Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hemosit" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hemosit ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında hemosit olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hemosit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HEMOSİT
HEMOSİT
Granülosit, plasmosit gibi çeşitli tipleri olan, böceklerin ve diğer omurgasızların kan hücrelerinin genel adı. Herhangi bir kan hücresi. Kan hücresi.
Bu bölümde tanımı içerisinde HEMOSİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LAMELLOSİT
Böcek kanında bulunan, yabancı cisimlerin etrafında kapsül duvarını oluşturan, yassılaşmış disk şeklinde 50-60 (mikron) çapında, 0.2 (micron) den daha ince, bir tip hemosit.
HEMATOSİTOBLAST
Retiküler bağ dokudaki ilkel retikulum hücrelerinden oluşan ve kan hücrelerinin asıl kökenleri olan oldukça büyük ilkel kan hücreleri, hemositoblast.
ERİTROBLAST
Alyuvar olgunlaşma aşamalarından hemositoblasttan sonra gelen en genç olgunlaşmamış alyuvar tipi, normoblast, ortokromatofil eritroblast. Kemik iliğinde eritrositi verecek olan çekirdekli hücre.
PODOSİT
Böbrekte, Bowman kapsülünün epitel hücresi. Böcek kanında bulunan bir tip hemosit. Bowman kapsülünün iç yaprağında kılcallar üzerine yerleşen, ayak biçiminde sitoplazmik uzantılı ve sitoplazmalarında çok sayıda mikrotubulus bulunan hücre, ayak biçimli hücre. Podositlerin sitoplazmik uzantıları arasındaki açıklıklardan süzülen sıvı proksimal tubullere iletilir.
PLAZMATOSİT
Böcek kanında en bol bulunan hücrelerden biri, organeller bakımından zengin bir tip hemosit.
ÖNOSİTOİT
Böceklerde, özellikle pul kanatlılarda (Lepidoptera) görülen, oldukça büyük, 19 um kadar çapında, çekirdekleri küçük, sitoplâzmalarında az sayıda granül bulunan bir tip hemosit. Önositoid.
STROMA
Birçok organlarda içinde damarların ve sinirlerin uzandığı yumuşak doku. Kemik iliğinde ve lenfatik dokularda retiküler teller ile primitif retiküler hücreler ve sabit makrofajlardan yapılmış bir ağ şeklinde olan, ağın boşluklarında kan hücrelerini veren ana hücreler (hemositoblâst) ile diğer teşekkül etmiş kan hücreleri bulunan doku. Kloroplâstlarda ve mitokondrilerde iç zarın içinde kalan kısım. 3.Mantar hücreleri ile konak dokusu arasında spor taşıyan yapıların meydana getirdiği doku. 4.Kırmızı kan hücrelerinin hemoglobin ayrıldıktan sonra kalan saydam ince çerçevesi. Ovaryumda foliküllerin gömülü olduğu yumuşak, damarlı, ağsı yapı. Gözde saydam tabakanın kısımlarından biri. Kloroplast ve mitokondrilerde iç zarın içinde bulunan kısım. Birçok organda içinde damar ve sinirlerin uzandığı yumuşak doku. Kloroplastlarda ve mitokondrilerde iç zarın içinde kalan kısmı. Mantar hücrelerle konak dokusu arasında spor taşıyan yapıların meydana getirdiği doku. Bir organ veya oluşumda görev yapan unsurların oluşturduğu hücre kümesini çevreleyerek ona destek sağlayan bağ dokusundan oluşan iskelet, temel doku. Herhangi bir organın bağ dokusundan oluşan ve organa bağ ve destek sağlayan kesimi. Göze içindeki stroma; eritrosit stroması.
MİYELOBLAST
Lökoblast. Kemik iliğinde hemositoblastuslardan poietinlerin etkisi altında gelişen farklılaşmamış hücre. Granülosit olma yönünde uyarılan progenitör hücreler bölünüp çoğalarak miyeloblastları oluştururlar.
MONOBLAST
Kemik iliğinde hemositoblaslardan gelişen monosit öncü hücresi. Monosite dönüşen hücre.