Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akmak" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında akmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUKARIÇAKMAK, ÇERERÜBAKMAK
GÖKÇEÇAKMAK, FEVZİÇAKMAK, ÇAKIRÇAKMAK, AŞAĞIÇAKMAK
ORTAÇAKMAK
GOVSAKMAK, İDEKAKMAK, BAŞÇAKMAK, TAŞRAKMAK, YALTAKMAK
KINAKMAK, KIDAKMAK, KARAKMAK, KADAKMAK, KOLAKMAK, PİRAKMAK, SOYAKMAK, HOVAKMAK, HIDAKMAK, HAVAKMAK, GIDAKMAK, GARAKMAK, BIRAKMAK, GADAKMAK, ÇIRAKMAK, BURAKMAK, BERAKMAK
GMAKMAK, UYAKMAK, IMAKMAK, ARAKMAK, ALAKMAK
BAKMAK, ÇAKMAK, ŞAKMAK, KAKMAK, TAKMAK, YAKMAK, CAKMAK, DAKMAK, GAKMAK, HAKMAK
AKMAK
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
BAŞÇAKMAK
Erzurum şehrinde, Ilıca ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARIÇAKMAK
Elâzığ şehri, Poyraz nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum şehrinde, Pasinler belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ilinde, Yıldızeli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
TAŞRAKMAK
Ayağını taşa çarpıp incitmek, topallayarak yürümek.
KIDAKMAK
Alışmak, dadanmak.
İDEKAKMAK
İtmek, hırpalamak.
KINAKMAK
Esirgemek, vermemek: Bir parça ekmeği benden kınaktı.
ORTAÇAKMAK
Sivas şehri, Yıldızeli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
KARAKMAK
Göz kararmak, net görememek. Susamak. Safra kabarmak, mide bulanmak. Ses kısılmak. Nefret etmek. Av keklikleri çok öfke ve kızgınlıktan ötemez hale gelmek. Göz iyi görememek, kararmak.
AŞAĞIÇAKMAK
Elâzığ kenti, Keban belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum ili, Köprüköy belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ili, Yıldızeli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
FEVZİÇAKMAK
Giresun ili, Alucra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ÇERERÜBAKMAK
Gözlerini fazla açıp bakmak.
GÖKÇEÇAKMAK
Samsun ili, Çarşamba ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GOVSAKMAK
Birisine şikâyette bulunmak.
YALTAKMAK
Dalkavukluk etmek.
ÇAKIRÇAKMAK
Açık ve yıldızlı gökyüzü.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
BAKMA
Bakmak işi.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
ALAZLAMAK
Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.
AFALLAŞTIRMAK
Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.
ARTIKLAMAK
Yemekte artık bırakmak.
APAÇIKLIK
Apaçık olma durumu. Bir şeyin, hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın açık bir biçimde görünmesi.
ADLANDIRMAK
Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.
BAKIŞMAK
İki veya daha çok kimse birbirine bakmak. Kaçamak ve gizli olarak birbirine bakmak.
ATEŞLEMEK
Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.
BAYMAK
Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.
BALKIMAK
Parlamak, parıldamak. Şimşek çakmak. Organ, kesik kesik ağrımak, sancımak. Su halkalanmak, dalgalanmak.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
AKMA
Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.
BENZİNLEMEK
Benzin dökerek yakmak. Bir nesneyi benzine bulamak.
ALIKOYMAK
Bir süre için bir yerde tutmak. Ayırıp saklamak. Mâni olmak, engel olmak. Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak. Yoksun bırakmak.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
ACIKTIRMAK
Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.
BELİNLEMEK
Birden uyanarak çevresine korku ile şaşkın şaşkın bakmak, irkilmek.
BAĞDALAMAK
Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.