Sonu HECELER ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "heceler" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu heceler ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında heceler olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde heceler olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HECELER

Bursa kenti, Orhangazi ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında HECELER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HECELER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

UYAK

Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler, kafiye.

KEKELEMEK

Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak ve keserek konuşmak. Ne söyleyeceğini şaşırıp kelimeleri birbirine karıştırmak.

EBEŞ

Yaşı ile uygun söz söylemeyen ve her şeyi bilirim diyen. Konuşurken hecelerin hakkını veremeyen, kekeme. Şişman, göbekli insan. Çirkin, koca başlı. Gözlerinin önü kırmızıya çalar, kuyruğu, yelesi kır, sevimsiz kırmızı renkli at, öküz (insan için de kullanılır). Alaca benekli, çilli hayvan. Beş taş oyunu. Kaşı, kirpiği olmayan: Ebesin biriydi. Ayıp, yüz kızartıcı.

SAĞRDEYL

Kelimelerin söylenişinde seslerin hakkını verme, tonlama, hecelerin vurgusu, uzunluğu, kısalığı gibi özelliklere dikkat etme işi.

KESİMLEMEK

Oranlamak, tahmin etmek. Tomruktan kereste elde etme. Bir dizenin tartısını denetlemek için, tartının çeşidine ve örneğine göre, adımlara ayırmak, hecelerini saymak, duraklarını yoklamak gibi işler yapmak (KESİMLEME, Takti, Scansion).

TAYLAM

Hecelerdeki vurgu, uzunluk, yükseklik gibi ses özelliklerinin ve durakların düzenli bir şekil de tekrarlanmasından doğan ses olayı (TAYLAM VURGUSU, Accent rythmique).

KEKEME

Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç.

GÖSTERİŞLEME

(Söz sanatı terimi) Söylemede sesi yükseltmek, alçaltmak, heceleri uzatmak gibi yollara saparak, yazıda ise türlü söz sanatlarına baş vurarak bir fikir üzerine dikkati çekme, ona fazla bir önem verdirmek isteme. (GÖSTERİŞLİ, TUMTURAKLI, Emphatique; TUMTURAK VURGUSU, Accent emphatique).

EŞHECELİ

Heceleri aynı miktarda olan (kelime, söz).

HECESEME

Bir ses dizgesini hecelere ayırma.

ALİTERASYON

Şiir ve nesirde uyum sağlamak için söz başlarında ve ortalarında aynı ünsüzün veya aynı hecelerin tekrarlanması.

UTANÇLAMA

Bazı kelime hecelerinin yan yana gelmesiyle utanç verici anlamda başka bir sözün meydana çıkması.

SAĞDEYİ

Kelimelerin söylenişinde seslerin hakkını verme, hecelerin vurgusu, uzunluğu, kısalığı gibi özelliklere dikkat etme işi. Sözcüklerin söylenişinde seslerin çıkaklarına, uzunluk ve kısalıklarına göre söylenip okunması. Kuran'ın doğru okunmasını sağlayan bilim.

TSEU

(ts'eu) (Çince) Bir çeşit kısa Çin koşuğu ki hecelerdeki tonların düzeninden dolayı söylenirken bir müzik etkisi yapar.

HECELEMEK

Bir kelimenin hecelerini teker teker söylemek. Bir kelimeyi ilk bakışta okuyamayıp heceleri teker teker okumak.

TONLAMA

İfadeye bir fikir, duyuş, heyecan, yumuşaklık, sertlik ayırtısı katmak üzere seslerde meydana getirilen uzatma, perde değişikliği gibi başkalıklar. bk. Anlatımlı tonlama.Tonlama kelimesi, çarpma ton ve sivrili tonanlamına kullanılan SERT TONLAMA (Int.dure ou rude) ve YUMUŞAK TONLAMA (Int.douce) terimlerinde de geçer. Konuşma sırasında, konuşmaya hâkim olan esas tonda çeşitli anlam incelikleri sağlayan değişiklikler; konuşanın önem verdiği veya ayırıcı anlamlar vermek istediği kelimelerde başvurduğu değişik ton, kelime ve heceler arasında yükseklik ve yoğunluk bakımından meydana getirdiği farklar: || — Eh, ne diyorsun bakalım? || Orhan şaşaladı: || — Nasıl yani? || — Ne düşünüyorsun dedim? || — Hiiç. || — İyi ya. || Gene gazeteye eğildi. Ama Orhan'ın güldüğünü de görØdü: || — Neye güldün? Gene mi hiç? || Orhan bu sefer daha bir içten güldü: || — Evet. Ama bu sefer sahiden hiç. || — Demek demin yalancıktan hiç idi? || — Öyle (T. Buğra, Dönemeçte, s. 22) ve benzerleri || Yukarıdaki örnekte yer alan hiç kelimelerinde birbirinden farklı tonlamalar vardır.