İMECE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "imece" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. imece ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu imece ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde imece olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İMECE

Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi. Birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi.

  -   -   -  

Anlamında İMECE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İMECE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GOBAŞMAK

İmece ile iş görmek, yardımlaşmak.

EĞRATLUK

İmece, imece ırgatlığı.

KUBAŞMAK

İmece ile iş yapmak, yardımlaşmak.

KOBAŞMAK

İmece ile iş yapmak, yardımlaşmak.

KEŞEK

Belin ya da çapanın çıkardığı sıkışmış kuru, iri toprak parçası. İmeceyle yapılan iş : Yarın keşeğe kelir misin ?.

İRGAT

İmece.

ÇİMEK

Çimecek yer.

İMECİ

Birçok kimselerin toplanıp elbirliğiyle bir kişinin işini görmesi. İmeceye katılan kimse. (Tahtacı Burhaniye Balıkesir).

EĞRATLIK

İmeceye gelenlerin topluluğu.

IMACI

İmeceye gelen, yardım eden.

KUBAŞIK

Ortaklaşarak, yardımlaşarak iş yapma, imece : Kubaşıkla çift sürek. Ortak : Bu bizim kubaşığın toprağı. Yayla ve bağ komşusu. Bir çobanın baktığı, birbirine katılmış birkaç sürü.

KOBAŞIK

Ortaklaşarak, yardımlaşarak iş yapma, imece.

KARAKUYRUK

İmeceyle çalışan işçilerden en sondaki işçi.

EĞRAT

İmece.

BAYA

Direnme, inat için kullanılır: Baya gimecen sana ne?. Gerçekten, doğru. Belki: Baya kamyon gelmecek. Epey, uzunca. Bayağı, her zamanki gibi. Epeyce, çok fazla. Bilinen. Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak: Bayâ bu hadise böyle mi oldu?. Muhakkak, mutlaka: Ben bu işi bayâ yapacağım. Her zamanki gibi olan, bayağı, hiçbir özelliği bulunmayan:-Bu işi nasıl yaptın?-Bayâ. Hemen hemen: Ali okumayı bayâ öğrenmiş be!. İnadına: Dışarı bayâ gidicen var var mı dicen?. Epeyce, bir hayli, oldukça: Biz otururken bayâ vakit geçti. Fazla, çokça: Bu yıl hayvanlarıma yetecek bayâ samanım var. Hemen hemen. Bayağı.

GUBAŞMAK

İmece ile iş görmek, yardımlaşmak.

ENEL

Ekin biçilirken aynı boyda biçilen kısım. Tarlada imece halinde çalışan işçilerin bir seferde çapaladıkları ya da biçtikleri kısım. Tarlada çalışan işçilerin düzenli bir şekilde sıraya girip çalışmaları. Zıpzıp, bilye. Aynı boyda biçilen ekinlerden yapılan sıra : Bugün iki enel yaptık. (Yukarıtırtar Yalvaç, Gedikli Şarkikaraağaç Isparta; Darıveren Acıpayam Denizli).

HÖBÜL

Ortaklaşa yapılan iş, imece. Ortak: Ali ile Hasan ne vakitten beri höbüldür. Ödünç.

HÖBÜK

Toprağı sürgüleyerek düzeltmeye yarayan el sürgüsü. Ortaklaşa yapılan iş, imece.

GUBAŞMAH

İmece ile iş görmek, yardımlaşmak.