Kelimeler arşivi içinde; başında "hırs" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. hırs ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hırs ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hırs olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HIRSLANDIRMAK
HIRSLANDIRMA, HIRSIZCASINA
HIRSIZLAMAK
HIRSSIZLIK, HIRSLANMAK, HIRSIZLAMA
HIRSIZLIK, HIRSLANIŞ, HIRSLANMA, HIRSLILIK
HIRSIZCA
HIRSENK, HIRSSIZ
HIRSIZ, HIRSEL, HIRSLI
HIRS
HIRS
Sonu gelmeyen istek, aşırı tutku. Öfke, kızgınlık.
HIRSLANMA
Hırslanmak işi.
HIRSSIZLIK
Hırssız olma durumu.
HIRSLANDIRMAK
Öfkelendirmek, kızdırmak.
HIRSLILIK
Hırslı olma durumu.
HIRSIZLIK
Çalma, arakçılık.
HIRSIZCASINA
Hırsızca.
HIRSLANIŞ
Hırslanma işi.
HIRSSIZ
Hırsı olmayan.
HIRSIZ
Başkasının malını çalan kimse, uğru. Oltadaki asıl iğnenin yanına takılan özel iğne.
HIRSIZCA
Hırsıza yakışır bir biçimde, hırsızcasına.
HIRSLANMAK
Aşırı istek duymak, tutkuyla davranmak. Çok kızmak, öfkelenmek.
HIRSIZLAMA
Gizlice alınan, başkasına ait. Gizlice, kimseye sezdirmeden.
HIRSLANDIRMA
Hırslandırmak işi.
HIRSIZLAMAK
Çalmak.
HIRSENK
Uzun bir çeşit kilim.
Bu bölümde tanımı içerisinde HIRS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAPIŞMAK
Birlikte bir şeyin üzerine üşüşüp aceleyle almak, kapmak. Kavgaya girmek. Kavgaya tutuşmak. Hırsla güreşe başlamak.
ÇALMAK
Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.
ATEŞ
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.
HARAMİ
Hırsız, haydut, eşkıya.
ÇALMA
Çalmak işi. Çalınmış. Hırsızlık, sirkat. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Başa sarılan sarık. Kibrit.
DİNAMİT
Nitrogliserin ile yapılmış olan patlayıcı bir madde. Tutku, özlem, heyecan. Şiddetli, korkunç, hırslı.
ARAKÇILIK
Hırsızlık.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
HARAMİLİK
Hırsızlık, haydutluk.
KAPKAÇ
Kapıp kaçmak yoluyla yapılmış olan bir hırsızlık türü.
DİMYAT
Seyrek ve yuvarlak taneli bir tür üzüm. "Aşırı hırs göstererek elindekini de yitirmek" anlamındaki Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak deyiminde geçen bir söz.
ANAHTARCI
Anahtar yapan, satan veya onaran kimse, açkıcı. Kapı, kasa vb. yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse. Kilitli kapıları açan kimse, çilingir.
BİLENMEK
Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek. Hırslanmak, aşırı derecede istemek. Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak.
ÇALDIRMAK
Çalma işini yaptırmak. Hırsıza kaptırmak.
KAPKAÇÇI
Kapıp kaçmak yoluyla hırsızlık yapan kimse. Üstünkörü, gereken önem verilmeyen, baştan savma, alelade.
ÇALDIRILMAK
Çalma işi yaptırılmak. Hırsıza kaptırılmak.
EŞKIYA
Dağda, kırda yol kesen hırsızlar, haydutlar.
KAPTIKAÇTI
Yolcu taşımakta kullanılan motorlu küçük taşıt. İskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun türü. Kapıp kaçarak yapılmış olan hırsızlık.
ÇIKARMAK
Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.