Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hormonlar" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hormonlar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında hormonlar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hormonlar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HORMONLAR
İç salgı bezleri ve bazı dokularca üretilen, kan dolaşımı ile vücuda dağılarak organların ve diğer iç salgı bezlerinin işlevlerini koordine eden estrojen, insulin, testosteron gibi kimyasal haberciler.
NÖROHORMONLAR
Salgılandıkları yerlerden uzaktaki hücreler üzerine etki eden, beyinde, nörosekresyon hücreleri tarafından salgılanan hormonlar. Nörohümor.
Bu bölümde tanımı içerisinde HORMONLAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DANAZOL
Ön hipofizden FSH ve LH salınımını baskılayan, ayrıca androjenlerin ve östrojenlerin hedef hücrelerdeki almaçlarına bağlanmasını baskılayan ve bu hormonların üretimini azaltan atipik bir androjenik ilaç.
ANDROJEN
Vücudun gelişimi, kılların çıkışı, sesin kalınlaşması gibi erkeğe erkeklik özellikleri kazandıran, testislerden veya adrenal korteksten salgılanan hormonlar veya bunların benzeri bazı sentetik madde. Bazen testosteronla eş anlamda kullanılır.
HİPOPİTÜTARİZM
Hipofiz ön lop hormonlarının yetersiz salgılanması. Salgısı baskılanan hormona bağlı olarak hipogonadizm, hypotiroidizm veya cücelik biçimlenir.
HİPERADRENALİZM
Adrenal hormonlarının anormal olarak artmış sekresyonu ve buna bağlı ortaya çıkan belirtiler. Böbrek üstü bezi hormonlarının aşırı artmış salgısı ve buna bağlı ortaya çıkan belirtiler.
KORTİKOSTEROİT
Böbrek üstü bezinin korteksinden salgılanan steroit hormonlardan herhangi biri. Böbrek üstü bezi kabuğu tarafından salgılanan, birçok organ ve hücrenin fonksiyonu üzerine önemli etkileri olan 21 karbonlu steroit yapıdaki kortizol ve aldosteron gibi hormonlar ve bunlarla aynı yapıda üretilen benzerleri. Glukokortikoitler ve mineralokortikoitler olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Herpesvirüsler gibi latent virüslerin yeniden aktivasyonuna neden olurlar.
FREMARTİN
Erkek-dişi ikizliğinde embriyonik gelişmenin erken döneminde allanto-koryonik zarları eriyen farklı cinsiyetteki ikizlerin dişi olanında meydana gelen yumurtalık hipoplazisi ve Müller kanallarından köken alan yapıların aplazisiyle belirgin kısır dişi buzağı. Buzağılarda ve seyrek olarak koyunlarda, erkeklik hormonlarının dişi üreme organlarını baskılamasından kaynaklanır. İkiz yavrulardan dişi olanı % 90-95 kısırdır.
LÜTEİN
Birçok bitkilerin çiçeklerinde ve yapraklarında, yeşil ve kahverengi alglerde, yumurta sarısında ve corpus luteum'da bulunan sarı karotenoit pigmenti. Folikül hücrelerinde meydana gelen, birçok bitkilerin çiçeklerinde ve yapraklarında, yeşil ve kahverengi alglerde, yumurta sarısında bulunan, füme balıkta renk maddesi olarak kullanılabilen sarı renkli bir karetenoit pigment, E161(b). Sarı cisimde lütein hücreleri içinde bulunan sarı renkte bir pigment. Yeşil otlarda bulunan bir renk maddesi. Yumurta sarısındasındave dişi eşeylik hormonlarında (corpus luteum) bulunan sarı bir lipokrom pigmenti.
GLUKOKORTİKOİTLER
Böbrek üstü bezinin korteks bölgesinden salgılanan, karbohidrat, lipit ve protein metabolizmasında faaliyet gösteren 21 karbonlu steroit hormonlar. Kimyasal olarak androstan ve pregnan türevi olarak bilinen, böbrek üstü bezinin zona fasikülata ve retikülaris bölgelerinde üretilen, önceden doğal yollarla üretilirken günümüzde tamamen sentetik yolla elde edilen, steroit yapıda, şeker, yağ, protein metabolizması üzerine etkili olan ve ayrıca, yangı oluşumunu da önemli oranda engelleyen, kortizol, kortizon ve kortikosteron hormonlarına, kan glikoz düzeyini artırmasından dolayı verilen genel ad. Glikokortikoidler klinikte; ketozis, yangıyla karakterize eklem, tendo, bursa, deri, göz ve kulak hastalıkları, dolaşım şoku gibi hastalıkların tedavisiyle, doğumu teşvik etmek için kullanılırlar.
