Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ilter" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ilter ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ilter olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ilter olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TRİLOBİLTER
ÖZİLTER
ÇİLTER, FİLTER, KİLTER
İLTER
İLTER
Vatanı koruyan, kayıran kişi. Yurdu koruyan, gözeten, yurtsever kimse.
FİLTER
Sinyal gücünü belli bir frekans aralığında kuvvetlendiren veya kırpan cihaz.
ÇİLTER
Çuval.
KİLTER
Köpeklerin boynuna takılan halka.
ÖZİLTER
Yurdun gerçek koruyucusu, savunucusu olan kimse.
TRİLOBİLTER
Yassı ve söbe biçimi olan vücutları dorsal bölgede boyuna yarıklarda üçe bölünmüş olan deniz eklembacaklıları olup paleozoikde çok gelişmişler ve bugün soyları tükenmiştir.
Bu bölümde tanımı içerisinde İLTER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEAGLEKÖPEĞİ
İngiltere'den köken alan, muhtemelen Harrier ile İngiltere'deki diğer tazıların birleştirilmesi sonucu geliştirilmiş, gruplar hâlinde, tek tek veya çiftler hâlinde tavşan, sülün ve bıldırcın avlamak için kullanılmış, ufak yapılı, sağlam bünyeli, vücut hatları köşeli ve çok hareketli, kürkü kısa tüylü, kaygan ve bakımı kolay, rengi kızıl ve beyaz, turuncu ve beyaz, sarı ve beyaz olmak üzere üç renk olabilen, düz ve karışık tüylü olmak üzere tüylerinden ayırt edilebilen iki alt tipi bulunan, gözleri kahverengi ve karakteristik bir yalvaran bakışı olan, nazik, tatlı, hayat dolu, meraklı, sosyal, cesur ve akıllı bir yapıda, en popüler koku alan tazılardan olan, av köpeği ve bekçi köpeği olarak yetiştirilen ayrıca mükemmel bir narkotik arama köpeği ve harika bir aile dostu da olabilen, kimi doğuştan ve kalıtsal hastalıkların sıklıkla görüldüğü ve ufak olduğu için tıbbi deneylerde kullanılan köpek ırkı.
NEBELUNGKEDİSİ
Amerika'dan köken alan, en belirgin özellikleri geniş boyutlu yassı ve düz baş yapısı ve dolgun tüyleri olan, tüyleri çift kat olmasından dolayı vücut hatları pek belli olmayan, tüyleri orta uzunlukta, parlak ve tek renk tonlarında olup Amerika'da grinin açık tonları, İngiltere'de maviye dönen renklerde, atılan objeleri yakalayıp getirmekten çok hoşlanan, sevecen, hareketli ve oldukça zeki yapıda, yarı uzun tüylü kedi ırkı.
BERKSHİREDOMUZU
Orta irilikte vücut yapısı bulunan, İngiltere'den köken alan, vücudu tamamen siyah renkli ancak ayaklar, yüz ve kuyruk ucu beyaz, kulakları dik, büyüme oranı ve kas gelişimi oldukça iyi, erkekleri çok iyi karkas kalitesine sahip domuz ırkı.
AİREDALETERİYERİ
İngiltere'den köken alan, büyük Teriyerler sınıfına giren, 1. yüzyılın ortalarında Working Teriyer ile Otter Hound'un birleştirmeleri sonucu geliştirilmiş, tilki sansar gibi av hayvanlarının yakalanmasında kullanılmış, tüy yapısı kalın, burnu siyah, rengi bej rengi tonlarındaki tüyler içerisine dağılmış siyah ve koyu gri, göğsünde siyahlıkla birlikte kızıl ve beyaz lekeler görülebilen, bacakları, göğsü, karın altı, başı ve kulakları bej renkli, akıllı cana yakın ve sadık, günümüzde refakat ve yardım köpeği olarak yetiştirilen, polis ve asker köpeği olma özelliklerini beraberinde taşıyan köpek ırkı.
DENGELEMEK
Dengeli duruma getirmek. Bir cismi güç katarak veya eksilterek denge durumuna getirmek.
MAMIR
Sağlam : Benim elbise çok mamırmış. Bütün, temelli, büsbütün. Hep birlikte. Çişli. Memur. Orta Çağ İngiltere'sinde öykü anlatana verilen, ad.
