İDERE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "idere" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. idere ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu idere ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde idere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İDERE

Arapça kökenli idâre: İdare etmek (Erzincan Merkez).

  -   -   -  

Anlamında İDERE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İDERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MAKİNELEŞMEK

Üretimde makine gücünden, giderek daha çok yararlanmak. Davranışları, hareketleri makinelerinkine benzer duruma gelmek, bazı işleri alışkanlıkla yapmak.

KÖSEMEN

Sürünün önünden giderek ona kılavuzluk eden koç ya da teke. Yol gösteren kılavuz. Dövüşken iri koç veya teke. Borsada öncülük yapan hisse.

ONARMAK

Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek. İşlenen bir kusuru, yapılmış olan bir yanlışlığı giderecek veya önleyecek davranışlarda bulunmak. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapmak, ilk duruma getirmek, restore etmek.

SİLMEK

Bir şeyin ıslaklığını gidererek kuru duruma getirmek. Tahta malzemeyi makineyle düzgün ve pürüzsüz hâle getirmek. Bir yazı, çizgi vb.ni kazıyarak veya sürterek yok etmek. Üstünlük göstererek o alanda üstün olanları ikinci plana atmak. Üzerine genellikle bir bez sürterek tozlarını, kirlerini almak veya parlatmak. İlişkisini koparmak, yok saymak. Üzerini çizerek atmak, yok etmek. Ortadan kaldırmak, yok etmek veya gidermek.

KARANFİL

Karanfilgillerden, güzel renkli çiçekler açan bir süs bitkisi (Dianthus caryophyllus). Mersingillerden, Molük Adaları'nda, Filipinler'de ve Hindistan'da yetişen ve yaprakları sürekli yeşil kalan bir ağaç (Caryophyllus aromaticus). Bu ağacın karanfil yağı elde edilen ve baharat olarak kullanılan, ağız kokusunu gideren, acımsı, koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcuğu.

MANEVRA

Bir aletin işleyişini düzenleme, yönetme işi veya biçimi. İstenilen amaca ulaşmak için tutulması gereken yol. Geminin bir yere yanaşmak veya bir yerden çıkmak için yaptığı hareket. Hareket, gidiş geliş. Lokomotifin, katar katmak veya katar dağıtmak için ileri geri giderek hattan hatta geçmesi. Tatbikat.

ŞİDDETLENDİRMEK

Şiddetini giderek artırmak.

GERİLEME

Gerilemek işi. Gelişimin daha erken dönemlerine geri dönme. Geri çekilme, ricat. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi. Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu. Bir dokunun, bir organın değişim geçirmemesi veya bir yapının basitleşmesi.

İSTİNTAÇ

Sonuç çıkarma. Bir büyük önermeden küçüğe ve sonurguya, yasalardan olaylara, nedenden sonuca giderek sonuç çıkarma.

SİRTAKİ

Kolların ve ayak hareketlerinin önemli olduğu, giderek hızlanan bir tür halk oyunu.

ANBEAN

Her an. Giderek. Dakika dakika. Ara sıra.

SANAYİLEŞMEK

Üretimde makine, tezgâh vb. maddi üretim araçlarına giderek daha çok yer vermek, endüstrileşmek.

GİTGİDE

Zaman ilerledikçe, giderek, gittikçe, ileride.

ÇARDAŞ

Ağır ritimlerle başlayan ve giderek hızlanan Macar halk dansı.

ANDROPOZ

Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.

KREŞENDO

Çalgıların giderek daha yüksek ses verecek biçimde çalınma durumu.

KAPI

Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Gidere yol açan gereksinim.

BEYAZLATICI

Dokunan kumaşların renk tonlarını açan veya beyazlatan ve kumaşlar üzerindeki lekeleri gideren (kimse). Daha beyaz duruma getiren kimyasal madde.

MATRAK

Savaşmayı öğretmek için kullanılan, ucu giderek yuvarlaklaşan kalın sopa, değnek. Eğlenceli, gülünç, hoş.

GİTTİKÇE

Zaman ilerledikçe, gitgide, giderek.