Kelimeler arşivi içinde; başında "itey" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. itey ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu itey ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde itey olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İTEY
Un elerken dökülmemesi için yere serilen bez ya da şaplanmış deriden yapılan örtü.
İTEYİ
Un elerken dökülmemesi için yere serilen bez ya da şaplanmış deriden yapılan örtü.
İTEYU
Koyun postu.
Bu bölümde tanımı içerisinde İTEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ENSTİTÜ
Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genel olarak araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu.
ERİSİPELAS
Erysipelothrix insidiosa (rhusipathiea) tarafından meydana getirilen, yumurta veriminde düşüklük ve mortaliteyle seyreden kanatlı hastalığı.
LEVELER
Uçuculuğu ve/veya viskoziteyi ayarlamak amacıyla, reçineli vernik çözeltisine eklenen bir sıvı.
PROTEUS
Enterobacteriaceae ailesinden proteolitik aktiviteye sahip, Gram negatif, isteğe bağlı anaerob ve fermentatif, hareketli, kısa çubuk biçiminde bakteri cinsi.
DOMAİN
Internet sitelerine ulaşmak için kullanılan web adresi. İnternet sitesinin adresi. www ile başlayan bir web sitesini bulmaya yarayan anahtar kelimeler bütünü. ileilgili.org ismi bir domaindir ve kullanıcılar bilgisayarlarındaki internet tarayıcılarına www.ileilgili.org yazdıklarında o siteye bağlanabilirler.
ORTAÖĞRETİM
İlköğretim ile yükseköğretim kurumları arasında yer alan genel okulları, teknik ve meslek okullarını yönetmek görev ve sorumluluğunu yüklenmiş bulunan kuruluş. İlköğretimden sonra öğrenimini sürdürmek isteyen öğrencileri teknik ve meslek alanları da dâhil olmak üzere üniversiteye hazırlamak için planlanan öğretim dönemi, lise, orta tedrisat.
KALİTATİF
Nitel. Kaliteye ait, niteliğe ilişkin olan.
ENDOTOKSİN
Otoliz ya da başka bir yolla hücrenin tahribi üzerine gram negatif bakterilerin hücre duvarından serbest bırakılan zehirli bir lipopolisakkarit. Hücrenin içinde olup hücrelerin ölümünden sonra çıkan zehirli maddeler. Gram-negatif bakterilerin hücre duvarında bulunan, patojeniteyle ilişkili ve bakteri parçalandığı zaman veya gelişmesi sırasında ortaya çıkan, konakçı için zehirli nitelikteki bir lipopolisakkarit, iç zehir.
ANTRALİN
Sedef hastalığı ve kronik deri yangılarının tedavisinde kullanılan hiperplastik epidermiste DNA sentezini ve mitotik aktiviteyi engelleyerek etki gösteren antrakuinon türevi bileşik.
OTORADYOGRAFİ
Radyasyonun fotoğrafik emülsiyonlar üzerindeki etkisiyle dokularda radyoaktif maddelerin yerinin belirlenmesi veya radyoaktif maddelerin yaydığı ışınlarla radyoaktiviteye duyarlı materyallerin üzerinde görüntü oluşturma yöntemi. Önceleri radyoaktif birleşiklerle işleme tabi tutulan doku kesitleri, ışığa duyarlı emülsiyonlarla kaplanarak buzdolabında ışık geçirmeyen kapalı bir kutuya yerleştirilir ve değişik zamanlarda pozlanmasıyla radyoaktif maddenin yeri belirlenir. Organların, hücre kısımlarının, büyük moleküllerin ya da moleküllerdeki belirli bir grup ya da atomun radyoizotoplarla işaretlenip bir film üzerinde gösterilmesi tekniği. Radyootografi.
STANDARTLAŞTIRMA
Standartlaştırmak işi. Nitelikte belirli düzeyi, kaliteyi, pazarlamada kolaylığı ve değer birliğini sağlamak amacıyla her tür üründen benzer nitelikte bulunanı ayırma.
MONOSİT
Oval ya da at nalı şeklinde bir çekirdeği olan, farklılaşarak makrofajları oluşturan ve dokular arasına geçen, fagositoz yapan büyük kan hücresi. Oval veya at nalı biçiminde bir çekirdeği olan, farklılaşarak makrofajları oluşturan ve dokular arasına geçen, fagositoz yapan büyük kan hücresi. Kanda bulunan, kemik iliği kökenli, oval veya böbrek benzeri görünümde tek çekirdekli, sitoplazmasında azurofilik granüller içeren, fagositoz yapabilen en büyük beyaz kan hücreleri. Dokulara göç ederek kuvvetli fagositik aktiviteye sahip olan ve kronik enfeksiyon hastalıklarında sayıları artan makrofajlara dönüşür ve kanda yaklaşık 24 saat süreyle kalırlar. Kanın büyük, tek çekirdekli ve renksiz olan bir tip gözesi.
MEKSİLETİN
Ventriküllerde otomatisiteyi baskılayarak atriyum ve a-v düğüm üzerinde belirgin bir depresyon yapmayan antiaritmik olarak kullanılan ilaç.
ÖSTRON
Östradiolün yıkım ürünü olarak meydana gelen, ayrıca sentetik olarak da hazırlanan, östradiole oranla daha düşük östrojenik aktiviteye sahip, idrarda bulunan bir hormon.
PENUMBRA
Objenin kenarlarından teğet olarak geçen ışınların, radyografik görüntünün çevresinde oluşturduğu ve radyografik kaliteyi bozan açık ve dumanımsı renkte gölge.
MERKEZİLEŞTİRMEK
Otoriteyi ve işi bir merkezde toplamak.
DACTYLOGYRUS
Balıkların solungaçlarında yaşayan, arka ucunda tutunmaya yarayan karakteristik çengelleri olan monogenetik bir trematot cinsi. Akvaryum balıklarının deri ve solungaçlarında parazitlenerek hiperaktiviteye ve ölümcül olabilen solunum problemlerine neden olabilen trematod cinsi.
PARAKETA
Geminin saatteki hızını anlamak için kullanılan araç. Üzerinde yüzlerce iğneli köstek bulunan uzun balık oltası. Birden fazla balığın avcılığında durgun sularda kullanılan, su yüzeyi ile su zemin arasında uygun pozisyonlarda yerleştirilerek avcılık yapan, başı ve sonu şamandıralı, üçlü veya beşli yemli olta takımlarının bir araya gelmesinden oluşan pek çok üniteyi içeren, çok iğneli oltalar, barigat, paragat.
VİBRİYOZİS
Vibrio veya Campylobacter türleriyle oluşan, koyun, keçi, inek gibi hayvanlarda yavru atmaya ve infertiliteye yol açan enfeksiyon.