Kelimeler arşivi içinde; sonunda "istemli" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu istemli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında istemli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde istemli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İSTEMLİ
Yapılıp yapılmaması insanın kendi isteğine bağlı olan. Bir istek üzerine veya isteyerek yapılan.
SİSTEMLİ
Düzenli. Belli ilkelere, kurallara uyan, dizgeli, sistematik.
Bu bölümde tanımı içerisinde İSTEMLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KONVÜLZİYON
İstemli olarak çalışan kasların, istem dışı biçimde kasılmasıyla belirgin çırpınma.
SİSTEMLEŞMEK
Sistemli duruma gelmek. Sistem durumuna gelmek.
ANSİKLOPEDİCİ
Değişik alanlardaki bilgileri sistemli bir yöntemle bir araya getiren veya toplayan kimse, ansiklopedist.
DÜZENLİLİK
Düzenli olma durumu, sistemlilik.
DÜZENLİ
Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.
DİZGESEL
Dizge ile ilgili, sistemli, sistematik.
GELECEKLİK
Bir işin ilerdeki zamanda olacağını gösteren fiil şekli. Bu zaman şimdikine göre ileri sayılırsa YALIN GELECEK (F. simple), ilerdekine göre biraz önce olursa GELECEK ÖNCESİ (Futur antérieur) denir. Geleceğim ve Gelmiş olacağım gibi. bk. İstemli gelecek, Tasarımlı gelecek, " Geçmişte gelecek, Gelecekte şimdikilik, Yakın gelecek.
DİZGELİ
Sistemli.
DİSOTONOMİ
İstemli sinir sisteminde işlev yetersizliği veya bozukluğuyla belirgin bir grup hastalık. İstemli hareketlerde düzensizlik, zaman zaman konvülziyonlar ve enfeksiyonlara eğilim görülür Atların ot hastalığı ve kedi disotonomisi evcil hayvanlardaki disotonomiye örnek oluşturur.
SİSTEMLEŞTİRMEK
Sistemli duruma getirmek. Sistem durumuna getirmek.
SİSTEMATİK
Sistemli.
MESLEK
Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş. Dizge. Uğraş. Öğreti. Çığır, okul, ekol.
KURAM
Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi. Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü, nazariye, teori. Belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin bütünü.
DİSKİNEZİ
İstemli hareketlerin bozulması.
İDEOLOG
Bir felsefi veya toplumsal öğretiye sistemli biçimde bağlanan kimse. Fransa'da fizikötesini ortadan kaldırarak manevi bilimleri antropolojiye ve psikolojiye dayandırmayı amaçlayan, Condillac'a bağlı felsefe okulunun taraftarı. Bir ideolojinin akıl hocalığını yapan kimse.
FAKÜLTATİF
İstemli. Değişik koşullar altında yaşayabilme yeteneğine sahip olan. Hücre içinde veya oksjensiz koşullar gibi özel bir çevrede de yaşama yeteneğinde olma. İsteğe bağlı, mecburi olmayan.