İçinde AKMAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "akmak" olan, toplam 64 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu akmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ÇERERÜBAKMAK, YUKARIÇAKMAK, ÇAKMAKLAŞMAK

11 harfli kelimeler

GÖKÇEÇAKMAK, ÇAKMAKÇILAR, ÇAKIRÇAKMAK, KAKMAKLAMAK, AŞAĞIÇAKMAK, ÇAKMAKLAMAK, FEVZİÇAKMAK, ÇAKMAKLAŞMA, ÇAKMAKÇILIK

10 harfli kelimeler

ÇAKMAKTEPE, ÇAKMAKTAŞI, ORTAÇAKMAK, ÇAKMAKLAMA, ÇAKMAKKAYA, ÇAKMAKDÜZÜ

9 harfli kelimeler

ÇAKMAKÖZÜ, ÇAKMAKLAR, İDEKAKMAK, ÇAKMAKKÖY, GOVSAKMAK, BAŞÇAKMAK, YALTAKMAK, TAŞRAKMAK, ÇAKMAKSIZ, ÇAKMAKLIK, TAKMAKBAŞ

8 harfli kelimeler

ÇAKMAKÇI, KARAKMAK, HAVAKMAK, HIDAKMAK, HOVAKMAK, KADAKMAK, SOYAKMAK, PİRAKMAK, KOLAKMAK, KINAKMAK, KIDAKMAK, GIDAKMAK, BIRAKMAK, ÇAKMAKLI, BERAKMAK, BURAKMAK, ÇIRAKMAK, GADAKMAK, GARAKMAK

7 harfli kelimeler

IMAKMAK, UYAKMAK, GMAKMAK, ARAKMAK, ALAKMAK

6 harfli kelimeler

BAKMAK, DAKMAK, ÇAKMAK, ŞAKMAK, KAKMAK, TAKMAK, YAKMAK, HAKMAK, GAKMAK, CAKMAK

5 harfli kelimeler

AKMAK

Bazı kelimelerin anlamları

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

ORTAÇAKMAK

Sivas şehri, Yıldızeli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

ÇAKMAKÇILAR

Rize ili, Derepazarı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÇAKMAKTEPE

Gaziantep şehrinde, Nizip ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÇERERÜBAKMAK

Gözlerini fazla açıp bakmak.

GÖKÇEÇAKMAK

Samsun ili, Çarşamba ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÇAKMAKLAŞMA

Çakmaklaşmak durumu.

ÇAKMAKLAŞMAK

Göz çakmak çakmak olmak, kızarmak ve iyice açılmak.

AŞAĞIÇAKMAK

Elâzığ kenti, Keban belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum ili, Köprüköy belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ili, Yıldızeli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÇAKMAKTAŞI

Kadıköy taşı ve gizli kristal kuarstah bileşik, gizli bir kayaç.

ÇAKMAKLAMAK

Düvenin altına sert taş veya keskin demir parçaları çakmak.

ÇAKMAKÇILIK

Çakmakçının yaptığı iş.

YUKARIÇAKMAK

Elâzığ şehri, Poyraz nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum şehrinde, Pasinler belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ilinde, Yıldızeli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KAKMAKLAMAK

İtelemek, sarsmak, sokuşturmak.

ÇAKIRÇAKMAK

Açık ve yıldızlı gökyüzü.

FEVZİÇAKMAK

Giresun ili, Alucra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında AKMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKMA

Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.

AĞLAMAK

Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.

BENZİNLEMEK

Benzin dökerek yakmak. Bir nesneyi benzine bulamak.

ALAZLAMAK

Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.

BAKMA

Bakmak işi.

AGOP

"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.

BAKIŞMAK

İki veya daha çok kimse birbirine bakmak. Kaçamak ve gizli olarak birbirine bakmak.

BALKIMAK

Parlamak, parıldamak. Şimşek çakmak. Organ, kesik kesik ağrımak, sancımak. Su halkalanmak, dalgalanmak.

AFALLAŞTIRMAK

Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.

BAĞDALAMAK

Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.

ADLANDIRMAK

Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.

BELİNLEMEK

Birden uyanarak çevresine korku ile şaşkın şaşkın bakmak, irkilmek.

ALIKOYMAK

Bir süre için bir yerde tutmak. Ayırıp saklamak. Mâni olmak, engel olmak. Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak. Yoksun bırakmak.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

BAYMAK

Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.

APAÇIKLIK

Apaçık olma durumu. Bir şeyin, hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın açık bir biçimde görünmesi.

ATEŞLEMEK

Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

ARTIKLAMAK

Yemekte artık bırakmak.