İZGE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "izge" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. izge ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu izge ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde izge olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

İZGEGÖZLER

9 harfli kelimeler

İZGEBİLİM, İZGEÇİZER, İZGEÖLÇER, İZGEÖLÇÜM

4 harfli kelimeler

İZGE

Bazı kelimelerin anlamları

İZGE

Çeşitlilik. Işığın dalga boylarına göre ayrılmış biçimi; her dalga boyundaki ışık yeğinliğini gösteren çizge. Matematik bir işlerin özgün değerlerinin tümü. Beyaz aşığı oluşturan renklerin, sıklık ya da dalga boyu sırasınca dizildiği görüngü. Bir akımmıknatıssal ışınım, kendisini oluşturan dalga boylarına ya da sıklıklara ayrıştırıldığında elde edilen çizge. anlamdaş alkım. (Zaman dizileri). İzgesel dağılım ve yoğunluk işlevlerinin çizgesel gösterimi. E doğrusal uzayından kendisine tanımlı T doğrusal dönüşümü için, T nin çözen kümesinde olmayan bütün sayıların oluşturduğu küme. K oyutu üzerindeki E birimli cebirinin bir öğesi için tersinir değildir kümesi. Elek-tromıknatıslı ışınımların, kendilerini oluşturan dalga uzunluklarına ya da yinelenimlere ayrıldıklarında sağlanan sonuç. (Görünür ışık bölümünde bunun iyi bir örneği, beyaz ışığın bir optik biçmeden geçtiğinde ortaya çıkan renkler kuşağıdır). İnsan kulağının algılayabileceği ve değerlendirebileceği ses dalgaları yineleniminin kuşağı; ses izgesi. Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol.

İZGEÖLÇÜM

Işınım erkesinin, ışığın dalga boyunun ya da sıklığının işlevi olarak bağıl ölçümü.

İZGEÇİZER

Özdeklerin izgelerini, dalga boyuna göre ışık yeğinliklerinin değişimini çizen aygıt. İzgeyi oluşturan ışınımların erkelerini dalga boylarına ya da sıklıklarına göre çizen aygıt.

İZGEÖLÇER

Dalgalarına ayrılmış ışıklara bakmaya, özdeklerin saldığı kendilerine özgü dalga boylarındaki ışıkları yeğinlikleriyle birlikte ölçmeye yarayan aygıt. Bir ışınımın dalga boylarını ölçen aygıt.

İZGEGÖZLER

İzgelerin çözümlenmesinde kullanılan, bir koşutaç, bir biçik ya da bir ışık ağı ve bir uzgözlerden oluşan düzenek.

İZGEBİLİM

Öğecik ya da özdeciklerin soğurduğu, saldığı ışıkları,dalga boylarına göre ayırıp her birinin yeğinliğini ölçme (çözümleme) yöntemlerini ve kuramlarını içeren bilim dalı.

  -   -   -  

Anlamında İZGE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İZGE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KARTOTEK

Kartlar üstüne işlenmiş bilgilerin düzenli bir dizgeye göre derlenmesi. Bu biçimde derlenmiş kartların saklandığı kutu, dolap vb., kartoteks.

SİSTEMSİZ

Düzensiz. Belirli kural ve ilkelere uymayan, dizgesiz.

DİZGESİZ

Dizgesi olmayan, dizgeye bağlı olmayan, sistemsiz.

SEÇMECİLİK

Kurulmuş olan dizgelerden değişik düşünceleri seçip alma ve kendi öğretisinde birleştirme yöntemi ve bu yöntemle çalışan filozofların öğretisi, eklektizm, eklektiklik.

MESLEK

Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş. Dizge. Uğraş. Öğreti. Çığır, okul, ekol.

BAĞLAŞIM

Eşleme. Bir dizgenin veya alt dizgenin başka bir dizge üzerindeki etkisi. Aralarında ortak çıkar bulunan devletler ilişkisi.

MANZUME

Şiir. Dizge.

KALKOJEN

Periyodik dizgede, altıncı gruptaki oksijen, kükürt, selenyum, tellür, polonyum elementlerinin genel adı.

SAPINÇ

Özel bir görevin normal sonucuna ulaşmasına engel olan sapıklık, aberasyon. Bir mercek, ayna veya optik dizgenin odaklama özelliklerindeki yanlış, aberasyon. Işık hızının sonlu olmasından dolayı bir gök cisminin görünen konumu ile gerçek konumu arasındaki fark, aberasyon.

ÇEŞİTLİLİK

Çeşidi çok olma durumu, izge, yelpaze, tenevvü, spektrum.

SİSTEM

Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

BİLİM

Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

BİLDİRİŞMEK

Bir duyguyu, bir düşünceyi işaretle veya sesler dizgesiyle bildirerek anlaşmak.

DÖNÜŞTÜRÜCÜ

Aynı frekansta fakat yoğunluğu, gerilimi genel olarak farklı olan bir veya birçok değişik akım dizgesini, değişik bir akım dizgesine dönüştüren elektromanyetik indükleçli duruk araç, trafo, transformatör.

DİZGESEL

Dizge ile ilgili, sistemli, sistematik.

TERMİNOLOJİ

Terimler dizgesi. Terim bilimi.

CÜMLE

Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce. Bütün, hep. Herkes. Dizge, sistem.

GRAFİK

Çizge. Biçim, desen veya çizgilerle gösterme.

SİSTEMLİ

Düzenli. Belli ilkelere, kurallara uyan, dizgeli, sistematik.

MORS

Morsgillerden, Kuzey Atlantik'te yaşayan, 4 metre uzunluğunda, derisi, dişi ve yağı için avlanan bir memeli hayvan (Odobenus rosmarus). Bu işaretleri almaya ve göndermeye yarayan alet. Gizli işaret. Nokta ve çizgilerden oluşan bir alfabe kullanan telgraf dizgesi.