Kelimeler arşivi içinde; başında "hasar" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. hasar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hasar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hasar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HASARSIZLIK
HASARSIZCA
HASARSIZ
HASARLI
HASAR
HASAR
Herhangi bir olayın yol açtığı kırılma, dökülme, yıkılma gibi zarar.
HASARSIZLIK
Hasarsız olma durumu.
HASARSIZCA
Hasarsız bir biçimde.
HASARLI
Hasara uğramış.
HASARSIZ
Hasarı olmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde HASAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KUŞATMA
Kuşatmak işi. Bir ülkenin veya bir yerin dış dünya ile olan her türlü bağlantısını kuvvet kullanarak kesme, abluka, ihata, muhasara.
DEĞİŞİNİM
Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
GÖÇÜCÜ
Göçme işini yapan. Ölümü yakın olan. Genellikle şiddetli deprem sonrasında ağır hasara uğramış ve yıkılmak üzere olan (bina). Mevsimine göre yer değiştiren (hayvan).
FAS
Başı beyaz, vücudu siyah renkli bir çeşit koyun. Baş. Malların geminin yanında teslim edilmesi ve teslimden sonra ortaya çıkacak her türlü hasar, kayıp ve giderlerin alıcının sorumluluğunda olduğu uluslararası F grubu teslim biçimlerinden biri ve buna dayalı fiyat.
DEBRİDMAN
Bir açık yarada bulunan yabancı cisimlerin, hasarlı veya enfekte dokuların, cerrahi olarak tamamen çıkarılması ve yaranın temizlenmesi.
BÜKÜLEBİLİRLİK
Bir katının hasar görmeksizin bükülebilme yeteneği.
FCA
Satıcının malların gümrük işlemlerini tamamlayarak belirlenen tarihte ve yerde ilk taşıyıcının gözetimine devrettiği anda her türlü hasar, kayıp ve giderlerin alıcının sorumluluğunda olduğu uluslararası F grubu teslim biçimlerinden biri ve buna dayalı fiyat.
GALAKTOSEMİ
Galaktozun glikoza çevrilememesi nedeniyle ortaya çıkan, tedavi edilmediği takdirde beyin hasarları, katarakt, karaciğer problemlerine neden olabilen bir metabolizma bozukluğu.
ÇEVİRME
Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.
DAYANMAK
Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.
ONARICI
Onarma işini yapan kimse. Hasar görmüş hücreleri canlı duruma getiren madde.
GLÜTATYON
Hayvan ve bitki dokularında yaygın olarak dağılan, hem indirgenmiş hem de oksitlenmiş formda bulunan, peroksitlerin ve serbest radikallerin yıkımı, zararlı bileşiklerin detoksifikasyonunda aktivite gösteren, eritrositlerde methemoglobin ve peroksitlerin redüksiyonuyla oksidatif hasarı önleyen ve aminoasitlerin hücre zarını geçişte taşınmasına katılan bir madde.
GLİOZİS
Beyin veya omurilikte herhangi travmatik, toksik, viral veya iskemik nedenlerle meydana gelmiş hasar bölgesinde, miyelini ortadan kaldırmak üzere nöroglia hücrelerinin hipertrofisi, hiperplazisi veya her ikisiyle belirgin odaklar hâlinde veya yaygın olarak görülebilen özgün olmayan hücresel reaksiyon.
FOB
Malların geminin güvertesine geçtikten sonra oluşacak her türlü hasar, kayıp ve giderlerin alıcının sorumluluğunda olduğu uluslararası F grubu teslim biçimlerinden biri ve buna dayalı fiyat.
FPA
Dış ticaret sözleşmelerinde kısmi hasarın sözleşme dışı tutulması.
KUŞATMAK
Çevresini sarmak, çevrelemek, çevirmek, abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek. Kaplamak. Bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak. Çevrelemek, çokça bulunmak.
ANESTEZİ
Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.
PLASTER
Genellikle ciltteki yara vb. hasarların dış etkenlerden korunması veya tıbbi gereçlerin cilde sabitlenmesi için kullanılan yapışkan özellikte malzeme.
AKSONOTMEZİS
Aksonlarda meydana gelen hasar nedeniyle ortaya çıkan çevresel dejenerasyon.