İNTİBA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "intiba" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. intiba ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu intiba ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde intiba olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

İNTİBAKSIZLIK

10 harfli kelimeler

İNTİBAKSIZ

7 harfli kelimeler

İNTİBAH, İNTİBAK

6 harfli kelimeler

İNTİBA

Bazı kelimelerin anlamları

İNTİBA

İzlenim.

İNTİBAK

Uyum. İki şeyin ölçülerinin birbirini tutması.

İNTİBAKSIZLIK

İntibaksız olma durumu.

İNTİBAKSIZ

Yaşadığı çevreye veya duruma uymakta güçlük çeken.

İNTİBAH

Uyanma, uyanış.

  -   -   -  

Anlamında İNTİBA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İNTİBA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İZLENİM

Bir durum veya olayın duyular yolu ile insan üzerinde bıraktığı etki, intiba, imaj. Uyaranların, duyu organları ve ilişkili sinirler üzerindeki etkileri veya belirli bir durumun kişi üzerindeki çözümlenmemiş bütün etkisi, intiba.

UYANIŞ

Uyanma işi. Uyanma, intibah. Bilgisizlikten kurtulma durumu. Avrupa'da özellikle İtalya'da XV. yüzyılda başlayan genel sosyoloji ve felsefe öğretileri bütünü, Rönesans.

UYANMA

Uyanmak durumu, intibah. Uyku durumundan çıkma.

UYARLAMAK

Birbirine herhangi bir bakımdan uyar duruma getirmek, intibak ettirmek. Edebî eserleri, sinema, tiyatro, radyo ve televizyonun teknik imkânlarına uygun duruma getirmek, adapte etmek. Bir yabancı eseri, kişi ve yer adlarını değiştirerek yerli bir eser durumuna getirmek, adapte etmek.

YAVŞURMAK

Yapıştırmak, yamamak, intibak ettirmek.

ALIŞMAK

Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.

UYUM

Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk. Bir cismin görüntüsünü tam ağ tabaka üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı, mutabakat. Toplumsal çevreye veya bir duruma uyma, uyum sağlama, intibak, entegrasyon. Ortak özellikleri açısından sesler arasındaki uygunluk, harmoni.

UYMA

Uymak işi, intibak, riayet, tebaiyet, tevafuk.