Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hız" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hız ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında hız olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hız olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GARASAHIZ
DİKEYHIZ
HIRHIZ, NIRHIZ, ÜSTHIZ
DIHIZ, NAHIZ, NIHIZ, SAHIZ, ŞAHIZ
HIZ
HIZ
Çabukluk, sürat. Bir hareketten doğan güç, şiddet. Alınan yolun harcanan zamana oranı, sürat. Çaba, güç, gayret, takat.
DİKEYHIZ
Bir yıldızın devinme hızının bakış doğrultusundaki bileşeni (bk. şekil R. 2); bize doğru yaklaşma ya da bizden uzaklaşma hızı. Çoğunlukla km/sn birimi kullanılır.
ŞAHIZ
Sakız.
HIRHIZ
Hırsız.
ÜSTHIZ
Aktarma dingilinin motor anadingilinden daha hızlı dönmesini sağlayan dişli düzeni ile oluşturulan hız.
SAHIZ
Sakız.
NIHIZ
Cimri.
NIRHIZ
Cimri.
DIHIZ
Üstüne basılmış sert toprak. Dar, sıkı, tıkız. Toplu, orta boylu, sağlam yapılı, ağır kimse, tıknaz. Suyu az gelerek iyi pişmemiş yemek, susuz ve katı olduğundan boğazda kalan yiyecek.
NAHIZ
Davar sürüsü. Çalışmaya alıştırılmamış at, hergele.
GARASAHIZ
Katran, zift.
Bu bölümde tanımı içerisinde HIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.
BOŞANMAK
Karı ve koca mahkeme kararı ile birbirinden ayrılmak. Dertlerini, yakınmalarını anlatmak. Sıyrılmak, kurtulmak. Kapalı bir yerde bulunan insanlar birden dışarı çıkmak. Hayvan, başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak. Baskı altında gergin duran bir şey, birden ve hızla kurtulmak. Bol bol akmak.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
BETATRON
Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç.
BAHRİ
Denizle ilgili. Uzun boyunlu, sivri gagalı, boynunun önü ve göğsü parlak beyaz olan, alçaktan ve hızlı uçan, suya bağımlı bir tür kuş (Podiceps cristatus).
CEYLAN
Çift parmaklılardan, boynuzlugiller familyasından, çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile tanınan, ince bacaklı, zarif, memeli hayvan, ahu, gazal (Gazella dorcas).
ANDANTİNO
Andanteden daha canlı, daha hızlı bir biçimde (çalınmak).
ANTİLOP
Antiloplardan, sıcak ülkelerde yaşayan, çok hızlı koşan, boynuzlu bir hayvan (Anthilopus). Bu hayvanın derisinden yapılmış.
AKSIRMAK
Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
ALABİLDİĞİNE
Sınırsız, uçsuz bucaksız bir biçimde. Olanca hızı ile. Aşırı derecede, gereğinden çok, gırla, sıvırya.
ATILIM
Atılma işi. Herhangi bir konuda ilerleme çabası. Hızla ilerleme, hamle, savlet. Sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan atılış, atak, hücum. İleri atılma.
ATLAMA
Atlamak işi. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılmış olan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.
ACUL
Aceleci. Hızlı, çabuk.
ALLEGRO
Canlı, neşeli ve hızlı bir biçimde (çalınarak).
ASILMAK
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.
ACCELERANDO
Gittikçe hızlanarak.
BURGAÇ
Beklenen hızından farklı bir biçimde ve beklenmeyen yönlerden gelen şiddetli hava akımı, türbülans.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
AKINTIÖLÇER
Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.