GUİNEA
İngiltere'de 1663 yılında ilk defa makinelerle basılan 21 şiling değerindeki altın madeni para.
FİELDSPANYELİ
İngiltere'den köken alan, İngiliz Cocker Spanyel ırkına vücut büyüklüğü bakımından seleksiyon uygulanarak geliştirilen, İngiliz Cocker Spanyelden vücut büyüklüğü ve düz rengiyle ayrılan, kulakları orta uzunlukta, tüylü ve yassı olup gözlerin hizasından alt çene hizasına kadar başa yapışık bir biçimde uzanan, tüyleri parlak, su geçirmez, tek katlı, orta uzunlukta, dalgalı ve ipeksi genellikle tek renkli siyah, kızıl-kahverengi, altın-kızıl, gölgeli ayrıca ana renk üzerine ten rengi desenli veya benekli de olabilen, bacak, göğüs, kulak, kuyruk ve karın bölgesindeki tüyleri daha uzun, kuyruğu genellikle kısa, bağımsız bir karakteri olmasına rağmen, yumuşak başlı, sevecen ve ilgili, çabuk öğrenen ve sesli emirleri çok hızlı biçimde yerine getiren, bir avcı yardımcısı olarak her koşulda çalışabilen, günümüzde Amerika'da seyrek rastlanan, av ve bekçi köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı.
İNGİLİZCE
Hint-Avrupa dil ailesinden, İngiltere'de, biraz farklı biçimiyle Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve İngiliz uygarlığını benimsemiş olan ülkelerde kullanılan dil, İngiliz İngilizcesi. Bu dille yazılmış olan.
CİRCLORAMA
SSCB'de geliştirilen Kinopanorama adlı çember görüntülük işleminin İngiltere'deki adı.
FENOLFİTALEİN
Beyaz renkte, ağız yoluyla kullanılmasını takiben sindirim kanalından % 15 oranında emilen ve kalanı dışkıyla çıkarılan, başta kalın bağırsak olmak üzere ince bağırsakları da irkilterek ishale neden olan ve çoğunlukla küçük hayvanlarda kullanılan uzun etki süreli bir ilaç. Asit solüsyonlarda renksiz, alkali solüsyonlarda ise pembe renk veren indikatör madde.
ELGİNCİLİK
(Resim, Heykel, Mimarlık) 1. y.y.da İngiltere'nin İstanbul elçisi iken Atina Parthenon'un kabartmalarını Londra'daki British Museum'a kaçıran Lord Elgin'in adından türetilmiş bir deyim olup, sanat yapıtlarını bulundukları yerden kaçıranlar için kullanılır.
İNGİLİZ
İngiltere halkından olan kimse.
LORT
İngiltere'de babadan oğula veya ailenin ilk erkek kişisine geçen veya kral tarafından bağışlanan soyluluk unvanı. Çok zengin kimse. Lortlar Kamarası üyesi. Sükseli, kalantor, gösterişli kimse.
ONS
Genellikle gümüş, altın ve platin gibi kıymetli metallerin veya elmas, yakut gibi değerli taşların kütlelerinin ölçülmesi için kullanılan, Fransa'da 30,59 gr, İngiltere'de 28,349 gr ağırlığında bir ağırlık ölçüsü birimi.
JESTER
Orta Çağ İngiltere'sinde, zaman zaman oynayarak öykü anlatan sanatçı.
KAMARA
Gemilerde oda. İngiltere yasama meclisi.
DABANLAMAK
Bağ çubuklarının uçlarını sivrilterek toprağa gömmek. Acemice, şaşkın şaşkın iş yapmak. Bir eşya ya da hayvan satılırken ilk söylenen fiyatta direnmek. Yürümek. Geniş adımla yürümek. Bastığı yeri bilmeden uluorta yürümek. Ayakla çiğnemek. Kuvvetli olarak itmek, sıkıştırmak.
BARD
Ortaçağ'ın başlarında, Avrupa'da ve daha çok ingiltere'de öykü anlatan sanatçı. Kelt ozanı.
BULDOG
İngiltere'de çıkarılan yabancı tahvil.