Kelimeler arşivi içinde; başında "insan" olan, toplam 37 adet kelime bulunmaktadır. insan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu insan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde insan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İNSANMERKEZCİLİK
İNSANBİÇİMCİLİK, İNSANBİLİMCİLİK, İNSANİYETSİZLİK, İNSANCOĞRAFYASI
İNSANİÇİNCİLİK, İNSANCILLAŞMAK
İNSANCILLAŞMA, İNSANMERKEZCİ
İNSANIMSILAR, İNSANİYETSİZ
İNSANSIZLIK, İNSANCILLIK, İNSANCASINA, İNSANGİLLER, İNSANİÇİNCİ, İNSANİYETLİ, İNSANLAŞMAK
İNSANCILIK, İNSANYİYEN, İNSANSILAR, İNSANBİLİM, İNSANLILIK, İNSANLAŞMA, İNSANDOĞUM
İNSANİYET, İNSANOĞLU, İNSANÜSTÜ
İNSANLIK, İNSANSIZ, İNSANCIL
İNSANCA, İNSANLI, İNSANSI, İNSANCI
İNSANİ
İNSAN
İNSAN
Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.
İNSANCILLIK
Eski Yunan ve Latin kültürünü en yüksek kültür örneği olarak alan ve Orta Çağın skolastik düşünüşüne karşı XIV. yüzyılda doğan felsefe, bilim ve sanat görüşü, hümanizm, hümanizma. İnsanlık sevgisini, insan ululuğunu en yüce amaç ve olgunluk sayan öğreti, beşeriyetçilik, hümanizm, hümanizma.
İNSANMERKEZCİ
İnsanmerkezcilik öğretisini benimseyen, insaniçinci, antroposantrist.
İNSANBİLİMCİLİK
İnsanı doğanın en üstün ürünü sayan, insanın bütün özel yönlerini ve niteliklerini onun doğal kökenleri ile açıklayan düşünce akımı.
İNSANİYETSİZ
İnsanlığı olmayan, mürüvvetsiz.
İNSANSIZLIK
İnsansız olma durumu.
İNSANCILLAŞMA
İnsancıllaşmak işi.
İNSANIMSILAR
İnsansılar.
İNSANCOĞRAFYASI
Toplumlar ya da bireyler ile doğal çevre arasındaki karşılıklı etkileşimleri incelemeyi amaçlayan, "Doğa insanın elleri arasında bir kil parçasıdır." görüşünü savunan toplumbilim akımı.
İNSANİYETSİZLİK
İnsaniyetsiz olma durumu.
İNSANCASINA
İnsanca.
İNSANMERKEZCİLİK
İnsanı evrenin merkezi sayan, bütün öbür yaratıkların insan için yaratılmış olduklarını söyleyen dinî nitelikli öğreti, insaniçincilik, antroposantrizm.
İNSANBİÇİMCİLİK
Yüce varlıkları ve tanrıları insan biçiminde tasarımlayan; insana benzer yetenek, tutum ve davranışlarla niteleyen görüş. İnsansal olmayan nesnelerde, özellikle Tanrılarda, insan özellikleri görme biçimindeki görüş. bk. doğaya tapma. İnsanlara özgü olan özellikleri tanrılara, hayvanlara ve cansız nesnelere verme. İnsanın özelliklerini Tanrı'ya (tanrılara), doğanın dış güçlerine ve benzerleri aktararak bunları insan biçiminde tasarlayan görüş. İnsana ait özelliklerin insan dışındaki varlıklara yüklenmesi durumu, antropomorfizm.
İNSANGİLLER
Yaşayan insanı kapsayan familya.
İNSANCILLAŞMAK
İnsancıl duruma gelmek.
İNSANİÇİNCİLİK
İnsanmerkezcilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNSAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADAMLIK
İnsanlık. Yabanlık.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
ADEMOĞLU
İnsan.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
AHLAKLILIK
Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
AKSAN
Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği. Vurgu.
ALAZLANMAK
Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
AKTİNOLOJİ
Güneş ışınlarının hem insan hem de bütün canlılar üzerinde etkisini inceleyen bilim dalı.
AHLATIERBAA
İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.
ADAMCA
İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
AKADEMİ
Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.