İLLİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "illi" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. illi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu illi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde illi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

İLLİBİDE, İLLİYYET

7 harfli kelimeler

İLLİNUM, İLLİYET

6 harfli kelimeler

İLLİPE

5 harfli kelimeler

İLLİK, İLLİM, İLLİS

4 harfli kelimeler

İLLİ

Bazı kelimelerin anlamları

İLLİ

İlle. Nedensel. nedensel.

İLLİPE

Bassia latifolia yağı. Borneo mum yağı.

İLLİK

Başka birine gidecek, verilecek şey : Gız evladı değil mi nasıl olsa illiktir. Derli toplu olmayan, derbeder kişi. Çocukların saklambaç oyununda ebeyi seçmek için çektikleri kur'a. İnsan topluluğu, halk. Sahur yemeği. İnsan. Musalâha, müsalemet, dostluk, barışıklık. itaat, inkiyat. Memleket malı, beylik.

İLLİM

Derli toplu olmayan, derbeder kişi.

İLLİS

Saklambaç oyunu.

İLLİNUM

Asite karşı dirençli Ni, Cr, Co, W, Al, Mn, Ti, B ve Si alaşımı.

İLLİYET

Nedensellik.

İLLİYYET

nedensellik. -rabıtası: nedensellik bağı.

İLLİBİDE

Kırlarda kendiliğinden biten, ıspanağa benzeyen, baharlı bir çeşit ot.

  -   -   -  

Anlamında İLLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İLLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ÇİMENTO

Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz.

AKINTILI

Akıntısı olan. Eğik, eğimli, meyilli.

ENANİYET

Bencillik.

AYMAZLIK

Çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu, aymaza yakışacak durum, gafillik, gaflet, dalgı.

ÇORAK

Verimli olmayan (toprak). Verimsiz, kısır. Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak. Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz. Acı (su).

CİBİLLİYETSİZLİK

Cibilliyetsiz olma durumu.

BİLEZİK

Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.

BALYEMEZ

Kara ve deniz savaşlarında kullanılan, orta çapta, uzun menzilli, tunçtan top.

BİLGİSİZLİK

Bilgisiz olma veya bilgi yokluğu durumu, bilisizlik, cahillik, cahiliyet, cehalet.

BAKANLIK

Bakan olma durumu, vekillik, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bakanın yönetimi altındaki kuruluşların bütünü, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bu kuruluşların bulunduğu yer.

DÜŞKÜNLÜK

Düşkün olma durumu, iptila. Paraca sıkıntıda olma, gözden düşme. Çoğu kez bünyeye bağlı sürekli ve aşırı güçsüzlük. Rezillik, insana yakışmayan hayat biçimi.

CERBEZELİ

Girgin, kolaylıkla ve inandırıcı söz söyleyen, dilli.

ÇETREFİLLİLİK

Çetrefilli olma durumu.

ARAZÖZ

Yolları ve yol kenarlarındaki yeşillikleri sulamakta kullanılan araç.

BALÇIK

İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur, mil. Güçlük çıkartan. İçindeki kil oranı yüksek, yağlı, su geçirmez, koyu toprak.

EGOİZM

Bencillik.

EGOİSTLİK

Bencillik.

ASALET

Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.

ALAYBOZAN

Bir tür fitilli tüfek.