Kelimeler arşivi içinde; sonunda "islik" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu islik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında islik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde islik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BAŞMÜHENDİSLİK, KONSOMATRİSLİK
VAKANÜVİSLİK, BAŞAKTRİSLİK
MÜDERRİSLİK, MÜHENDİSLİK, ÇÜRÜKPİSLİK
HASİSLİK, HAPİSLİK, POLİSLİK, SEYİSLİK, İREİSLİK, HABİSLİK
REİSLİK
PİSLİK, MİSLİK, NİSLİK, TİSLİK
İSLİK
İSLİK
Kadınların iş yaparken, yemek pişirirken giydikleri giysi, önlük. Tavandaki örümcek ağlarını temizlemeye yarayan uzun saplı çalı süpürgesi. Ocak bacası. Konya şehrinde, Hotamış nahiyesine bağlı bir yer.
PİSLİK
Kir. Dışkı, necaset. Pis olma durumu. Başkalarına zarar veren kimse. Kötü durum. Kötü, zararlı davranış ya da iş.
BAŞAKTRİSLİK
Başoyunculuk.
SEYİSLİK
At bakıcılığı.
HAPİSLİK
Hapiste bulunma durumu veya süresi.
BAŞMÜHENDİSLİK
Başmühendis olma durumu. Başmühendisin yaptığı iş.
HABİSLİK
Habis olma durumu.
VAKANÜVİSLİK
Vakanüvisin görevi. Osmanlılarda XVII. yüzyıl sonlarından beri bir devlet memurluğu olan resmi tarihçilik.
KONSOMATRİSLİK
Konsomatris olma durumu.
POLİSLİK
Polis olma durumu. Polisin görevi.
ÇÜRÜKPİSLİK
Kokmuş, bozulmuş yiyecek.
HASİSLİK
Hasis olma durumu. Hasis davranış.
MÜHENDİSLİK
Mühendis olma durumu.
İREİSLİK
Reislik, başkanlık.
REİSLİK
Başkanlık. Küçük tekne kaptanlığı.
MÜDERRİSLİK
Müderris olma durumu. Müderrisin görevi.
Bu bölümde tanımı içerisinde İSLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞDAŞIKLIK
Bağdaşık olma durumu, mütecanislik, homojenlik.
MÜZAHREFAT
Süprüntüler, pislikler. Yalanlar, saptırmalar.
AÇGÖZLÜLÜK
Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.
AŞGARLANMAK
Çamaşır çok kirlenmek, pislikten renk değiştirmek.
PİS
Leke, toz veya kirle kaplı olan, kirli, iğrendirici, murdar, mülevves. Kendinde pislik olan veya pislenmiş olan. Beğenilmeyecek durumda olan, kötü, zararlı. Çirkin, sevimsiz olan. İçinden çıkılması çok güç, karışık.
BİYOMEDİKAL
Tıpta tanı ve tedavi amacıyla araç ve gereçlerin üretimi, tasarımı ve iletişimi ile ilgilenen mühendislik dalı. Biyoloji ve tıpla ilgili olan.
AŞHARLANMAH
Çamaşır çok kirlenmek, pislikten renk değiştirmek.
KERİZ
Geriz, çirkef, pislik. Kolayca kandırılabilen kimse, aptal. Eğlenti. Kumar.
ÇAKILDAK
Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.
BAŞKANLIK
Başkan olma durumu. Başkanın görevi veya makamı, reislik, riyaset.
GUANO
Özellikle deniz kuşlarının pisliklerinin bir yerde uzun süreden beri birikip yığılmasıyla oluşan, azot ve fosfat bakımından zengin, gübre olarak kullanılan madde.
BOKLUK
Pislik. Kötü durum.
BICCILGAN
Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara.
IZGARA
Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılmış olan parmaklık veya kafes biçiminde araç. Bu araç üstünde pişmiş. Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril. Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara. Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir.
ÇEPEL
Kir, bulaşık, çamur, pislik. Bozuk, kapalı (hava). Ürüne karışmış yabancı madde. Çalı çırpı.
BAŞOYUNCULUK
Başoyuncu olma durumu, başaktörlük, başaktrislik. Başoyuncunun yaptığı iş, başaktörlük, başaktrislik.
KİRLİLİK
Kirli olma durumu, pislik.
NECASET
Pislik. Dışkı, ters (Il).
BICIK
Kaz ve ördek yavrusu. Dişi kedinin üreme organı. Oyunda ebe. Dörtte bir parça, dilim. Ceviz içi. Sık ot. Sel yatağı, dere, dere yatağı. Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara. Bir. Umacı. Pide. Buzağı. Bıyık. Dananın küçüğü.
İFLAS
Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan iş adamının durumu, batkı, batkınlık, müflislik. İşlevini ya da görevini yapamama. Yenilgiye uğrama, değerini yitirme.