Kelimeler arşivi içinde; sonunda "irken" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu irken ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında irken olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde irken olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İRKEN
Erken.
ÇİKİRKEN
Isırgan otu.
BİRKEN
Bazı, bazan.
SİRKEN
Yabani ıspanak (Chenopodium album).
Bu bölümde tanımı içerisinde İRKEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CIZGARA
Toplu olarak Türk müziği icra edilirken kullanılan bir yaylı saz türü.
KAV
Ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi madde. Yılanın deri değiştirirken attığı deri. İçki mahzeni.
GASTRULA
Yumurta hücresi oğulcuk durumuna gelirken blastulanın bir noktasından çukurlaşarak iç içe geçmiş iki hücre katmanı biçimine girme evresi.
KIBLE
Bazı ibadetler yerine getirilirken dönülen Kâbe'nin bulunduğu yön. Sıkıntılı bir durumda yardım umarak başvurulan yer. Bulunulan yerden Kâbe'nin bulunduğu yön. Güneyden esen yel. Güney 180°'lik yön.
CESARET
Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven. Cüret. Yüreklilik, yiğitlik, yürek ve göz pekliği. Atılganlık.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
BALAMA
Orta oyununda Rum tipi. Karagöz, matiz ve külhanbeyi tipleri tarafından yabancı ülkelerin tiplerine seslenirken kullanılan söz.
HAZRET
Yüce kabul edilen kimselerin adlarının başına saygı, övme, yüceltme amacıyla getirilen unvan. Genellikle erkekler arasında senli benli konuşmada kullanılan bir seslenme sözü. Adı söylenmeyen bir kimseden söz edilirken kullanılan bir söz. Kullanıldığında bir kişinin küçümsendiğini anlatan bir söz.
DEKLANŞÖR
Bir devre kesicinin işleyişini etkileyerek açılmasını önleyen düzen. Fotoğraf makinesinin fotoğraf çekilirken basılan düğmesi.
FOSURTU
Sigara fosur fosur içilirken çıkarılan ses.
BİTİŞKEN
Kelime üretim ve çekiminde ekler getirilirken kökü veya gövdesi değişikliğe uğramayan, bitişimli, iltisaki.
EFENDİ
Günümüzde bey unvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir unvan. Koca. Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan unvan. (efe'ndi) Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü. (efe'ndi) Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse. Görgülü, nazik, kibar.
ÇANGAL
Ayakta güreşirken karşı güreşçinin koltuğu altından bir kolu sokarak bir ayakla o güreşçinin bir bacağına çengel taktıktan sonra onu öne doğru eğip başı üzerinden atma oyunu. Dallı budaklı ağaç. Fasulye sırığı, sırık.
HARÇ
Harcanan para, masraf. Yapıda tuğla veya taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılmış olan karışım. Resmî işlerde devlet veznesine ödenen para. Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin bütünü. Bahçıvanlıkta değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı veya süsleyici şeyler.
GIRT
Sert veya kalın bir şey kesilirken çıkan ses.
İŞTE
Bir şey gösterilirken veya bir şeye işaret edilirken söylenen bir söz, aha, ahacık. Anlatılan şeye dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Anlatılan bir sözün sonucuna gelindiğini gösterir.
BİKİNİ
Deniz, göl, havuz vb. yerlere girerken veya güneşlenirken giyilen, iki parçadan oluşan kadın giysisi.
FALSO
Yanlış davranış. Yanlışlık, hata. Bir parça çalınır veya söylenirken yapılmış olan nota yanlışlığı. Topun rakip oyuncuları yanıltacak biçimde eğri gitmesi.
HALAZA
Ekinler biçilirken tarlaya dökülen tanelerden ertesi yıl kendiliğinden yetişen ekin.
İÇİM
İçme işi, içiş. Bir yudumda içilecek miktarda olan. Bir şey içilirken alınan tat.