Sonu HOMOJEN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "homojen" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu homojen ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında homojen olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde homojen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HOMOJEN

Bağdaşık. Bütün terimleri aynı derecede olan (çok terimli).

  -   -   -  

Anlamında HOMOJEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HOMOJEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇÖZÜNEN

Çözelti oluşturan özdek. Bir çözgende çözünüme uğrayan özdek. Kendi bileşimini değiştirmeden, çözücü içinde, atom, molekül ya da yükünler olarak tekdüze dağılmış özdek. Tektürel bir karışımda nicelikçe az olan. Çözücü içinde bileşimi bozulmadan dağılmış ve genellikle çözeltide miktarca az olan madde.Katı-sıvı homojen karışımlarında katı daima çözünendir. Ör. %80'lik şeker çözeltisinde çözünen şeker, çözücü sudur. Bir çözende çözünerek, çözelti oluşturan özdek.

MİKROZOM

Ültrasantrifüjle hücre homojenizatından ayrılabilen en küçük parçalar, özellikle ribozomla kaplı endoplâzmik retikulum parçaları. Ultra santrüfüjle hücre homojenizatından ayrılabilen en küçük parçalar, özellikle ribozomla kaplı endoplazmik retikulum parçaları. Protoplâzmada bulunan küçük tanecikler; kromidyum.

ÇÖZÜNME

Çözünmek işi. Bir sıvı ile karışan katı, sıvı veya gaz durumundaki bir maddenin bu sıvı içinde homojen bir bütün oluşturacak biçimde karışması.

BAĞDAŞIKLIK

Bağdaşık olma durumu, mütecanislik, homojenlik.

BAĞDAŞIK

Birbirlerine benzer karakterlere veya yapıya sahip parça veya birimlerden oluşan (bütün veya topluluk), mütecanis, homojen.

ALKAPTON

Alkalilere ilgi gösteren bir grup madde, homojentisik asit. Alkaptonüri hastalarında idrarda görülür, kemik ve kıkırdak dokusu için zararlıdır.

BAĞDAŞIKLAŞMAK

Aynı özelliği göstermek, homojen duruma gelmek.

HOMOJENİZATÖR

Homojenleştirici.

SENTROZOM

Hücre sitoplazması içinde çekirdeğin yakınında bulunan, açık renkli ve genellikle homojen plazma kütlesi. Işık mikroskobu ile çekirdeğin yakınında görülen ve sentrosfer ile sentriyolden oluştuğu ifade edilen yapı. Hücre bölünmesinde görülebilen ve esas yapısından sentroplazmanın biçimlendiği ipliksel organel. Çekirdeğe yakın bölgede hücre merkezini oluşturur. Hayvan gözelerinde bulunan ve mitoz bölünmesinde faal bir rolü olan bir göze organeli.

RASEMAT

Enantiyotropik moleküllerin eşit miktarlarını içeren herhangi bir homojen faz. Bir rasemik asidin, genellikle (±) tartarik asidin, tuzu. Rasemik karışım.

HOMOJENLEŞTİRİCİ

Yüksek basınç altında homojenleştirme işlemini yapan cihaz, homojenizatör.

BAĞDAŞIKLAŞTIRMAK

Bağdaşık duruma getirmek, homojenleştirmek.

ALKAPTONURYA

İnsanda fenilalanin ve tirozin amino asitlerinin normal metabolizması sırasında faaliyet gösteren homojentisik asit oksidazın bulunmaması sebebiyle ortaya çıkan kalıtsal bir hastalık.

HOMOJENİZASYON

Bir organ ya da dokuyu çok ince parçalara parçalama tekniği. Yapı bakımından bütünlük kazandırma, tümüne aynı yapıyı verme. Homojenleştirme.

ÇÜRÜNTÜ

Pişerken kesilmiş süt. Çürük şeylerin döküntüsü. Kömürlerin dokusunu yapan homojen, mikroskopik bileşenler. Çörçöp, süprüntü, döküntü.