınır.
TERE
Turpgillerden, yaprakları salata olarak yenen baharlı bir bitki (Lepidium sativum).
HIYAR
Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki (Cucumis sativus). Bu bitkinin iri, yeşil ürünü, salatalık. Kaba saba, görgüsüz, budala. Bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük.
RADİKA
Yaprakları salata olarak yenen baharlı, çok yıllık bir bitki (Taraxacum officinale).
ROKA
Turpgillerden, yaprakları salata gibi yenen, 20-40 santimetre yüksekliğinde, sebze olarak bahçelerde yetiştirilen, kokulu, bir iki yıllık bir bitki (Eruca sativa).
PİYAZ
Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine ince doğranmış, tuzla ovulmuş soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı, sirke dökülerek yapılmış olan salata. Kebap, ızgara köfte, balık vb.nin yanına konulan, ince doğranmış ve tuzla öldürülmüş maydanozlu soğan. Bir çıkar sağlamak düşüncesiyle söylenen övücü söz.
SÖĞÜŞ
Soğuk olarak yenen haşlanmış et. Üzerine yağ ve limon konulmadan ve birbirine karıştırılmadan yenen dilimlenmiş domates, salatalık vb.
BATIRIK
Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.
HİNDİBA
Birleşikgillerden, yaprakları haşlanarak salata gibi yenebilen, birkaç yıllık otsu bir bitki, güneğik, karakavuk (Cichorium endivia).
ACIGİCİ
Su teresi. Acılı, ekşili: Acıgici, bu salatayı yerim. Abur cubur. Vesvese, üzüntüyü mucip sebepler: Başım, bugünler rahat, acıgici yok.
YANLIK
Kahvaltıda ve diğer öğünlerde ana yiyeceğin yanında verilen çerez türü veya domates, salatalık vb. yiyecekler.
KUZUKULAĞI
Karabuğdaygillerden, nemli yerlerde yetişen, yaprakları salata olarak kullanılan, çiçekleri iki evcikli ve kırmızımtırak bir bitki, ekşikulak (Rumex acetosa).
YANILTMACA
Yanıltmak için, yanıltacak yolda söz söyleme, mugalata. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, mugalata. Çabuk çabuk söylenmesi sırasında karışıklığa, dil dolaşmasına ve anlam değişmesine uğrayan söz grubu, yanıltmaç. Yanıltmaya dayanan davranış, yanıltıcı iş.
AVKMA
Çökelek, taze soğan ve zeytinyağı ile yapılan bir çeşit salata. Keçeyi avuçla sıkarak olgunlaştırma. (Yalvaç Isparta).
SERBESTLİK
Serbest olma durumu. İthalatı serbest bırakma, ithalata konulmuş miktar sınırlamalarını kaldırma, liberalizm, liberasyon.
KORNİŞON
Kabuğunun üzeri pürtüklü bir tür turşuluk salatalık.
ÇENTMEK
Bir şeyin kenarında kertik açmak. Soğan, salatalık vb.ni küçük ve ince parçalar biçiminde doğramak.
YEŞİLLİK
Yeşil olma durumu. Yeşil bitkileri çok olan yer. Marul, maydanoz, tere, roka vb. çiğ yenen, salata malzemesi olan sebzelerin genel adı. Yeşil ot.
ACIGÜNEYİK
Tereye benzeyen, salataya konulan bir çeşit yaban otu.
SİRKE
Bit, tahtakurusu vb. asalak böceklerin yumurtası. Salatalara, yemeklere ekşilik vermek için kullanılan ekşimiş üzüm, elma, limon vb. suyu. Birtakım kimyasal yöntemlerle hazırlanmış birleşiklerin ortak adı.