Sonu HERBİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "herbi" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu herbi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında herbi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde herbi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HERBİ

Her bir.

  -   -   -  

Anlamında HERBİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HERBİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EVLET

Tarlaya tohum ekmek için saban iziyle bölünen kısımlardan herbiri. Evlat, çocuk.

HOMOGAMET

Birleşen ve birbirine benziyen gametlerin herbiri; izogamet.

HERESÜ

Herbirisi.

CİS

Badana. Yara. Cin: Is misin cis misin nesin?. Arapça kökenli cins: cins. Cin. İki baskın alelin bir kromozomda, bunların çekiniklerinin de bunun homologunda bulunduğu bağlantı durumu. Moleküllerin stereoizomerlerinde atomların geometrik olarak aynı yönde yerleşmiş bulunmaları. 3.Golgi kompleksinin oluşma yüzü. Atom ya da grupların çift bağ etrafında (ya da halkalı sistemlerde) dönmesinin engellenmesiyle ortaya çıkan bir tür stereoizomer. Bu tür izomerlerin olabilmesi için çift bağ karbonlarının herbirinde iki farklı atom ya da grup bulunmalıdır. Çift bağ karbonlarındaki benzer grupların çift bağ düzleminin aynı tarafında olması hali cis , farklı tarafında olması hali ise trans izomeri gösterir.

ESBİT

Araba tekerleğinin çember kısmını meydana getiren ağaç parçalardan herbiri.

EVLEG

Bahçelerde sebze ve benzerleri şeyleri dikmek için ayrılan parçalardan herbiri.

DÖVER

Çatı ortasına uzatılan uzun ve kalın ağaç kiriş, mertek. Devlet: Seferberlikte biz yedi döverle harbettik. Evlerin birinci katındaki döşeme tahtalarının altındaki kalın ağaçlardan herbiri. (Akdağ Gelendost, Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Hatay kenti, Harbiye bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

OTOBUR

Otla beslenen (hayvan), otçul, bitkicil, herbivor.

HERESİ

Her birisi. Hepsi. Her biri. Herbirisi.

BERİSİ

Her biri. Herbiri.

ESPİT

Araba tekerleğinin çember kısmını meydana getiren ağaç parçalardan herbiri.

ÇÖP

Saman inceliğinde herhangi bir sap, dal veya tahta parçası. Yararsız, pis veya zararlı olduğu için atılan ufak tefek şeylerin hepsi, gübür. Kalın keten lifinden yapılan ip. Evsel atık. Araba tekerleğindeki ipsitleri birbirine bağlayan parmak kalınlığındaki çivilerden herbiri. (Mudurnu Bolu).

KATET

Dik açılı üçgenin, dar açılarının köşe noktalarına karşı gelen yanlarından herbiri.

GON

Kavun. Gön, tabaklanmış deri. Yaş büyükbaş hayvan derisi, karşılığı gön. Gön. Soba. (Saraycık Bozüyük Bilecik). meydana gelen ve eşeylik gözelerine değişen 4 oğul gözenin herbiri.

AGNESİ

1718-1799. Maria Gaetana Agnesi, İtalyan matematikçisi. 1748 yılında basılmış "Analizin Temelleri" kitabında herbir küp denkleminin üç kökü olduğunu ispatlamıştır. Matematikte Agnesie eğrisi onun adı ile anılmaktadır.

AKERE

Duvar içinde sıra sıra, pencere gibi açılan ve arkadan yem vermeye elverişli olan öküz yemliklerinden herbiri.

HETEROGAMET

Birleşen ve birbirine benzemeyen gametlerin her biri. Erkek ve dişi olarak açıkca farklılaşmış, yumurta ve sperm üreten gamet. Birleşen ve birbirine benzemeyen gametlerin herbiri; anizogamet.

DİŞ

Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.

HEMODAK

Bir veya iki odağı aynı olan, birodak. Şekildeki A noktası üç elipsin herbirinin bir odağıdır.

BLASTOMER

Tohumözü, Blastulada blastomer tabakasını meydana getiren hücrelerin her biri. Embriyoda bulunan genç hücreler. Morula ve blastulayı oluşturan, ileride embriyoyu biçimlendirecek olan farklılaşmamış hücrelerden her biri. Blâstulada blâstomer tabakasını meydana getiren hücrelerin her biri. Blâstulâda blâstoderm katını meydana getiren gözelerin herbiri.