Kelimeler arşivi içinde; başında "havayı" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. havayı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu havayı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde havayı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HAVAYI
HAVAYI
Kabadayı, dikbaşlı. Uçurtma. Bir çeşit tahıl ölçeği.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAVAYI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
POMPA
Hava veya herhangi bir akışkanı bir yerden başka bir yere aktarmaya yarayan makine. Bir kapta boşluk oluşturmak için o kaptaki havayı emmeye yarayan alet.
CALABA
Dalgıcın havayı değiştiremiyerek ağzının eğrilmesi, dilinin tutulması.
TURBO
Havayı veya havaya katılmış bir karışımı, düzenli ve amaca uygun olarak üfleyen.
BASAÇ
Çamaşırı bastırmaya ve karıştırmaya yarayan değnek. Havayı sıkıştırarak bir basınç veren aygıt. Bir akışkanın basıncını büyük oranda yükseltebilen, düşük verdili aygıt. Lastik tekerlekli göbeklerin iç tekerlek lastiğini şişirmekte kullanılan araç. Alıcı, gösterici ya da basım aygıtında, pencere önünden geçen filme basınç yaparak pencereyle tam çakışmasını sağlayan yaylı yüzey.
ŞIRINGA
Havayı, sıvıları emmeye veya itmeye yarayan alet. Enjektör.
KÖRÜK
Ateşi canlandırmak için kullanılan ve açılıp kapandıkça içindeki havayı üfleyen araç. Bazı araçların açılıp kapanabilir üst üste katlanmış bölümü. Bazı müzik araçlarında hava vermeye yarayan, el veya ayakla işletilen meşin veya kâğıt bölüm. Eşek yavrusu, sıpa. Demirci dükkânı : Bu demiri götür de körükte dövdür. Fayton. Yozgat şehri, Akdağmadeni ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YELBAY
Rüzgârlı havayı seven kimse.
KALORİFER
Merkez ve depo durumunda olan bir kazandan çıkan sıcak havayı, su veya buharı, borularla dolaştırmak yoluyla bir yapının her yanını ısıtan araç veya tesisat. Radyatör.
BOŞALTAÇ
Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.
REAKTÖR
Yakıt olarak çevre havayı kullanan ve pervanelerin yardımı olmaksızın doğrudan doğruya tepki ile çalışan, iki ucu açık boru biçiminde itici. Bir katalizör yardımıyla kimyasal tepkime yaparak üretim elde edilen endüstri kuruluşu.
GÖKİZLİĞİ
Esince, karları eriten ve havayı ısıtan yel.
AEROFİLİK
Havayı seven, üremesi için hava gereken organizma.
VANTİLATÖR
Sıcak ve durgun havayı dalgalandırarak esinti sağlayan veya böyle bir ortama temiz hava üfleyen alet. Motorlu taşıtların iç havasını değiştirmeye yarayan düzen. Mekanik veya elektronik bir aletin soğutma düzeneği. Bazı tarım alet veya makinelerinde tohumları savurmak, temizlemek için içeriye hava çeken alet.
İMMERSİYON
Bir cismi su içine sokma; suya batırma. Mikroskopla muayene esnasında lam üzerine-mikroskop merceğiyle lam arasındaki havayı uzaklaştırmak üzere sıvı damlatılması.
TONSUZLAŞMA
Ses tellerinin ciğerlerden gelen havayı titreştirmemesi ve ton vermemesi.
ÇEPİNLEMEK
Tarlayı çapalamak: Bugün havayı güzel gördüm de bahçeyi çepinledim.
ÖKSÜRMEK
Solunum yolları zarlarının rahatsızlığı sebebiyle akciğerlerdeki havayı birdenbire ve gürültülü bir sesle dışarı vermek. Öksürtücü bir hastalığa tutulmuş olmak.
FAN
Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.