İSTİKRA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "istikra" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. istikra ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu istikra ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde istikra olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

İSTİKRARSIZLIK

13 harfli kelimeler

İSTİKRARLILIK, İSTİKRARSIZCA

12 harfli kelimeler

İSTİKRARLICA

11 harfli kelimeler

İSTİKRARSIZ

10 harfli kelimeler

İSTİKRARLI

8 harfli kelimeler

İSTİKRAH, İSTİKRAR, İSTİKRAZ

7 harfli kelimeler

İSTİKRA

Bazı kelimelerin anlamları

İSTİKRA

Tümevarım.

İSTİKRARSIZ

Dengesiz.

İSTİKRARLI

Dengeli.

İSTİKRARLICA

Dengelice.

İSTİKRARSIZCA

Dengesizce.

İSTİKRARLILIK

İstikrarlı olma durumu.

İSTİKRARSIZLIK

İstikrarsız olma durumu, dengesizlik, kararsızlık.

İSTİKRAH

Tiksinme, iğrenme.

İSTİKRAR

Aynı kararda, biçimde sürme, kararlılık, stabilizasyon. Yerleşme, oturma, stabilizasyon. Ödemeler dengesinde, istihdamda düzen, stabilizasyon. Denge, stabilizasyon.

İSTİKRAZ

Borçlanma.

  -   -   -  

Anlamında İSTİKRA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İSTİKRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BORÇLANMA

Borçlanmak işi, istikraz.

STABİLİZASYON

İstikrar.

KARARLILIK

Kararlı olma durumu, istikrar. Boyanın zamanla özelliklerini değiştirmeme durumu.

KARARSIZLIK

Kararsız olma durumu, tereddüt. Düzensizlik, istikrarsızlık.

STABİLİZE

Silindirle sıkıştırılarak düz duruma getirilmiş (yol). İstikrarlı.

BORÇLANMAK

Karşılığını sonra vermek şartıyla birinden para veya bir şey almak, istikraz etmek. Manevi bir yükümlülük altına girmek.

TİKSİNME

Tiksinmek işi, ikrah, istikrah, nefret.

ZİKZAK

Art arda birdenbire ters yöne açılar yapan kırık çizgi. Sık sık değişen görüş, düşünce veya davranış, istikrarsızlık. Karşılıklı.

DENGELİ

Dengesi olan, muvazeneli, stabil. Kurallara uygun, sıkıntı yaratmayan. Tutum ve davranışlarında uyum olan (kimse), istikrarlı, kararlı, stabil.

KÖPÜK

Sabun, deterjan vb.nin suda erimesinden oluşan beyaz kabarcık. Çalkanan, kaynatılan, mayalanan, yukarıdan dökülen sıvıların üzerinde oluşan hava kabarcıkları yığını. Yapay olarak elde edilen, yumuşak ve esnek dolgu gereci. Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan yığın. Hayvanların, bazı kez de insanların ağzında görülen salyamsı kabarcıklar. Harmanda ekin saplarını çekip dağıtmaya yarayan ucu eğri tarım aracı. Bir iktisadi varlığın cari fiyatının, gelecekte yükseleceği beklentisiyle olması gereken düzeyin çok üzerine çıkması durumu. karşılığı istikrar bozucu spekülasyon. Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan dizge. Çok küçük boyutlu gaz kabarcıklarının bir sıvı fazda dağılması ile oluşan heterojen karışım. Genellikle bir sıvı içinde, asıltı durumunda bulunan gaz kabarcıklarının oluşturdukları nesne.

DENGE

Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

FLAKE

Yıldız kesimli kereste yüzeyinde rastlanan; damarlara dik açılı, ince, istikrarsız ve kesik kesik hareler.

DENGESİZLİK

Bir şeyde denge bulunmaması durumu. Bir kimsenin tutum ve davranışlarında beklenmedik değişmeler olması, istikrarsızlık.

MÜSTAKAR

İstikrar bulmuş, durulmuş. Karar kılınan, yerleşilen yer.

TÜMEVARIM

Teklik olandan, özel olandan genel olana giden, tek tek olgulardan genel önermelere varan yöntem, istikra, endüksiyon.

TİKSİNMEK

Bir şey, bir kimse, bir düşünce, bir durum vb.ni kötü, iğrenç veya aşağılık bularak ondan uzak durma duygusuna kapılmak, ikrah etmek, istikrah etmek.

DENGESİZ

Dengesi olmayan, muvazenesiz. Tutum ve davranışlarında uyum olmayan (kimse), istikrarsız, kararsız.

İĞRENMEK

Bir şeyi tiksindirici bulmak, istikrah etmek. Aşağılık, bayağı bulmak, hoşlanmamak, nefret etmek.