Kelimeler arşivi içinde; başında "hükümlü" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. hükümlü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hükümlü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hükümlü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HÜKÜMLÜ
Ceza hükmü verilmiş, hüküm giymiş, mahkûm.
HÜKÜMLÜLÜK
Hükümlü olma durumu, mahkûmluk, mahkûmiyet.
Bu bölümde tanımı içerisinde HÜKÜMLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ZİNDAN
Tutuklu veya hükümlülerin içine konulduğu kapalı yer. Çok karanlık ve sıkıntılı yer.
CEZAEVİ
Hükümlülerin içinde tutuldukları yapı, hapishane, mahpushane, dam, kodes, mahbes.
ZİNCİR
Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.
TECRİT
Ayırma, ayrı bir tarafta tutma. Yalıtım. Mahkûmu cezasını tek başına çekmesi için diğer hükümlülerden ayırma. Soyutlama.
FORSA
Gemilerde kürek çeken tutsak veya hükümlü kimse.
TEŞHİR
Gösterme. Sergileme. Herkese duyurma, dile düşürme. Bir hükümlüyü ceza olarak halka gösterme.
EYRİM
Su çevirisi, döneğen. Domates. At eyerinin altına konulan keçe. İpliğin hükümlülük hali. Hayvanın sırtını vurmasın diye eyerin altına konan keçe, eyer keçesi, teğelti.
FİRAR
Kaçma, kurtulma. Bir sanık, tutuklu veya hükümlünün gözcülerin elinden kurtulması.
MAHKUM
Hükümlü. Zorunda olan, mecbur. Kötü bir sonuca varması kaçınılmaz olan.
EYRİMLİ
İpliğin hükümlülük hali. Sırma işlemeli gelin elbisesi.
HÜCRE
İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.