Kelimeler arşivi içinde; başında "herke" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. herke ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu herke ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde herke olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HERKENEKLİ
HERKENDAZ, HERKESLİK
HERKENEK, HERKESÇE
HERKELE, HERKERE
HERKEK, HERKES, HERKEŞ, HERKEZ
HERKE
HERKE
Bakraç, kova. Su içilen küçük kap, maşrapa. Yoğurt kabı. At arabası. Haziran, ağustos aylarında sürülerek bırakılmış tarlaya ekilen tohum. Çoğunlukla bakırdan yapılmış kova, bakraç.
HERKESÇE
Herkes tarafından.
HERKENEKLİ
Çok eski elbiseli kişi.
HERKELE
Ayakkabı çekeceği.
HERKERE
Ufak bahçe.
HERKES
İnsanların bütünü, cümle âlem.
HERKEŞ
Herkes. Herkes, bk. herkez.
HERKENDAZ
Ateş küreği.
HERKESLİK
Aleladelik, sıradan olma durumu.
HERKEK
Bakraç, kova.
HERKENEK
Külah, kalpak, başlık.
HERKEZ
(Far. her+keş) herkes. Herkes. Herkes, karşılığı herkeş.
Bu bölümde tanımı içerisinde HERKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GİRGİN
Herkesle çabucak yakınlık kurarak işini yürütebilen, pısırık karşıtı.
ALENİ
Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde yapılan.
ASKER
Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
DIŞRAK
Herkesin öğrenmesinde sakınca görülmeyen, gizli kapalı olmayan (her türlü bilgi, öğreti), içrek karşıtı.
BİRER
Herkese bir.
BEYLİK
Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.
ÇALKANMAK
Çalkama işine konu olmak. Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak. Deniz, göl dalgalanmak. Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak.
ÇEŞME
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
CÜMLE
Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce. Bütün, hep. Herkes. Dizge, sistem.
GENEL
Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.
DÜNYA
Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Dış, çevre, ortam. Herkes. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun.
GEZDİRMEK
Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak. Tanıtmak amacıyla dolaştırmak. Herhangi bir biçimde giydirmek. Sürterek, değdirerek hareket ettirmek. Bir şeyi başka bir şeyin üzerinde dolaştırarak dökmek. Bir şeyi herkesin alması için dolaştırmak, sunmak.
FETHETMEK
Bir yeri veya ülkeyi savaşarak almak, ülke açmak. Herkesin takdirini, övgüsünü kazanıp kendine hayran bırakmak.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
HAKTANIR
Herkesin hakkını gözeten (kimse), hakşinas.
BANAL
Herkesçe kullanılan, anlaşılan. Bayağı, sıradan.
DIRLANMAK
Herkesi tedirgin edecek, bezdirecek biçimde söylenmek.
ALENİLEŞMEK
Herkesçe bilinir duruma gelmek.
BENCİL
Yalnız kendini düşünen, kendi çıkarlarını herkesinkinden üstün tutan, hodbin, hodkâm, egoist. Bencilik öğretisine inanan.