İCRA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "icra" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. icra ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu icra ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde icra olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İCRA

Bir müzik eserini oluşturan notaları sese çevirme. Yapma, yerine getirme, bir işi yürütme. Adliyenin bu işle görevli dairesi. Borçlunun alacaklıya karşı yapmak veya ödemekle yükümlü bulunduğu bir şeyi adli bir kuruluş aracılığıyla yerine getirme.

İCRACILIK

İcracının yaptığı iş.

İCRACI

Bir buyruğu yerine getiren kimse. İcranın verdiği kararları uygulayan görevli. Bir konserde bir eseri çalan veya söyleyen kimse.

İCRAATÇI

Uygulayan, çalışan, yapan kimse.

İCRAAT

Yapılan işler, çalışmalar, uygulamalar.

İCRAN

İrin; cerahat.

  -   -   -  

Anlamında İCRA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İCRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İCİRA

İcra.

BAKAN

Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.

ÜZÜNLEME

Konusu gönül hicranları ve dünya hüzünleri olan şiir türü (ÜZÜNLÜ, Elégiaque).

İJRAT

Arapça kökenli icrâât: icraat; davranış; hâl ve hareket.

HACZETMEK

Bir alacağın ödenmesi için borçlunun geçim ve mesleğinde gerekli olan şeyler dışında kalan para, aylık veya malına icra dairesi el koymak.

TUŞE

Tekniklerin deneyimle doğru ve kulağa hoş gelir biçimde icra edilmesi.

MUNSUR

İcra memuru.

YORUMLAMAK

Bir yazıyı veya bir sözü yorum yaparak açıklamak, tefsir etmek. Bir müzik parçasını, bir tiyatro oyununu kendine özgü bir duyarlılık ve teknikle çalmak, söylemek veya oynamak, icra etmek. Bir olaya, bir duruma bir anlam vermek, tabir etmek.

HACİZ

Bir alacağın ödenmesi için borçlunun parasına, aylığına veya malına icra dairesi tarafından el konulması.

PERDESİZLEŞME

Bir eserin icrası sırasında, bulunulması gereken perde frekansının dışına çıkılması.

CIZGARA

Toplu olarak Türk müziği icra edilirken kullanılan bir yaylı saz türü.

NOTALAMA

Notalamak işi, notasyon. Seslerin ve icranın işaretleri olarak belirlenen şekiller bütünü, notasyon. Halk oyunlarındaki hareketlerin işaret ve şekil olarak yazılması, notasyon.

YÜRÜTME

Yürütmek işi. Uygulama işi, icra. Merkezî yönetim ve yerinden yönetim kuruluşlarının hepsi.

TOUCHİNG

Tekniklerin deneyimle doğru ve kulağa hoş gelir biçimde icra edilmesi.

TEMASLAMA

Bir çalgıda notaları duraksamaksızın arka arkaya hızlıca ve yumuşak bir biçimde icra etmek. Vurulan telin tınısı kaybolmadan penalama yapmaksızın çekiçleme ve salma gibi yöntemlerin arka arkaya çok hızlı bir biçimde hafifçe uygulanması.

VİNTAGE

Geçmiş dönemlerde başarıyla icra edilmiş müzik tonları ve bu tür icrada kullanılabilir özellikte, görünümde veya olgunlukta çalgı ve çalgı parçaları.

İNTONATİON

Müzik icrasında, notaların kaynağı bir insan sesi veya perdesiz bir çalgı ise icra eden müzisyen ile, perdeli bir çalgı ise çalgının teknik yapısı ve ayarları ile ilişkili olan, seslerin doğru notada tınlaması.