Kelimeler arşivi içinde; başında "irk" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. irk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu irk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde irk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İRKEBİLMEK, İRKİLLEMEK, İRKİLİMLİK
İRKEBİLME, İRKİLTMEK
İRKİLMEK, İRKÖRMEK, İRKİTMEK, İRKİNMEK, İRKİLTME, İRKİLTEÇ, İRKBİLİM, İRKETLİK
İRKİLİM, İRKİNTİ, İRKİLTİ, İRKİLME, İRKİLİŞ
İRKMEK
İRKEN, İRKİM, İRKİN, İRKEK, İRKİP, İRKEÇ, İRKME
İRKİ
İRK
İRK
Dört yaşına girmek üzere olan koyun.
İRKİNMEK
Para biriktirmek. Tiksinmek, çekinmek.
İRKİLMEK
Ürkerek geri çekilir gibi olmak. Vücudun bir yeri dışarıdan gelen bir uyarıcının etkisiyle kanlanıp şişmek, taharrüş etmek. Şaşırıp duraklamak. Akan bir şey, bir engel karşısında duraklayıp birikmek.
İRKİLLEMEK
Bir şeyin dibini de kalanını, artanını toplamak: Kuyunun suyu kalmadı, irkilledim de geldi.
İRKEBİLME
İrkebilmek işi.
İRKİTMEK
Biriktirmek, toplamak.
İRKİLTME
İrkiltmek işi.
İRKBİLİM
Irkların birbirlerinden ayrı yanlarını, doğuşunu, tarihsel oluşumlarını, birbirleri arasındaki ilişkileri inceleyen insanbilimsel dal.
İRKİLTMEK
İrkilmesine sebep olmak.
İRKEBİLMEK
İrkme imkânı veya olasılığı bulunmak.
İRKİNTİ
Su birikintisi. Korku, çekinme, irkilti. Ürperme, irkilti.
İRKETLİK
İkinci kez evlenen kadının kocasına verdiği mal.
İRKİLİMLİK
Bir elektrik çevriminden geçen akımın değişimi ya da yakında bulunan mıknatıssal olarak ilişkili başka bir çevrimden geçen akımın değişimi ile söz konusu çevrimde irkilim yoluyla yük-süren kuvvet oluşması, anlamdaş doğuşu.
İRKİLTEÇ
Deri altına yerleştirilerek kalbin atışını düzenleyen cihaz. Geçirdiği akımla başka bir çevrini içinde bir yük-süren kuvvet irkilten, genellikle kangal biçimli çevrim.
İRKİLİM
Bir çevrimden geçen mıknatıssal akının değiminin, o çevrimde uyardığı yük-süren kuvvet, anlamdaş doğuşum.
İRKÖRMEK
Erişmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde İRK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AYAKÇI
Ayak işlerinde kullanılan kimse. Bir iş süresince tutulan hizmetçi. Otobüs terminallerinde yolcuyu kendi şirketinden bilet almaya yönlendiren kimse. Gezici satıcı, çerçi.
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
AYRILIK
Ayrı olma durumu. Evlilik birliğinin yargıç kararı ile geçici bir süre için kaldırılması. Düşünce, görüş veya duygu arasındaki uymazlık, mübayenet. Birinden uzak düşme, firak, firkat.
APARTMAN
Birkaç katlı ve her katında bir veya birkaç daire bulunan yapı.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ALAŞIM
Bir metalin belli oranlarda bir veya birkaç metalle ergimesiyle oluşan yeni metal, halita.
ASETİK
Sirkeyle ilgili, sirkeyle aynı özellikleri taşıyan.
BED
Kötü, çirkin, tuhaf.
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
BAĞDAMAK
Birkaç şeyi birbirine geçirerek bağlamak. İçinden çıkılmayacak bir duruma getirmek, kördüğüm etmek.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
AYNASIZ
Aynası olmayan. Polis. Hoşa gitmeyen, kötü, yakışıksız, çirkin, ters, biçimsiz.
BALAMA
Orta oyununda Rum tipi. Karagöz, matiz ve külhanbeyi tipleri tarafından yabancı ülkelerin tiplerine seslenirken kullanılan söz.
BATARYA
En küçük topçu birliği. Savaş gemilerinde borda topları ve bunların bulunduğu güverte parçası. Birkaç aygıtın bir araya getirilerek belirli bir biçimde eklenmesinden oluşan takım. Pil.
AYGIT
Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.
ANSİKLOPEDİ
Belli bir yönteme göre düzenlenen, bilim, sanat ve uğraş dallarının tüm bilgilerini ayrıntılı olarak bir arada bulunduran, genellikle birkaç ciltten oluşan kitap, bilgilik.
AŞÇIBAŞI
Birlikte çalışan birkaç aşçının başı. Bir lokanta veya evde yemek pişirmekle görevli kimse.