Kelimeler arşivi içinde; başında "iliştir" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. iliştir ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu iliştir ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde iliştir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İLİŞTİRİLEBİLMEK
İLİŞTİRİLEBİLME
İLİŞTİREBİLMEK, İLİŞTİRİVERMEK
İLİŞTİREBİLME, İLİŞTİRİVERME
İLİŞTİRİLMEK
İLİŞTİRİLME
İLİŞTİRCİK, İLİŞTİRMEK
İLİŞTİRİK, İLİŞTİRME
İLİŞTİR
İLİŞTİR
Süzgeç, kevgir. Ezik, ezilmiş şey. Kevgir; süzgeç.
İLİŞTİRİLMEK
İliştirme işi yapılmak, eğreti takılmak, hafifçe tutturulmak.
İLİŞTİRMEK
İlişmesini sağlamak. Bağlamak, tutturmak, eğreti takmak, hafifçe tutturmak.
İLİŞTİRME
İliştirmek işi.
İLİŞTİRİVERMEK
Çabucak iliştirmek.
İLİŞTİRCİK
Kapılarda kullanılan ağaç tutamak. (Kandilli Bozüyük Bilecik).
İLİŞTİRİK
Et sucuğu.
İLİŞTİREBİLMEK
İliştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
İLİŞTİRİLEBİLMEK
İliştirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
İLİŞTİRİLME
İliştirilmek işi.
İLİŞTİRİVERME
İliştirivermek işi.
İLİŞTİRİLEBİLME
İliştirilebilmek işi.
İLİŞTİREBİLME
İliştirebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde İLİŞTİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KADAMAK
Ölmek, gebermek. Teyellemek, iri iri dikmek. Sıkıştırmak, bağlamak. İki şeyi birbirine çivi ile iliştirmek. Hayvanı bir yere kısa ve sıkı bağlamak. Gövdeyi bir yönden öbür yöne çevirememek, tutulmak. İri iri, kaba dikmek.
DUTTURMAK
Uydurmak, benzetmek. İliştirmek: Şu kâğıtları iğne ile dutturuvir.
TIRMANMAK
El ve ayaklarıyla tutunarak veya tırnaklarını iliştirerek dik bir yere çıkmak. Bir şeyin eğimini izleyerek yükselmek. Bitki, yakınındaki bir nesneye tutunarak yükselmek. Yokuş, merdiven vb. çıkmak. Belli bir durum, olay gittikçe güç kazanmak, giderek etkisini artırmak.
LEFFETMEK
İçine sokmak, iliştirmek.
KONDURMAK
Konma işini yaptırmak. Birden yapıvermek ya da söyleyivermek. Gelişigüzel takmak, iliştirmek. Yakıştırmak, haksız yere birtakım eksiklikler isnat etmek, üzerine yormak.
İLGİLEMEG
iki parçayı birbirine iğreti olarak dikmek, iliştirmek.
KOÇBOYNUZU
Üzerine ip iliştirmeye yarayan, iki kulaklı ağaç veya metal çengel. Elibelinde.
ASMAK
Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.
İLİŞİK
İliştirilmiş, eklenmiş, bağlanmış, merbut. Ek. İlgi, bağlılık, ilişki, münasebet. Bir şeyle ilgili, ilişkin, ait.
TUTTURMAK
Tutmasını sağlamak. Takip etmek. Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek. Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak. Aklına koyup direnmek, ısrar etmek. Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak.
TAKMAK
Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek. Borç bırakmak. Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek. Sınavını başaramamak. Ad, lakap koymak. Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek. Önemsemek, önem vermek, tınmak. Biriyle olumsuz olarak uğraşmak. Kuşanmak.
LEF
İçine sokma, iliştirme.
İLKİP
Dikicilerin iğnelerinin başındaki mumlu ip. Dikicilerin iğnelerinin başında bulunan ve mumlu ipliğe iliştirilen bükümlü iplik.
İLİŞDİRMEK
İliştirmek; teyelle tutturmak.
RAPTETMEK
Bir şeyi bir yere iliştirmek, tutturmak.
ÇATMAĞ
İki parçayı birbirine birleştirmek, iliştirmek.
İLDİRMEK
Değdirmek, dokundurmak. Kabataslak dikmek. Hafif ışık vermesi için ateş yakmak. Kapatmak. Değdirmek. Değirmek, dokundurmak, iliştirmek.
ŞİNGMEK
Saplamak, iliştirmek (iğne, balta, kürek ve benzerleri nesne için). Takmak: Başına bir gül şingile. Dikmek.
ÇATMA
Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.
KADAKLAMAK
Çivilemek. Bağlamak, eklemek. Biçimine getirmek, işi yerinde yapmak. Meyveli dalların kırılmaması için destek koymak. İliştirmek, tutturmak.