Kelimeler arşivi içinde; sonunda "irenmek" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu irenmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında irenmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde irenmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇEMİRENMEK
DİRENMEK, GİRENMEK, TİRENMEK, YİRENMEK
İRENMEK
İRENMEK
İğrenmek.
DİRENMEK
Herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannüt etmek.
YİRENMEK
İğrenmek.
TİRENMEK
Düşmemek için tutunmak.
GİRENMEK
Çok fazla yüklenmek.
ÇEMİRENMEK
Kolunu veya paçalarını sıvamak, eteğini toplamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde İRENMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİYEGÖRMEK
Söylediğinde direnmek tekrar tekrar söylemek.
DİREMEK
Bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak. Direnmek, karşı koymak, inat etmek, ısrar etmek.
TUTTURMAK
Tutmasını sağlamak. Takip etmek. Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek. Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak. Aklına koyup direnmek, ısrar etmek. Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak.
DURUŞMAK
Çalışmak, uğraşmak. Dediğinde direnmek. Hiddeti geçip yumuşamak.
TEPİNMEK
Ayaklarını hızla yere veya bir şeye üst üste vurmak. Gürültü etmek. Direnmek. Öfke ve sevincini açığa vuracak davranışlarda bulunmak.
DURAVARMAK
İnat etmek, direnmek. Sık sık ve sürekli olarak vurmak. Yorulmak. Oluverdi anlamında kullanılır: Yün yumuşak duravardı.
DIZBARLAMAK
Direnmek, üzerinde durmak.
DİRETMEK
Direnmek, ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek.
GÖĞÜSLEMEK
Göğsünü dayayarak zorlamak. Karşı durmak, engel olmak, direnmek.
DAYATMAK
Dayama işini yaptırmak. Bir şeyi zorla kabul ettirmek, empoze etmek. Başkasının isteğine karşı koymak. Kendi istediğini yaptırmakta direnmek.
DERNEŞMEK
Toplu halde konuşmak, görüşmek. Direnmek. Toplanmak. Gerinmek, esnemek. Toplanmak, yığılmak.
BEKİNMEK
İnat etmek, direnmek. Kapanmak, tıkanmak.
DIRITMAK
Direnmek. Karşı koymak. Kovmak, başından defetmek.
ABRIŞMAK
Arkasına sarılmak, sırnaşmak, çocukça asılıp direnmek. Birden hücum etmek, saldırmak.
DİLEŞMEK
Direnmek. Birbirinden dilemek.
DABANLAMAK
Bağ çubuklarının uçlarını sivrilterek toprağa gömmek. Acemice, şaşkın şaşkın iş yapmak. Bir eşya ya da hayvan satılırken ilk söylenen fiyatta direnmek. Yürümek. Geniş adımla yürümek. Bastığı yeri bilmeden uluorta yürümek. Ayakla çiğnemek. Kuvvetli olarak itmek, sıkıştırmak.
ÜSTELEMEK
Bir düşünce veya istek üzerinde durmak, direnmek, ısrar etmek, tekit etmek. Bir isteği, bir buyruğu tekrarlamak, tekit etmek. Bir şeyin üstüne eklenmek, katılmak, inzimam etmek. Hastalık yeniden ortaya çıkmak, depreşmek, nüks etmek.
TUTUNMAK
Tutup bırakmamak, dayanmak, sarılmak veya asılmak. Aynı yerde ve durumda kalmak, direnmek, dayanmak. Kendi üzerine koymak, kullanmak. Kendini kabul ettirmek, kendine bir yer sağlamak.
DİNCERLEMEK
Bir malın alım satımında fiyat üzerinde direnmek.
DİRENME
Direnmek işi.