Sonu İDEM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "idem" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu idem ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında idem olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde idem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

NİCİDEM

5 harfli kelimeler

BİDEM, ÇİDEM, DİDEM

4 harfli kelimeler

İDEM

Bazı kelimelerin anlamları

İDEM

İdam.

DİDEM

"Gözüm, gözüm gibi sevdiğim, sevgilim" anlamında kullanılan bir isim".

ÇİDEM

Çiğdem: Bugün çidem toplamağa gidelim.

NİCİDEM

Ne yapayım.

BİDEM

Bir defasında.

  -   -   -  

Anlamında İDEM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İDEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HİPERLİPİDEMİ

Hiperlipemi. Atlar ve köpeklerde kalıtsal, hipotiroidizm, şeker ve cushing hastalığı gibi kimi iç salgı bozukluklarında ortaya çıkan, serum kolesterol ve trigliserit seviyesinin artışıyla belirgin olan bir hastalık. Kanda lipit düzeyinin anormal derecede artışı, lipemi, lipidemi, hiperlipemi.

SABAHYILDIZI

Afrika'da yetişen sert ve kaba dokulu, turuncu sarı renkli ağaç (Nauclea didemichii).

EPİDEMİOLOJİK

Epidemioloji ile ilgili.

KÖP

Kağnı arabalarının ön ve arkasına enlemesine konulmuş iki uzun ve yassı tahta. Kağnı arabaları sap taşırken ok arasına konulan parmaklıkları birbirine bağlayan parça. Çok : Bugün işim köptür, gidemeyeceğim. Ağılı ot yiyen hayvanlarda şişmeyle beliren hastalık. Küreğin, baltanın sap takılan yeri. Kağnı dingili (Çayağzı). Kağnıda çatal ağacın arkasına çakılan tahta parçası. (Alçılı Delice Ankara). Çok.

ANITSI

Anıtı andıran, anıta benzeyen, anıt gibi, anıtımsı, abidemsi.

HİPERGLİSERİDEMİ

Kanda aşırı gliseridler, genellikle trigliseridlerin olması. Hipertrigliseridemi.

HİPERLİPEMİ

Kanda aşırı miktarda yağ bulunuşu, lipemi, lipidemi, hiperlipidemi. Hiperlipidemi.

DOKUŞMAK

Yiyecek mideye dokunmak: Biber mideme dokuşur. Çarpışmak, müsademe etmek.

HİPERLAKTASİDEMİ

Kanda laktik asit miktarının artması. Laktik asidemi.

EPİDEMİYOLOJİ

Bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkışının incelenmesi. Hastalıkların nedenlerini, görülüş oranlarını, yayılışlarını, hastalıklara karşı önlem ve korunma yollarını inceleyen bilim dalı. Belirli bir hayvan veya insan popülasyonlarında hastalıkların ortaya çıkışı, yayılışı, bu hastalıklardan korunma ve kontrol stratejileri, yaralanma ve öteki sağlıkla ilgili olayları inceleyen bilim dalı, salgın hastalıklar bilimi. Veteriner hekimlikte genellikle epizotiyoloji kavramı kullanılırken, beşeri hekimlikte epidemiyoloji kavramı kullanılmaktadır.

HONÇA

Gelin evinden damat evine gönderilen gerdeklik yemek ve tatlı. Gelin ve damada ikram edilen meyve, çerez. Gelin ve damat evlerine tepsi içerisinde gön derilen hediye, çerez. Gelin evine kına ile beraber gönderilen kuru yemiş. Oğlan evinden kız evine giden nişan hediyesi. Perşembe akşamı kız evinden oğlan evine gönderilen yemek. Cuma günü geline götürülen baklava, börek ve benzerleri şeyler: Geline gelen honçalar pek yağlı ve tatlısı bol olmuş. Geline giden yiyecek. Çocuk doğduğu zaman dağıtılan çerez. 10.. Gelişigüzel yapılmış yufka ekmeği durumu. 1. Kuru yemiş. 1. Piliç kızartması. Armağan: Evine honçasız gidemeyiz. Davarlar kuzuladığı zaman, ağanın çobana verdiği bahşiş. Müjde karşılığında verilen armağan, bahşiş. Bir kadının kocası evinden gizlice babası evine gönderdiği eşya. Üstünde yemek de yenilen hamur tahtası. Hediye. Hamur tahtası.

BOMEK

Bulanmak: Yüreğim boyer herhal midemi üşüttüm.

EPİZOOTİK

Aynı anda birçok hayvanda görülen, hayvanlar arasında bulaşıcı nitelik gösteren belli bir hastalığın hayvanlar arasında aynı anda görülmesi. Aynı anda birçok hayvanda görülen, hayvanlar arasında bulaşıcı nitelik gösteren. Belli bir hastalığın hayvanlar arasında aynı anda görülmesi, hayvanlar arasındaki hastalık salgını. İnsanlarda epidemik olarak ifade edilir.

EPİZOOTİYOLOJİ

Hayvanlarda görülen bulaşıcı hastalıkları ve hastalık salgınlarını konu alan bilim dalı. Belirli bir hayvan veya insan popülasyonunda hastalıkların ortaya çıkışı, yayılışı, bu hastalıklardan korunma ve kontrol stratejileri, yaralanma ve öteki sağlıkla ilgili olayları inceleyen bilim dalı. Veteriner hekimlikte genellikle epizotiyoloji kavramı kullanılırken, beşeri hekimlikte epidemiyoloji kavramı kullanılmaktadır.

SALGIN

Kısa zamanda çevredeki insan, hayvan veya bitkilerin büyük bir bölümüne bulaşan, müstevli. Bir hastalığın veya başka bir durumun yaygınlaşması ve birçok kimseye birden bulaşması, epidemi. Gereğinde herkesten para veya mal olarak toplanan geçici vergi. Belli bir hareketin, davranışın, sözün toplumda yaygınlaşması. Bir şeyin bir yere girip her yanı kaplaması, istila.

BOCALAMAK

Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.

BIRR

Karşısındakine nisbet yaparak denilen 'hayır' -Ahmet: Biz de geziye gideceğiz. Ayşe -Bırr.. Siz gidemiyeceksiniz ki.

İNSİDENS

Epidemiyolojide, belirli bir zamanda yeni hastalık vakalarının sayısı, prevalansın aksine bir oran ölçüsü. Belirli bir popülasyonda hastalık vakalarının görülme sıklığı.

GİYE

Ot: Koyuna giye getirmeye gidem. Çorap şişi.

ALAKMAK

Dişi köpek erkek istemek. Açlıktan mide sancımak, kazınmak: Midem alakıyor.