Kelimeler arşivi içinde; sonunda "irilik" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu irilik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında irilik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde irilik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YAMPİRİLİK
KADİRİLİK
DİRİLİK, GİRİLİK
İRİLİK
İRİLİK
İri olma durumu.
GİRİLİK
Düğün elbisesi.
KADİRİLİK
Şeyh Abdülkadir Geylani tarafından XI. yüzyılda kurulan bir tarikat. Bu tarikata mensup olma durumu.
DİRİLİK
Diri olma durumu.
YAMPİRİLİK
Yampiri olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde İRİLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÖKÇE
Ağaçların üstünde sürekli yeşil duran asalak bir bitki. Kimi birleşiklerde görüleni ve işlev bakımından birilikte davranan öğecik kümesi.
KADİRİYE
Kadirilik.
KUMPİRESİ
Asya, Afrika, özellikle Amerika'nın birçok sıcak bölgesinde, insan ve hayvanların dışasalağı olarak yaşarken, dişileri gebelik süresince konakçı derisi altına girip, türlü irilikte şişkinlikler yapan pire; Amerikan piresi, etkenesi.
DUROCDOMUZU
Amerika'dan köken alan, biri New Jersey'de bulunan Jersey Red diğeri ise New York'ta bulunan Duroc olarak iki farklı soyu bulunan, renk bakımından büyük varyasyonlar gösteren, ancak kabul edilen uygun renkler açık altın sarısıyla kırmızıya çalan kahverengi arasındaki renklerde, orta irilikte kulakları sarkık ve hızlı büyüme oranına sahip domuz ırkı.
CANLANDIRMAK
Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak. Yaşama döndürmek. Bir karakteri oynamak, ona kişilik vermek. Canlılık, tazelik, dirilik getirmek. Yoğunluk, etkinlik kazandırmak. Yaşatmak, birinin kılığına girmek.
ALAMET
Belirti, işaret, iz, nişan. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.
GRİD
Kepeği ve embriyosu alınmış olan tanenin kabaca öğütülmüş, çoğunlukla elenerek parça irilikleri bir örnek duruma getirilmiş biçimi. Radyolojik incelemelerde, ikincil radyasyonun film veya ekrana ulaşmasını engelleyici düzenek, buki.
BOSLUH
Tandıra atılacak irilikte odun.
ORTANCA
Yaş bakımından üç kardeşin büyüğü ile küçüğü arasında bulunan. Taşkırangillerden, kırmızı, pembe veya mor renkli çiçeklerini yaz başında açan, gölgelik yerlerde yetiştirilen bir süs bitkisi (Hydrangea hortensia). Büyüklük, irilik bakımından üç nesne arasında sondan veya baştan ikinci gelen.
CESAMET
Büyüklük, irilik.
AFRİCANDERSIĞIRI
Güney Afrika'da yerli ırklardan geliştirilen, orta irilikte, büyük sarkık kulaklı, boğaları tipik hörgüçlü, beyaz yana doğru uzayan boynuzlu, ısıya dirençli sığır ırkı.
ZAVUR
Gülünç söz, davranış. Sitem, başa kakma. Öfkeyle azarlama, emir. Öfkeli, gürültülü ses. Bağırarak kışkırtma (köpek için). Kibir. Bulgura yakın irilikte un.
BERKSHİREDOMUZU
Orta irilikte vücut yapısı bulunan, İngiltere'den köken alan, vücudu tamamen siyah renkli ancak ayaklar, yüz ve kuyruk ucu beyaz, kulakları dik, büyüme oranı ve kas gelişimi oldukça iyi, erkekleri çok iyi karkas kalitesine sahip domuz ırkı.
DEV
Korkunç, çok iri ve olağanüstü güçlü masal yaratığı. Çok büyük, çok önemli. Olağanüstü irilikte olan.
KADİRİ
Kadirilik'e mensup olan kimse.
DOLU
Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. İçki doldurulmuş bardak. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Boş vakti olmayan, meşgul. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Bir yerde sayıca çok. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.
CAN
İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık. Güç, dirilik. Kişi, birey. Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi. Gönül. Çok içten, sevimli, sevilen, şirin. İnsanın kendi varlığı, özü. Yaşama, hayat.
BÖCÜK
Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Bit. Kurt. Yılan. Barsak kurdu, solucan. Tazı. Kötü kadın. Dirilik, canlılık. Şans. Buzağı. Eski türkçe bög-cek: Böcek (Erzincan Merkez). Böcek. ET bög+cek. Böcek, bağırsak solucanı, parazit. Böcek.