GONADOTROPİNLER
Hipofizin ön lobundan salgılanan ve gonadların faaliyetini uyaran çeşitli hormonlar. Folikül uyarıcı hormon (FSH), lütein hormonu (LH), plâsenta tarafından çıkarılan koryon gonadotropini gibi.
ANTİTROTROPİK
Tiroit hormonlarını baskılayan.
GONADOTROPİN
Hipofizin ön lobundan salgılanan gonadların faaliyetini uyaran çeşitli hormonlar. Gonadotrop hormon.
HİPOTALAMUS
Talamus ile birlikte diyensefalonu (ara beyin) oluşturan, vücut ısısı, su dengesi, uyku, iştah, korku, kızgınlık ve sevgi gibi duyguları, otonom sinir sistemi aracılığıyla organların çalışmasını ve hormon salgısını kontrol eden beynin bir kısmı. Ön beynin alt bölgesi olup bazı organ ve bezlerin çalışmasını düzenleyen kısmı. Talamusun alt kısmı. Beynin tabanında yerleşmiş, vücut sıcaklığı ve iştahı kontrol eden ve hipofiz bezi tarafından salgılanan hormonların salınımını düzenleyen bölüm.
GONADOSTATİN
Hipotalamusta üretilen ve hipofiz hormonlarının salınımını durduran polipeptit yapıda hormonlar.
TİROKSİN
Tiroit hormonlarının ilk keşfedileni.
ANDROJENLER
Erkek organizmanın testislerinde ya da az miktarda olmakla beraber dişi ve erkeklerin adrenal bezlerinde meydana gelen, ikincil eşey karakterlerinin meydana getirilerek devam ettirilmesinden sorumlu, çeşitli erkek eşey hormonlarının genel adı. Örnek: Testosteron. Erkek organizmanın testislerinde veya az miktarda olmakla beraber dişi ve erkeklerin adrenal bezlerinde meydana gelen, ikincil eşey karakterlerinin meydana getirilerek devam ettirilmesinden sorumlu çeşitli erkek eşey hormonlarının genel adı. Erkeklik hormonları.
HİPOFİZ
Beynin alt bölümünde bulunan, salgısını kana vererek fizyolojik olaylarda önemli rol oynayan sinirsel organ. Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan ve adenokortikotropin, prolaktin, gonadotropinler, tiroit uyarıcı hormon, oksitosin, vazopressin gibi çok sayıda önemli hormonu salgılayan, bez yapısında olan adenohipofiz ile nöroendokrin yapıda olan nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi. Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan, büyüme ve üremede etkin çok sayıda önemli hormonu salgılayan, adenohipofiz ve nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi. Os sphenoidale'deki fossa hypophysialis içine yerleşmiş, organizmada birçok fizyoloik olayın düzenlenmesinde önemli etkinliğe sahip olan büyüme hormonu, adrenokortikotropik hormon, tiroit uyarıcı hormon, prolaktin, folikül uyarıcı hormon, lüteinleştirici hormon, antidiüretik hormon, oksitosin, melanosit uyarıcı hormon gibi hormonlar salgılayan, ön, ara ve arka üç ayrı loptan oluşan çok önemli bir iç salgı bezi, pitiüter bez, glandula pituitarya. Adenohipofiz veya distal bölüm adı verilen ön hipofiz lobu; ön lop, tuberal parça ve ara loptan oluşur. Nörohipofiz adını alan hipofiz arka lobu ise sinirsel kökenli hipotalamustan gelen miyelinsiz sinir telleriyle gliya hücrelerinden biçimlenir. Ara-beyinin ventralinde bulunan ve çok sayıda hormona sahip olan bir iç-salgı bezi olup ön ve ard olmak üzere 2 lop ile bir gövdeden yapılmıştır.
DEKALSİFİKASYON
Hayvana yedirilen yemde yeteri kadar kalsiyum bulunmaması veya vücuttaki bazı hormonların etkinliklerinin dengesizliği durumlarında, vücuttaki kalsiyum gereksinimini karşılamak için kemiklerde depolanmış bulunan kalsiyumun çekilmesiyle oluşan hastalık hâli. Kemik ve dişlerden kalsiyumun uzaklaştırılması işlemi.
AMİNOGLUTETİMİT
Kolesterolün 20-hidroksikolesterole çevrilmesini önleyerek tüm steroit hormonların sentezlenmesini durduran ilaç.
HİPERTİROİDİZM
Tiroit bezinin aşırı çalışmasına bağlı olarak kanda tiroit hormon düzeylerinin artışı ve klinik olarak tiroit hormonlarının artışıyla ilgili belirtilerin görülmesi.
DESMOLAZ
Kolesterolden pregnenolon oluşumunu sağlayan, tüm steroit hormonların üretiminde hız sınırlayıcı basamağı katalize eden, mitokondrionda bulunan enzim.