Kelimeler arşivi içinde; başında "havalandırma" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. havalandırma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu havalandırma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde havalandırma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HAVALANDIRMACI, HAVALANDIRMALI
HAVALANDIRMAK
HAVALANDIRMA
HAVALANDIRMA
Kapalı bir yerin havasını değiştirmek amacıyla dışarıdan temiz hava girişini veya çeşitli araçlarla hava akımını sağlama işlemi. Herhangi bir şeyi açık havada bir süre bırakma.
HAVALANDIRMAK
Kapalı bir yerin pencere ve kapılarını açarak havalanmasını sağlamak. Havaya kaldırmak.
HAVALANDIRMALI
Havalandırması olan. Havalandırma cihazı bulunan.
HAVALANDIRMACI
Havalandırma işini yapan görevli kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAVALANDIRMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAVŞAKLAMAK
Güneşlendirmek, havalandırmak.
HAVALANDIRABİLMEK
Havalandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
MENFEZ
Girecek ya da geçecek yer, delik. Genellikle banyo ve tuvaletlerde bulunan, panjur gibi açılıp kapanan havalandırma penceresi.
MINDIK
Çelikçomak oyununda, çeliği havalandırmak için kullanılan küçük çukur.
EVSMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Tahılın içindeki yabancı cisimleri, çöpleri elle ayıklamak, üzerinden üzerinden almak. Süt, çorba, pekmez ve benzerleri şeyleri kaynatırken kepçe ile savurarak havalandırmak. Harman aktarıldıktan sonra diğren ile saplarını yüze çıkarmak. Dövülmüş buğdayı kabuğundan ayırmak. Kuru mısır tanelerini koçanından ayırmak. Eksiltmek. Tahılın, içindeki yabancı maddeleri bir kap içinde savurmak, temizlemek. Böcek ya da sıçan tahılı yemek, eksiltmek: Buğdayı fare evsmiş. Hububatı yabancı maddelerden temizlemek için bir kap içinde silkerek savurmak.
KULLE
Büyük bağ evi. Tandırın havalandırma deliği (Çayağzı).
EHYA
Toprak altından çıkan yumuşak, beyazımsı, yağlı ve tarlalara çok faydalı olan bir çeşit taş. Her çeşit gübre. Kirizme, toprağı derince sürerek altını üstüne getirme, havalandırma. Arapça kökenli ihya: ihya.
EVZİMEK
Hafifçe hoplatmak, havalandırmak.
FIRILDAK
Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.
FAN
Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.
KÜLLE
Tandırdaki ateşin yanmasını sağlayan hava deliği. Hayvanın başı ile vuruşu, tos. Yaz mevsiminde evlerin damına dört direk çakıp çevresine kumaş sararak yatılan yer. Uçan çekirge. Tandırın hava deliği. Mutbak ocaklarında bulunan ön havalandırma deliği. (Yenikent Aksaray Niğde).
IZGARA
Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılmış olan parmaklık veya kafes biçiminde araç. Bu araç üstünde pişmiş. Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril. Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara. Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir.
EVSİMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Kalp çarpmak, yürek oynamak. Açlıktan içi ezilmek, baygınlık geçirmek. Başak ve boy vermiş bitkiler rüzgârdan hafif hafif sağa sola sallanmak, yalpalanmak. Hafifçe hoplatmak, havalandırmak: Kalburun içindeki mısırları evsidim. Acıkmak.
HAVALANDIRILMAK
Havalandırma işi yapılmak.
PENCERE
Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık.
EFSİMEK
Bulgur ve benzerleri şeyleri altını üstüne getirerek bir kap içinde çalkalamak. Havalandırmak.