HAZIN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "hazın" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. hazın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu hazın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hazın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HAZIN

İnsan ve hayvanların kışlık yiyeceği. Toprağın hafif ıslaklığı: Bu yıl hazın yok, kurak şimdiden kendisini gösteriyor. Yakacak odun. At, manda ve benzerleri hayvanların halsizliği, hasta olması hali: Bu at hazın olmuş. Kışlık yiyecek ve gereçler.

HAZINLIK

İnsan ve hayvanların kışlık yiyeceği. Kiler.

  -   -   -  

Anlamında HAZIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAZIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SHİELDİNG

Bir cihazın işlevinin veya veriminin, iç ve dış kaynaklı elektromanyetik alanlar tarafından olumsuz yönde etkilenmemesi için gerekli yerlerinin iletken bir madde ile kaplanması. Gitarlardaki elektromanyetik alanların birbirini etkileyerek istenmeyen gürültülere neden olmaması için elektronik aksamın ve manyetiklerin bulunduğu oyukların bakır folyo gibi iletken bir maddeyle kaplanması.

GÜÇ

Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Zorlukla. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.

DEPOLAMAK

Saklamak veya korumak amacıyla ambara koymak, depo etmek, biriktirmek, ambarlamak. Bir bellek cihazına veriyi yerleştirmek veya saklamak.

THRESHOLD

Yoğunlaştırıcı, gürültü süzgeci gibi efektler kullanılırken cihazın ses sinyalini hangi seviyenin altında keseceğini belirleyen ayar.

PROB

Melezleme ile nükleik asit zincirine yerleştirilerek bunlarla melezlenen dizileri bulmak üzere kullanılan kimyasal ya da radyoaktif olarak işaretli DNA ya da RNA parçası. Derin yara ve benzerleri gibi oluşumları sondayla yoklama. Ultrasonografik muayenede ultrases dalgaları üretip dokuya gönderen ve dokuya çarpan ses dalgalarının yansımalarının geri alınmasını sağlayan ultrasonografi cihazının kısmı, transüder. Genler veya hedef DNA parçalarındaki tamamlayıcı baz sırasını tanımlamak için kullanılan, sıklıkla bir belirleyici molekülle işaretlenmiş tek zincirli DNA'dan oluşan molekül.

EĞİMÖLÇER

Bir yüzey, düzlem, yol veya cihazın yatay düzleme oranla eğimini ölçen araç, klinometre.

SPEKTROMETRE

Sabit yarıklı monokromatöre sahip bir fotometre (Bazı cinsleri elektronik ölçüm cihazına sahip spektroskop) veya kırılma açısı ve çizgi ve bant dalga boylarını ölçen bir spektroskop.

DEPOLAMA

Depolamak işi. Bellek cihazına verinin yerleştirilmesi veya saklanması.

GANTRİ

Tomografi cihazında hastanın girdiği oyuk bölüm. Tüp ve dedektör sistemi bu boşluğun çevresinde bulunur. Öne ve arkaya 30º eğilebilir.

TELESEKRETER

Telefon cihazının içinde yer alan, arayanların mesajlarını kaydeden araç.