Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hol" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hol ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında hol olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hol olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MÜZİKHOL
HOLHOL
ÇİHOL, HAHOL, HOHOL
HOL
HOL
Sofa.
MÜZİKHOL
Fon müziğinden yararlanılarak eğlenceli, fantezi oyunların oynandığı yer.
ÇİHOL
Havuç.
HAHOL
Kaba, bayağı, ilkel.
HOLHOL
Su çevirisi. Bir çeşit top oyunu.
HOHOL
Toz, çöp, gübür.
Bu bölümde tanımı içerisinde HOL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HANAY
İki ve daha çok katlı ev. Sofa, hol. Avlu.
AKKAVAK
Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba).
FLAMANCA
Hint-Avrupa dil ailesinden, Hollanda, Fransa ve Belçika'nın bir bölümünde konuşulan dil. Bu dille yazılmış olan.
DAĞILMAK
Toplu durumdayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak. Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak. Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak. Bir topluluğun, kuruluşun varlığı son bulmak, fesholunmak, münfesih olmak. Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek. Parçalanarak yayılmak, ufalanmak. Birliği, beraberliği bozulmak.
HOLLANDACA
Hollanda halkının kullandığı dil. Bu dille yazılmış olan.
DENİZHIYARI
Denizhıyarlarından, boyu santimetre kadar olabilen, yuvarlak ve yumuşak vücutlu, derisi dikenli bir hayvan (Holothurion).
ARAGÖZ
Salon, hol, aralık.
DENİZHIYARLARI
Örnek hayvanı denizhıyarı olan derisi dikenliler sınıfı, holotüritler (Holothurion).
FLORİN
Hollanda para birimi, gulden.
ANTİLOPLAR
Geviş getiren memeli hayvanların bir familyası. Memeliler (Mammalia) sınıfının, geviş getirenler (Ruminantia) alt takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, boynuzları yukarı ve geriye doğru kıvrık, iyi koşan, Afrika'da yaşayan türlere sahip bir alt familya. (Antilopinae), Memeli hayvanlardan geviş-getirenler (Ruminantia) alt-takımının boynuzlugiller (Bovidae) familyasının bir alt familyası. Kara antilop (Antilope cervicapra), keseli antilop (Antidorcas marsupialis), kaya antilopu (Oreotragus oreotragus), boğa antilopu (Taurotragus oryx), bozkır antilopu (Saiga tatarica), dört-boynuzlu antilop (Tetracerus quadricornis), cüce antilop (Neotragus pygmaeus), ceylân (Gazella dorcas), İran ceylânı (G. subgutturossa), Hint ceylânı (G. bennetti), inek antilopu (Bubalis buselaphus), addaks (Addax nasomaculata), kaama (Bubalis camaa), kudu (Strepsiceros strepsiceros), gnu (Connochaetes gnu), orongo (Pantholops hodgsoni) gibi gerçek antilopları içine alır. Vücutları zarif olup boynuzları yukarı ve geri doğru kıvrıktır. İyi koşarlar. Afrikada boldurlar.
ARALIH
Sofa, hol, koridor, aralık. Zaman, an, vakit. Çıkmaz, dar sokak.
HOLDİNGLEŞME
Holding durumuna gelme.
HOLLANDALI
Hollanda halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
FELEMENK
Bugünkü Hollanda, Belçika ve Kuzeydoğu Fransa'ya eskiden verilen ad.
YILDIZ
Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri. Bu biçimde olan. Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse. Kuzey 360°'lik yön, kuzey. Baht, şans, talih. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, star.
BAŞYILDIZ
Çift yıldızlarda kütlesi büyük olan yıldız. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçılarının en önde geleni.
APOENZİM
Koenzimle birleşerek aktif enzimi (holoenzim) teşkil eden enzimin faal olmayan protein kısmı. Koenzimle birleşerek esas enzimi oluşturan madde, enzimin protein kısmı. Koenzim veya kofaktörle birleşerek etkinleşebilen, enzimin etkin olmayan protein kısmı.
HAMSİ
Hamsigillerden, Akdeniz, Karadeniz ve Batı Avrupa kıyılarında avlanan, 10-12 santimetre boyunda, ince uzun bir balık (Engraulis encrasicholus).
ALACATAV
Çok kurumuş toprak, holü (nemi) kaçmış toprak: Bizim tarlanın alacatavı kaçmış.
SOFA
Evlerde oda kapılarının açıldığı genişçe yer, hol.