Kelimeler arşivi içinde; sonunda "iyonik" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu iyonik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında iyonik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde iyonik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AGANGLİYONİK
GANGLİYONİK
SİMBİYONİK
BİYONİK
İYONİK
İYONİK
İyonlardan oluşan, iyonlarla ilgili.
SİMBİYONİK
Simbiyozisle belirgin veya simbiyozise ait.
BİYONİK
Dirim kurgusal.
GANGLİYONİK
Gangliyona ait.
AGANGLİYONİK
Gangliyon hücreleri bulunmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde İYONİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİPLOBLASTİK
Embriyonik gelişim sürecinde sadece endoderm ve ektodermin oluşması durumu, iki tabakalılık. Sölenterlerde ve süngerlerde olduğu gibi sadece iki embriyo tabakasına (ektoderm ve endoderm) sahip olma durumu.
DORMANSİ
Tohumun ana bitkiden ayrılıp çimleninceye kadar geçen, embriyonik faaliyetlerin sıfıra yakın olduğu dönem. Bitkilerde ışık, ısı ve su gibi maddelerin yetersiz olduğu dönemlerde gelişmelerini yavaşlattıkları ya da durdurdukları dönem.
HEMANJİYOBLAST
Mezodermden kaynaklanan, damarların oluşumunu sağlayan embriyonik hücre.
LUBROL
İyonik olmayan biyolojik bir deterjan.
FREMARTİN
Erkek-dişi ikizliğinde embriyonik gelişmenin erken döneminde allanto-koryonik zarları eriyen farklı cinsiyetteki ikizlerin dişi olanında meydana gelen yumurtalık hipoplazisi ve Müller kanallarından köken alan yapıların aplazisiyle belirgin kısır dişi buzağı. Buzağılarda ve seyrek olarak koyunlarda, erkeklik hormonlarının dişi üreme organlarını baskılamasından kaynaklanır. İkiz yavrulardan dişi olanı % 90-95 kısırdır.
NEFROBLAST
Nefridyumu verecek olan embriyonik hücreler.
KORYOALLANTOİS
Koryon ve allantoisin birleşmesinden oluşan, mezodermle ilişkili damarlar aracılığıyla gaz değişimini sağlayan ekstraembriyonik yapı, allantokoryon. Bu yapı kuş ve sürüngenlerde yumurta kabuğuyla bitişiktir. Memelilerde ise bu yapı plasentayı oluşturur.
İYONOMER
Zincirin elementleri ve zincirler arasındaki iyonik bağlar arasında kovalent bağlı polimer. Uzun zincirli molekül bileşikleri arasındaki kovalent bağları ve zincirleri arasında iyonik bağları bulunan bir polimer.
OKZAPROSİN
Ağrı kesici, ateş düşürücü ve yangı giderici veya önleyici etkileri olan propiyonik asit türevi bir ilaç.
ASEFALUS
Embriyonik gelişme anomalisine bağlı olarak başın doğuştan olmaması. Asefali.
ADENOBLAST
Embriyonal gelişim sırasında bez dokusunu oluşturacak olan öncü hücrelerden her biri, embriyonal bez hücresi. Ana bez hücresi. Embriyonik bez hücresi.
ENTEROSÖL
Deuterostomia' da embriyonik sindirim sisteminden meydana gelen cep şeklindeki peş peşe sölom keseleri. Deuterstomia'da embriyonik sindirim sisteminden meydana gelen cep biçimindeki sölom keseleri.
ANTİFUNGALLER
Yemlerde mantar üremesini önleyen propiyonik asit, sodyum propiyonat, kalsiyum propiyonat, asetik asit, sodyum asetat, gentian viole, nistasin, kükürt dioksit ve amonyak gibi maddeler.
PEPTİTLEŞME
Her bir taneciğin etrafında iyonik yüklü elektriksel çift tabaka oluşturan elektrolitleri ilave ederek hidrofobik kolloidal çözeltilerin kararlı hale getirilmesi.
CEA
Karsinoembriyonik antijen.
İYODOFOR
Iyodun iyonik olmayan bir yüzey aktif madde ile verdiği kompleks, suda iyot açığa çıkaran ve dezenfektan etki gösteren bir madde. İyodun suda çözünen büyük moleküllü maddeler veya katyonik deterjanlara dönüşümlü olarak bağlanması suretiyle oluşturulan ve deri üzerine uygulandıklarında iyot salıvermeleri sonucu antiseptik etki yapan bileşik.
ALANİN
Bir metil yan zinciri olan basit bir amino asit; alfa-amino propiyonik asit. Renksiz kristallerden oluşan, soğuk suda az fakat sıcak suda iyi çözünen, eterde çözünmeyen hemen hemen tüm proteinlerde bulunan, bir metil yan zinciri olan basit bir amino asit, alfa-amino propiyonik asit. Vücutta glukoz metabolizmasında kullanılan bir amino asit olan ve karbonhidratlardan enerji üretiminde katkı sağlayan, sembolü Ala ve A olan alifatik ve hidrofobik yan zincirli esansiyel olmayan amino asit.
HEMOSÖL
Eklem bacaklılarda gerçek sölomun yerine geçen ve içinde kanın dolaştığı geniş boşluk. Bazı omurgasızlarda, gerçek sölom boşluğu yerine bulunan ve içinde solunum sıvısı dolaşan vücut boşluğu. Eklem bacaklılarda bulunan, embriyonik gelişimi gerçek vücut boşluğundan farklı, ancak gerçek vücut boşluğunun izlerini taşıyan ana vücut boşluğu. Eklem bacaklılarda gerçek sölomun yerine geçen ve içerisinde kanın dolaştığı geniş boşluk.
NÖROBLAST
Embriyoda sinir sisteminin gelişiminde köken hücrelerden sinir hücrelerinin gelişmesiyle ortaya çıkan hücre. Sinir gözelerini meydana getiren örtü dokusu köklü embriyonik gözeler. Böcek larvalarında sinir sisteminin histolizden sonra arta kalan kısmı. Bölünme yeteneğini kaybetmiş, fakat henüz olgunlaşmamış sinir hücreleri.
İZOTAKOFOREZ
İyonik hareketliliklerinin değişik olmasına dayanan bir ayırma yöntemi. Elektroforezin değişik bir şekli. Burada ileri giden elektrolitin hareketliliği ayrılacak iyonlarda büyük, durdurucu elektrolitin ki ise küçüktür.