HEDİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "hedi" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. hedi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu hedi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hedi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

HEDİFLEMEK, HEDİLLEMEK

9 harfli kelimeler

HEDİKLEME, HEDİYELİK, HEDİYLEME

8 harfli kelimeler

HEDİRGEÇ, HEDİYELİ

7 harfli kelimeler

HEDİYYE

6 harfli kelimeler

HEDİME, HEDİSE, HEDİYE

5 harfli kelimeler

HEDİG, HEDİH, HEDİK, HEDİM

4 harfli kelimeler

HEDİ

Bazı kelimelerin anlamları

HEDİ

Haydi: Hedi sen de gel.

HEDİSE

Arapça kökenli hâdise: hadise; kavga; dövüş.

HEDİYELİ

Kocaeli kenti, Kandıra ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

HEDİYE

Armağan. Fiyat.

HEDİRGEÇ

Tandır üzerine tencere koymaya yarayan, çeşitli biçimde olan demir ızgara.

HEDİLLEMEK

Ansızın ürkmek.

HEDİM

Enenmiş kimse, hadım.

HEDİK

Kaynatılmış buğday, bulgur, mısır vb. şeyler.

HEDİYLEME

Gizli şeyleri dinleme, gözetleme.

HEDİYELİK

Armağan olarak verilmek için hazırlanmış şey. Armağan olarak verilecek değerde olan.

HEDİME

Bir çeşit başlık.

HEDİG

Buğday ve nohut karışımı haşlanmış yemek, bk. hedüg, hedük.

HEDİH

Haşlanmış buğday.

HEDİKLEME

Gizli şeyleri dinleme, gözetleme.

HEDİYYE

armağan.

HEDİFLEMEK

Üzüm tanelerini salkımından ayırmak.

  -   -   -  

Anlamında HEDİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HEDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKBAŞLI

Papatya. İnce ve sık yapraklı, beyaz çiçekli bir yabani ot, ayvadana. Küfür olarak kullanılır. Düğün sırasında hediyeleri kız tarafına götürecek kafilede ilâhi okuyanın arkasında bulunan yaşlı kadın. Civanperçemi. Sakarya şehrinde, Kaynarca belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

AĞAMET

Hediye.

ANDAÇLIK

Hatıra, hediye, armağan.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

ANDAŞ

Heykel, abide. Hatıra, hediye, armağan.

İFTARLIK

Oruç açmak için hazırlanan yiyecek. İftarda yenmeye elverişli. Oruç tutan kişi için alınan hediye, yiyecek veya çerez.

ANAK

Hafıza, bellek. Karşılık, mukabil. Heykel, abide. Hatıra, hediye, armağan. At, eşek, tavuk, keklik gibi hayvanların yatıp yuvarlandıkları tozlu yer.

MÜNFESİH

Bozulmuş, dağılmış, feshedilmiş.

KAPATILMAK

Kapatma işine konu olmak veya kapatma işi yapılmak. Ortadan kaldırılmak, feshedilmek. Bir yerde tutulmak, hapsedilmek.

FESHEDİLME

Feshedilmek işi.

MEFSUH

Feshedilmiş, kaldırılmış, dağıtılmış, bozulmuş.

AÇILMIŞ

Açıklanmış, şerhedilmiş.

ARMAĞAN

Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.

ALÇA

Alın. Ayakkabı kalıplarının ön tarafına konulan üç köşeli mukavva, vaketa veya meşin parça. Erkeğin nişanlısına verdiği hediye. Erik. Kalıpları ayakkabıya uydurmak amacıyla kalıpların üzerine konulan meşin parçalar. (Aksaray Niğde) (alçı) : (Ankara).

MAKARON

Fransız kurabiyesi de denir. Ülkemizde divan pastanesi ile özdeşleşmiş bir yiyecektir. Bir fincan çay veya kahve yanında iyi gittiği öne sürülür. Küçük küçük renkli ve yuvarlak yiyecekler olduğu için, özellikle hediye olarak götürülebilecek sevimli yiyecek. Değişik renkleri ve aromaları oluşu, onu acıbadem kurabiyesinden farklı yapmaya yeter.

ANGAÇ

Hatıra, hediye, armağan. Budak deliğinin etrafı. Dokumalarda direzi arasından geçen iplik. Zakkum ağacı. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Şanlıurfa şehrinde, Ovacık nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KUPON

Piyango biçiminde düzenlenmiş çekilişlerde kesilerek kullanılan basılı parça. İşveren tarafından çeşitli amaçlarda kullanılmak üzere çalışanlarına verilen para değeri olan fiş. Gazete ve dergilerin düzenledikleri kampanyalarda verilecek hediye karşılığı olarak biriktirilmesi gereken basılı kâğıtların her biri. Devlet tahvili, hisse senetleri vb. değerli kâğıtların üzerinde bulunan ve belirli zamanlarda sahibine faiz veya kazanç payı olarak belirli bir gelir sağlayan kesilmiş parça. Yalnız bir giysilik dokunmuş veya kesilmiş, üstün nitelikte (kumaş parçası).

ANDIRAK

Hatıra, hediye, armağan. Anıt.

LAĞVEDİLMEK

Bir kuruluşun faaliyetine son verilmek. Hükümsüz kılınmak, feshedilmek.

AKDARMALIK

Kuran'ı hatmeden öğrencinin hocaya verdiği hediye.