Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ikili" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ikili ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ikili olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ikili olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İKİLİ
İki parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden iki tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda iki işareti bulunan (kâğıt veya pul). İki taraf arasında yapılmış. İki kişiden oluşmuş topluluk. İkili bahis. İki çalgı veya iki ses için düzenlenmiş müzik parçası, düet.
DİKİLİ
Dikilmiş olan. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
KÜÇÜKDİKİLİ
Adana ili, Seyhan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BÜYÜKDİKİLİ
Adana şehrinde, Seyhan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde İKİLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PİRAMİTÇİK
Eski Mısır piramitlerinde ve dikili taşlarında tepelik olarak yer alan küçük piramit.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
OBELİSK
Dikili taş.
DOLMEN
İkisi dikili, üçüncüsü de bunların üzerine kapak gibi yatırılmış üç büyük taştan oluşturulmuş Taş Devri mezarı.
ANLAŞMAZLIK
İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza, sürtüşme.
FLORÜR
Florun başka bir elementle verdiği ikili birleşik.
SABAHÇI
Nöbeti sabaha doğru olan veya sabaha rastlayan kimse. İkili öğretim yapan okullarda öğleden önce ders gören öğrenci, öğlenci karşıtı. Uyumadan sabahı bulan kimse.
ÖĞLENCİ
İkili öğretim yapan okullarda öğleden sonra ders gören öğrenci, sabahçı karşıtı.
PENCÜDÜ
Zarla oynanan oyunlarda zarların üst yüzünün birinin beşli, öbürünün ikili gelmesi, beş iki.
KONÇİNA
İkiliden altılıya kadar olan oyun kâğıtları.
DİP
Oyuk veya çukur bir şeyin en alt bölümü. Kapalı bir yerin kapıya göre en uzak bölümü. Dikili duran bir şeyin yerle birleştiği nokta ve çevresi veya bir şeyin yanı başı. Taban. Arka, kıç.
HARÇ
Harcanan para, masraf. Yapıda tuğla veya taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılmış olan karışım. Resmî işlerde devlet veznesine ödenen para. Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin bütünü. Bahçıvanlıkta değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı veya süsleyici şeyler.
ÇİFTE
İkisi bir arada bulunan veya ikili. İki namlulu av tüfeği. Çift kürekli (sandal, kayık). At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu, tekme.
MEYVELİK
Meyve ağacı dikili, belirli büyüklükte yer, yemişlik. Meyve konulan kap, yemişlik.
ÇITÇIT
Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.
CİHARIDÜ
Zarla oynanan oyunlarda zarlardan birinin dörtlü, öbürünün ikili düşmesi.
REASÜRANS
İkili sigorta.
KUKULETA
Yağmur, soğuk vb. dış etkilere karşı başa geçirilen, giysiye dikili veya ayrı olarak kullanılan başlık.
GERÇEKLİK
Gerçek olan, var olan şeylerin tümü, hakikat, hakikilik, şeniyet, realite, reellik.
ÇİFTLENMEK
İkili duruma getirilmek.