Kelimeler arşivi içinde; sonunda "itmek" olan, toplam 119 adet kelime bulunmaktadır. Sonu itmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında itmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde itmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ZİRİNCİTMEK
EŞKERİTMEK, İMİRSİTMEK, KÖTEZİTMEK, SÜREGİTMEK
BERKİTMEK, ALIGİTMEK, BESKİTMEK, CİBCİTMEK, CİRPİTMEK, ÇEMKİTMEK, ÇİĞRİTMEK, ÇİRPİTMEK, ÇİYRİTMEK, ÇİYŞİTMEK, HERPİTMEK, KERCİTMEK, KERKİTMEK, KİRPİTMEK, ÖTEĞİTMEK, PERKİTMEK, SEĞRİTMEK, SEKNİTMEK, SELKİTMEK, SEMRİTMEK, SERKİTMEK, SERPİTMEK, SÜRGİTMEK, ŞİMŞİTMEK, ŞİRBİTMEK, ŞİVŞİTMEK, TENTİTMEK, TEPSİTMEK, YAĞNİTMEK
BEKİTMEK, DEVİTMEK, EĞRİTMEK, EKŞİTMEK, ERGİTMEK, ESKİTMEK, ESRİTMEK, İNCİTMEK, PEKİTMEK, SEKİTMEK, ALGİTMEK, BİTİTMEK, CİRİTMEK, ÇENİTMEK, ÇİRİTMEK, DEPİTMEK, DİZİTMEK, EKSİTMEK, EPRİTMEK, ERKİTMEK, ESGİTMEK, EYGİTMEK, FİRİTMEK, GAMİTMEK, GENİTMEK, GERİTMEK, GIMİTMEK, GİCİTMEK, HAKİTMEK, HORİTMEK, Devamını Oku »»
EĞİTMEK, ERİTMEK, EYİTMEK, İŞİTMEK, AGİTMEK, ALİTMEK, EDİTMEK, EGİTMEK, ELİTMEK, ESİTMEK, EŞİTMEK, İBİTMEK, İLİTMEK, İSİTMEK, İTİTMEK, İYİTMEK, SİİTMEK
BİTMEK, ÇİTMEK, DİTMEK, GİTMEK, YİTMEK, KİTMEK, NİTMEK, PİTMEK, SİTMEK, TİTMEK
İTMEK
İTMEK
Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisinden uzaklaşmaya zorlamak, çekmek karşıtı. Bulunduğu yerden aşağı düşürmek. Sürüklemek, sevk etmek. Kapı, pencere vb.ni güç uygulayarak açmak veya kapamak.
BESKİTMEK
Vurmak.
ÇİĞRİTMEK
Nefret ettirmek: Kendinden iyice çiğritmiş de yüzüne bile bakmıyorum.
KÖTEZİTMEK
Zayıflatmak.
İMİRSİTMEK
İmrendirmek, özendirmek.
ÇİYRİTMEK
Nefret ettirmek.
BERKİTMEK
Sağlamlaştırmak, tahkim etmek, takviye etmek.
ALIGİTMEK
İletmek, götürmek, alıp gitmek.
ZİRİNCİTMEK
Sıkıntı vermek.
CİBCİTMEK
Birşeyi kökünden kesmek.
ÇEMKİTMEK
Hayvanlar korku duydukları zaman kulaklarını dikerek etrafa sert sert bakmak.
EŞKERİTMEK
Açığa vurmak, belli etmek.
ÇİYŞİTMEK
Nemlendirmek. Çiy, pişmemiş bırakmak.
SÜREGİTMEK
Aynı biçimde devam etmek.
CİRPİTMEK
Bir vuruşta kesmek.
ÇİRPİTMEK
Sıçratmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde İTMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
ASMAK
Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.
AYKIRILAMAK
Kestirmeden gitmek. Düz yoldan ayrılmak. Dikey olarak gelmek.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
BASTIRMAK
Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
BEKİTME
Bekitmek işi.
ATILMAK
Atma işine konu olmak. Bir yerden, görevden veya işten uzaklaştırılmak. Patlatılmak. Saldırmak, hücum etmek. Başlamak. Bir şeye doğru birden gitmek, birden bir davranışta bulunmak. Bir işe girişmek.
ARALANMAK
Biraz açılmak, aralık olmak. Araya zaman girmek. Gitmek, uzaklaşmak, yanından ayrılmak.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
ASILMAK
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.
ASETON
Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı.
AVLANMAK
Avlama işine konu olmak. Ava gitmek, ava çıkmak, av için dolaşmak.
BİNDİRME
Bindirmek işi. Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.
AZMAK
Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.
BEĞENİLMEK
İyi ve güzel bulunmak. Sevilmek, hoşa gitmek.
APAZLAMAK
Avuçlamak. Gemi apazlama rüzgârla gitmek. Yelken rüzgârla dolup şişmek.
ARAMAK
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.
BATMAK
Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.