HAV ile başlayan 5 harfli kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "hav" olan, 5 harfli toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. hav ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu hav ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hav olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Sözcüklerin anlamı için kelime üzerindeki bağlantılardan faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HAVAS

Nitelikler, özellikler. Kendilerini halktan ayrı ve üstün sayan, kendilerinde bir tür ayrıcalık gören kimseler, avam karşıtı. İleri gelenler, seçkinler. Duyumlar, duygular.

HAVIŞ

Avlu, bahçe. Ev.

HAVAT

Bahçe havuzu.

HAVVA

Dini inanışlara göre dünya üzerindeki ilk kadın. Kutsal kitaplara göre yaratılan ilk kadın. Esmer kadın.

HAVŞA

Avlu, bahçe. Hayvanların yattığı çevresi taş ya da dallarla örtülü yer. Rendenin bıçağını sıkıştırmak için çakılan ağaç parçası. Rende bıçağını sıkıştırmakta kullanılan ağaç. (Söğüt Bilecik). Makap deliği. (İnönü Eskişehir). Altın ve gümüşü yuvarlaklaştırmak için kullanılan ucu topuzlu demir araç. (Bursa).

HAVIZ

Havuz. Suda haşlanan hamur üzerine yağ ve pekmez dökülerek yapılan bir yemek. (Gökmenler, Kızılağaç, Çatak, Gedikli Saimbeyli Adana).

HAVLİ

Havlu: Seyrek tüylü bir havli almış. Avlu, bahçe. Koridor. Hol. Havlu. Çevre, avlu. Avlu.

HAVZA

Bölge, mıntıka. Samsun iline bağlı ilçelerden biri. Yer kabuğundaki kıvrımların çukur, alçak yeri, tekne. Tekne. Dağ veya tepelerle sınırlanmış, suları aynı denize, göle veya ırmağa akan bölge.

HAVYA

Madenlerle yapılmış olan kaynak işlerinde lehimi eritmek için ateşle veya elektrikle kızdırılarak kullanılan, çoğunlukla çekiç biçiminde ucu bakır alet.

HAVTA

Hafta.

HAVAV

Kıldan ya da ketenden yapılmış büyük çuval.

HAVUZ

Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genel olarak üstü açık yer. Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer. Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer. Kum, asit vb. konulan çukur yer.

HAVCI

Avcı.

HAVRA

Sinagog. Çok gürültülü yer.

HAVUT

Deve semeri.

HAVUŞ

Avlu, bahçe. Ağıl.

HAVAR

Öç: Ben onun havarına geldim. Yaygara, çığlık. İmdat. Sebze. Bahçe, bostan. Çitle çevrilmiş tarla. Evet. Büyük su küpü. Ses seda, haber.

HAVAN

İçinde bir şey dövüp ufalamaya yarayan, tahta, taş, maden veya plastikten yapılmış olan kap. Tütün kıyma makinesi. Havan topu.

HAVUN

Kavun.

HAVER

Güneşin doğduğu yön, doğu.