Sonu İRİŞMEK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "irişmek" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu irişmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında irişmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde irişmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BİLDİRİŞMEK

10 harfli kelimeler

KEMİRİŞMEK

8 harfli kelimeler

GİRİŞMEK, ÇİRİŞMEK, KİRİŞMEK, YİRİŞMEK

7 harfli kelimeler

İRİŞMEK

Bazı kelimelerin anlamları

İRİŞMEK

Şaka etmek. Gülümsemek. Ulaşmak, yetişmek. Boyu uzamak.

GİRİŞMEK

Bir işi ele almak. Kalkışmak. Başlamak. Birbirine karışmak. Dövmek. Kavgaya tutuşmak.

YİRİŞMEK

Erişmek, ulaşmak, yetişmek.

KEMİRİŞMEK

Hayvanlar birbirlerini dişleriyle kaşımak.

BİLDİRİŞMEK

Bir duyguyu, bir düşünceyi işaretle veya sesler dizgesiyle bildirerek anlaşmak.

KİRİŞMEK

Develer çiftleşmek.

ÇİRİŞMEK

Bütün çıplaklığı ile açığa çıkmak (iş hakkında).

  -   -   -  

Anlamında İRİŞMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İRİŞMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAVRANMAK

Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak. Bir şeye el atmak, girişmek. Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak.

HIRLAŞMAK

Karşılıklı hırlamak. Ağız kavgasına girişmek.

TUTMAK

Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.

ATILMAK

Atma işine konu olmak. Bir yerden, görevden veya işten uzaklaştırılmak. Patlatılmak. Saldırmak, hücum etmek. Başlamak. Bir şeye doğru birden gitmek, birden bir davranışta bulunmak. Bir işe girişmek.

SAVAŞMAK

Ordu ölçüsünde iki silahlı kuvvet karşı karşıya gelip çarpışmak, vuruşmak, muharebe etmek. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla mücadeleye girişmek. Çaba sarf etmek.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

BAŞLAMAK

Görünmek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Etkisini göstermek. Bir işe girişmek, harekete geçmek.

SIVANMAK

Sıvama (I) işi yapılmak. İştahla yemek. Sıvama (II) işi yapılmak. Bir işe girişmek.

GİRİŞME

Girişmek işi, teşebbüs.

TIRPANLAMAK

Tırpanla biçmek. Bir şeyi ortadan kaldırmaya, yıkmaya girişmek. İstemediği kişilerin görevlerine son vermek. Bir topluluğu yok etmek, kırıp geçirmek.

ÇEMRENMEK

Kendi kol ve paçalarını sıvamak, eteğini toplamak. Bir işe girişmek için hazırlanmak, paçaları sıvamak.

KOYULMAK

Koyma işine konu olmak. Koyulaşmak. Girişmek, başlamak, teşebbüs etmek.

BALIKLAMA

Suya dalmada, atlamada balık gibi gergin, düz ve baş aşağı bir biçimde. Bir işe, bir duruma, bir harekete sonucunun ne olacağını düşünmeden (girişmek).

SARILMAK

Sarma işi yapılmak. Hemen yapmaya koyulmak, girişmek. Bir şeyin üzerine bir veya birkaç kez dolanmak. Kollarını dolamak, kucaklamak. Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek. Bütün gücü ile ele almak.

KALKIŞMAK

Yetenek, imkân ve gücü aşan bir işe girişmek. Girişmek, başlamak, yeltenmek.

KALKMAK

Gitmek üzere yerinden ayrılmak. Güncelliğini yitirmek. Başka yere gitmek, taşınmak. Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek. Ayakta beklemek. Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak. Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak. Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak. Taşıtlar yola çıkmak. Yukarı doğru yükselmek. Yok olmak, artık bulunmamak. Derlenip götürülmek. Hasta iyileşerek gezecek duruma gelmek. Uygulanmaz olmak. Uçmak, havalanmak. Varlığı, hayatı son bulmak. Uyanarak yataktan ayrılmak. Kabarmak, ayrılmak.

TUTUŞMAK

Birbirini tutmak, birbirine ilişip dokunmak. Bir işe başlamak, girişmek. Yanmaya başlamak, ateş almak. Kızarmak, kızıllaşmak. Telaşlanmak.

GİRMEK

Dışarıdan içeriye geçmek. İncelemek, ayrıntılara inmek. İyice anlamak, iyice bilmek. Erişmek, ulaşmak. Yemek yemek. Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak. Sığmak. Tecavüz etmek, geçmek. Ağrı, sancı başlamak, saplanmak. Zaman anlamlı kavramlar için gelmek. Girişmek, başlamak. Kavgaya tutuşmak. Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek. Yüklenmek. Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. Bulaşmak. Almak, fethetmek. Yazılmak, başlamak. Katılmak.

YELTENMEK

Yapamayacağı bir işe girişmek, özenmek, heves etmek, meyletmek.

SOYUNMAK

Üstündeki giysilerin bir bölümünü veya tümünü çıkarmak. Kendini herhangi bir biçimde göstermeye, bir işi, bir mesleği yapmaya girişmek. Mevlevilikte tarikata girmek.