HAVAL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "haval" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. haval ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu haval ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde haval olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

HAVALANDIRABİLMEK

16 harfli kelimeler

HAVALANDIRABİLME

15 harfli kelimeler

HAVALANDIRILMAK

14 harfli kelimeler

HAVALANDIRMALI, HAVALANABİLMEK, HAVALANDIRILMA, HAVALANDIRMACI

13 harfli kelimeler

HAVALANDIRMAK, HAVALANABİLME, HAVALANDIRICI

12 harfli kelimeler

HAVALANDIRMA

10 harfli kelimeler

HAVALİMANI, HAVALENAME, HAVALANMAK

9 harfli kelimeler

HAVALAMAK, HAVALANMA, HAVALIKUM

8 harfli kelimeler

HAVALACI, HAVALELİ

7 harfli kelimeler

HAVALAK, HAVALIK

6 harfli kelimeler

HAVALE, HAVALA, HAVALI, HAVALİ

5 harfli kelimeler

HAVAL

Bazı kelimelerin anlamları

HAVAL

Yemenileri kalıba çekmek, düzeltmek için kullanılan bir çeşit ağaç araç.

HAVALANABİLMEK

Havalanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

HAVALANDIRMACI

Havalandırma işini yapan görevli kimse.

HAVALANDIRMA

Kapalı bir yerin havasını değiştirmek amacıyla dışarıdan temiz hava girişini veya çeşitli araçlarla hava akımını sağlama işlemi. Herhangi bir şeyi açık havada bir süre bırakma.

HAVALANDIRMALI

Havalandırması olan. Havalandırma cihazı bulunan.

HAVALANDIRABİLMEK

Havalandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

HAVALANABİLME

Havalanabilmek işi.

HAVALANDIRICI

Kapalı bir yerin sürekli ve doğal olarak havalandırılmasını sağlayan alet veya düzen.

HAVALANDIRILMAK

Havalandırma işi yapılmak.

HAVALİMANI

Uluslararası veya şehirler arası hava yolu ulaşımı için gerekli teknik ve ticari kuruluşların bütünü. Bu altyapının yerleştirilmesini, işletilmesini ve geliştirilmesini sağlayan kuruluş.

HAVALENAME

Havale.

HAVALANDIRMAK

Kapalı bir yerin pencere ve kapılarını açarak havalanmasını sağlamak. Havaya kaldırmak.

HAVALAMAK

Yara cerahatlenmek, şişmek, azmak. Sıtma hastalığından zayıflamak. Sıcağa dayanamamak.

HAVALANDIRILMA

Havalandırılmak işi.

HAVALANDIRABİLME

Havalandırabilmek işi.

HAVALANMAK

Temiz hava alması sağlanmak, havası değiştirilmek. Beğenilmeyen davranışlarda bulunmak. Yerinde oturamaz duruma gelmek. Bir şey hava akımıyla yer değiştirmek. Kibirli, gururlu, çalımlı davranışlarda bulunmak. Yerden ayrılıp göğe yükselmek.

  -   -   -  

Anlamında HAVAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAVAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FIRILDAK

Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.

IZGARA

Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılmış olan parmaklık veya kafes biçiminde araç. Bu araç üstünde pişmiş. Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril. Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara. Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir.

DUMAN

Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz. Kötü, yaman. Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık. Esrar.

ABRAMAK

Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.

MANDAPOST

Posta havalesi.

LOKOMOTİF

Tren vagonlarını çeken, tekerlekli, buharlı, elektrikli, termik motorlu veya sıkıştırılmış havalı makine.

KIRAĞI

Su buğusunun soğuk havalarda, yerde, bitkiler, ağaçlar ve öteki nesneler üzerinde donmasıyla oluşan ince tabaka.

BORALI

Yağmurlu, sert rüzgârlı ve soğuk havalı.

KURYE

Genellikle elçilik postasını yerine ulaştırmakla görevli kimse. Posta, kargo, mektup vb. gönderileri alıcıya ulaştıran kimse. Düzenli olarak ticari bir hizmet gören taşıt. Uçakla gönderilen mektup, koli veya havale.

FATURALAMAK

Bir malın faturasını düzenlemek. Bir suçu birinin üzerine yüklemek. Ödemeyi bir kuruluşa ve kişiye havale etmek. Bir görevi birine yerine getirmesi için vermek.

MAYA

Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde, ferment. Arsız, utanmaz kimse. İçerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren bir hücreli bitki organizmaları. Yaradılış, öz nitelik. Damızlık dişi hayvan. Dişi deve. Uzun havalardan bir tür halk türküsü.

KIRÇ

Kışın, sisli havalarda, ağaç dallarını, toprak çıkıntılarını vb. yerleri kaplayan buz tabakası.

HAVALELİ

Havalesi olan. Gereğinden çok yüksek, yıkılacak gibi olan.

GÜZLEK

Güz yağmuru. Havaların soğuması üzerine yaylalardan dönen hayvanların otlatılması ve bir süre barındırılması için ayrılmış, dağ eteklerinde bulunan mera. Güz mevsiminin geçirildiği yer.

FAÇALI

Havalı, gösterişli.

FAN

Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.

KALKMAK

Gitmek üzere yerinden ayrılmak. Güncelliğini yitirmek. Başka yere gitmek, taşınmak. Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek. Ayakta beklemek. Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak. Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak. Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak. Taşıtlar yola çıkmak. Yukarı doğru yükselmek. Yok olmak, artık bulunmamak. Derlenip götürülmek. Hasta iyileşerek gezecek duruma gelmek. Uygulanmaz olmak. Uçmak, havalanmak. Varlığı, hayatı son bulmak. Uyanarak yataktan ayrılmak. Kabarmak, ayrılmak.

HAVALE

Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme. Genellikle çocuklarda görülen, ateşli veya ateşsiz olan çırpınma nöbetleri. Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde veya duvar. Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para. Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename. Yüksek ve büyük bir görünüşü olma.

HAVALANMA

Havalanmak işi.

GÖÇERMEK

Bir kimseden diğer kimseye geçirmek, havale etmek, devretmek. Bitkileri yerinden, çıkarıp başka yere dikmek, değiştirmek, göçürmek.