İRMENİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "irmeni" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. irmeni ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu irmeni ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde irmeni olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İRMENİ

Ermeni (bk. ermeni).

  -   -   -  

Anlamında İRMENİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İRMENİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇARKANA

Değirmenin taşını döndüren çarkın dışarıya açılan kapısı.

DOMUZLUK

Hainlik, haincesine inatçılık. Su değirmeninde çarkın bulunduğu ve döndüğü yer.

NORM

Yargılama ve değerlendirmenin kendisine göre yapıldığı ölçüt, uyulması gereken kural, düzgü. Önceden belirlenmiş kalıp, düzgü.

HAMLAMA

Hamlamak durumu. Bu pişirmenin yapıldığı fırın bölümü. Çini toprağından yapılmış nesnelerin ilk pişirilişi.

DEĞİRMENCE

El değirmeni.

DEVLİK

Hazırlık: Yayla için devlik yapıyorum. Su değirmeninin parçalarından biri. Dört peşli uzun elbise. Bir organın ya da organizmanın anormal büyümesi durumu. Jigantizm, gigantizm. Büyüme döneminde epifiz plağının kapanmasından önce büyüme hormonunun aşırı salgılanması sonucu vücudun anormal derecede gelişme ve büyüme göstermesi, gigantizm, jigantizm.

DEVLİT

Tahıl değirmeni.

AVDIH

Cacık. Kavrulmuş buğdayı el değirmeninde çekerek elde edilen iri undan süt ve şekerle yapılan çorba veya helva kıvamında tatlı.

CAMÇAKA

Değirmenin buğday deposundan tanelerin akmasını ayarlayan alet.

DADAYI

El değirmeninde çekilmiş buğday unundan yapılmış ekmek.

BAĞAZ

Aptal, alık, sersem. Değirmenin üst taşında tane dökülen delik.

DARTMAK

Asılmak, abanmak. Uyuklamak. Çekmek, asılmak: Bu çocukların kulakları dartılmalı, yoksa uslanmazlar. Bir şeyi dengeye getirmek. Tartmak. Denemek için yoklamak: Kendimi bi darttım, baktım yıkılmıyom yürüdüm. El değirmeninde bir şey öğütmek. Eski türkçe tartmak: tartmak; ağır olmak. Çekmek. Esirgemek, menetmek, alıkoymak. Saklamak.

DAŞ

Taş. Elmas, pırlanta gibi kıymetli taşlar. Muhakkak: Daş bu böyledir. El değirmeni. Dış.

BEZİRANA

Bulgur değirmeni.

BULGURTAŞI

El değirmeni. (Yukarıtırtar Isparta).

TANZİMAT

İdari işlerin düzeltilmesi için alınan önlemlerin ve uygulamaların tamamı. Sultan Abdülmecit zamanında, 1839'da Gülhane Hattıhümayunu adıyla anılan bir fermanla ilan edilen, yönetimi iyileştirme tasarısı ve bu iyileştirmenin yapıldığı dönem.

DEVLİP

Yalancılık, hilecilik. Tahıl değirmeni. Değirmen taşı.

ÇEVİRMENLİK

Çevirmenin yaptığı iş, çeviricilik, dilmaçlık, tercümanlık, mütercimlik.

MUMSÖNDÜ

Cem ayinlerindeki çerağ dinlendirmenin maksatlı olarak yanlış yorumlanmasıyla ortaya çıkarılan bir safsata.

DISTAR

El değirmeni.