Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hoşu" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hoşu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında hoşu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hoşu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HOŞU
Hoşaf. Kötü kadın.
Bu bölümde tanımı içerisinde HOŞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MASİNMEK
Beğenmemek, hoşuna gitmemek, sevmemek.
SARIARMUDU
Sarı, yağlı ve sulu, mayhoşumsu bir çeşit armut.
ÇEKİLENMEK
Yazmayla başı sarmak: Yazma çok hoşuma gitti, hemen çekilendim.
MESTİNAZ
Çok nazlı, naz sarhoşu.
KUR
Yabancı paraların ulusal para cinsinden değeri. Karşı cinse ilgi göstererek onun hoşuna gitme, gönlünü kazanmaya çalışma. Düzey. Birinin duygularını okşayacak biçimde davranarak onu elde etmeye çalışma.
HANBEĞENDİ
"Hanın hoşuna gitti anlamında kullanılan bir isim".
SARICAARMUT
Sarı, yağlı ve sulu, mayhoşumsu bir çeşit armut.
GILLAMAK
Yuvarlamak. Homurdanmak. Birinin hoşuna gitmeyecek şekilde konuşmak: Eee gıllayıp durma.
GÜLGANİ
Şeker rengi: Gülgani renk benim çok hoşuma gider.
GÜLMEK
İnsan, hoşuna veya tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, genel olarak sesli bir biçimde duygusunu açığa vurmak. Mutlu, sevinçli zaman geçirmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek. Biriyle alay etmek.
SARMAK
Çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak, çevrelemek. Kuşatmak, çevirmek, ihata etmek. Şerit, ip vb. şeyler dolaşmak. Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak. Hoşuna gitmek, zevkini okşamak. Kucaklamak. Yumak yapmak. Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek. Sarılıp tırmanmak. Sözle saldırmak, tedirgin etmek. Saldırmak, hücum etmek. Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek. Örtmek. Taşıt tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak. Dolayında yer almak. Yayılıp etkisi altına almak, kaplamak.
HOŞLANMAK
Hoşuna gitmek, hoş bulmak, hazzetmek, sevmek.
DENNAK
Pisboğaz, obur: Dennaklığın hiç hoşuma gitmiyor.