Kelimeler arşivinde; içinde "alaca" olan, toplam 71 tane kelime bulunuyor. İçerisinde alaca bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu alaca ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında alaca olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ALACAKLARIDIRMA, ALACAKLANDIRICI, ALACAKLANDIRMAK
ALACALANDIRMAK, ALACAKLANDIRMA
ALACABALIKÇIL, ALACAMEHRİBAN, ALACAKARANLIK, ALACALANDIRMA
ÇIVITALACASI, ALACAMENEKŞE, BUDALACASINA
ALACAMESCİT, ALACALANMAK, ALACAKLILIK, ALACASANSAR
ALACAHÜYÜK, ALACABAYIR, ALACAKARGA, OBAALACAMİ, HAMURALACA, ALACALANMA, ALACALAMAK
ALACAOĞLU, ALACAOLUK, ALACATANE, ALACATENE, ODALACAĞI, BAŞALACAK, ALACAHACI, ALACALAMA, ALACAATLI, ALACAKAYA, SARIALACA
ALACADAĞ, ALACAYAR, ALACAKLI, ALACATEK, ALACATAV, ALACAŞAR, ALACALIK, BUDALACA, ALACANNI, ALACANLI, SUALACAK, SOFALACA, ÖTALACAK, ALACALIH, ALACALAR, ÖDALACAK, ALACABÜK, ALACAHAN, ODALACAK
DALACAN, YALACAN, BALACAN, ALACAMİ, ALACAMA, ALACACI, ALACAAT, ALACAAŞ, UKALACA, SALACAK, ÇALACAK, ALACALI
BALACA, ALACAN, ALACAK, SALACA, YALACA
ALACA
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.
ALACAKLILIK
Alacaklı olma durumu.
ALACAKLANDIRICI
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş.
ALACALANDIRMA
Alacalandırmak işi.
ALACALANDIRMAK
Alaca duruma getirmek.
ÇIVITALACASI
Bitkilerde görülen bir çeşit hastalık.
ALACALANMAK
Alaca bir duruma gelmek. Herhangi bir heyecan dolayısıyla benzi kızarıp bozarmak, renkten renge girmek. Eriyen karlar arasından yer yer toprak görünmek.
ALACAMESCİT
Düzce kenti, Çilimli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ALACAMEHRİBAN
Karışık renkli ağaçkakan.
ALACAKLANDIRMAK
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.
BUDALACASINA
Budalaca.
ALACAMENEKŞE
Hercai menekşe.
ALACAKARANLIK
Güneş doğmadan önce beliren ya da battıktan sonra süregelen, süresi eşlek ve eksenucu çemberleri arasında giderek artan yarı aydınlık durum. bk. günağarması.
ALACAKLANDIRMA
Alacaklandırmak işi.
ALACAKLARIDIRMA
Bir parayı, sayışımın alacaklı bölümüne yazma.
ALACABALIKÇIL
Balıkçılgiller familyasından, uzunluğu 50 santimetre, kül rengi, sazlıklarda yaşayan bir tür kuş (Ardeola ralloides).
Bu bölümde tanımı içerisinde ALACA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALACALAMA
Alacalamak işi.
ALACALANMA
Alacalanmak işi.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
ALACALI
Alaca.
AVAL
Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
BAKİYE
Artık, artan, kalan, geri kalan şey. Kalıntı. Alacak ve borçlar arasındaki fark.
BORÇLU
Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı. Borcu kalmış olarak. Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan. Manevi bir yükümlülük altında bulunan.
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
BUDALACA
Budalaya yakışan. (budala'ca) Budalaya yakışır bir biçimde, budalacasına.
BENGİ
Sonu olmayan, hep kalacak olan, ölümsüz, ebedî. Ege ve Güney Marmara bölgesinin halk oyunlarından biri.
ALACALIK
Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.
ALACAKLI
Birinden alacağı olan (kimse), borçlu ve verecekli karşıtı.
BARDAK
Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılmış olan kap. Boduç, çamçak. Toprak testi. Bu kabın alacağı miktarda olan.
ALAKARGA
Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.
AŞURE
Buğday, nohut vb. tanelerle kuru yemişlerin bir arada şekerle kaynatılmasıyla yapılmış olan bir tatlı türü, alaca aş.
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
BEKLENTİ
Gerçekleşmesi beklenen şey. Bireyin belli şart ve durumların alacağı biçimler veya kendisinden beklenenler konusundaki öngörüsü.